1. HABERLER

  2. BASIN AÇIKLAMASI

  3. Özgür-Der: Okullar Zulümle Açıldı! Zulme Sessiz Kalma!
Özgür-Der: Okullar Zulümle Açıldı! Zulme Sessiz Kalma!

Özgür-Der: Okullar Zulümle Açıldı! Zulme Sessiz Kalma!

Özgür-Der: “İslam’ın açık bir emrini yerine getirme tercihinden ötürü çocuklarımıza zulmeden işgüzarlarla hesaplaşma ahirete bırakılmamalı!”

A+A-

Özgür-Der, yeni eğitim-öğretim sezonunun başlamasıyla okullarına başörtülü gitmek isteyen öğrencilerin kimi okullarda engellenmesine tepki gösterdi. Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, yaptığı açıklamada bazı okullarda yaşanan zulme dikkat çekerek “Anlaşılan o ki, yasakçılığı adeta din bellemiş bürokratları zulümden geri durdurmak pek o kadar kolay olmayacak!” dedi.

İnancının gereğini yerine getirmek isteyen kız öğrencilerin haklarını ve onurunu hiçe sayan uygulamalara son verilmesi gerektiğini ifade eden Rıdvan Kaya, bu ayrımcılık suçunu işleyenlerden derhal hesap sorulması gerektiğini söyledi.

Özgür-Der Genel Merkezi’nden yapılan açıklama:

OKULLAR ZULÜMLE AÇILDI!

20 Eylül 2011

Dün başlayan 2011-2012 eğitim yılı bazı okullarda yine okul yöneticilerinin işgüzarlıklarına sahne oldu. Pek çok okulda okula başörtüleriyle devam etmek isteyen kız öğrenciler yine okul müdürlerinin çeşitli düzeylerde baskılarıyla, kimi yerlerde ise öğretmenlerin aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarıyla yüz yüze geldiler. Hatta Osmaniye ilindeki Yavuz Selim İlköğretim Okulu’nda yaşandığı üzere baskıcı tutumlarını tam bir hukuksuzluğa dönüştürerek öğrencileri okula sokmayan müdürlerle de karşılaşıldı. Okul içinde başörtüleri zorla çıkartılarak derse girmesi istenen öğrencilerin velilerinden edinilen bilgiye göre, Yavuz Selim İlköğretim Okulu Müdürü Adil Çimen, Sedat Uçar ve Nusret Katar adlı velilerin tutanak tutulması taleplerini de geri çevirdi.

Oysa dün ders yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in okul yöneticilerine uyarı mahiyetindeki sözleri medyada yer almıştı. Bu açıklamasında Sayın Dinçer “Öğrencinin saçı ile kıyafeti ile değil, kişisel ve zihinsel gelişimi ile ilgilenelim” sözleriyle özgürlükçü bir tutum takınılması gerektiği mesajını vermişti. Nitekim geçtiğimiz hafta yayımlanarak yürürlüğe giren MEB’in yapısına ilişkin kanun hükmünde kararname ile okulların resmi ideolojik doktrinasyon merkezi olmaktan çıkartılmasına yönelik önemli bir adım da atılmıştı. Anlaşılan o ki, yasakçılığı adeta din bellemiş, otoriteryanizm adeta genlerine işlemiş bürokratları zulümden geri durdurmak pek o kadar kolay olmayacak!

Çocuklarımızın Hakları ve Onurları İşgüzar Okul Yöneticilerinin İnsafına Terk Edilemez!

Bu durumda yapılması gereken şey açıktır. Hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı bu sorunu ciddi biçimde gündemine almalı ve insan haklarına açık aykırılık içeren başörtüsüzlük dayatmasının yasal ve idari gerekçelerini derhal ortadan kaldırmalıdır. İnancının gereğini yerine getirmek isteyen kız öğrencilerin haklarını ve onurunu hiçe sayan uygulamalara son verilmelidir. Arkadaşlarının yanında genç kızlarımızı ve ailelerini aşağılayan, dışlayan, eğitim haklarını ihlal eden idareci ve öğretmenlerin yaptıklarının açık bir ayrımcılık suçu olduğunun altı çizilmeli ve sorumlular hakkında işlem yapılmalıdır. İslam’ın açık bir emrini yerine getirme tercihinden ötürü çocuklarımıza zulmeden işgüzarlarla hesaplaşma ahirete bırakılmamalı, zorbalıklarının hesabı kendilerinden derhal sorulmalıdır!

ÖZGÜR-DER

HABERE YORUM KAT

9 Yorum