1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. Özgür-Der Antalya: Özgürlük İstiyoruz!
Özgür-Der Antalya: Özgürlük İstiyoruz!

Özgür-Der Antalya: Özgürlük İstiyoruz!

Özgür-Der Antalya Temsilciliği tarafından Antalya Kapalı yolda gerçekleştirilen basın açıklamasında Mısır ve Tunus’da yaşanan olaylara, ALES'te kılık kıyafetle ilgili yeni düzenlemeye karşı Danıştay’ın kararına değinildi.

A+A-

Özgür- Der Antalya Temsilciliği üyeleri Mısır'da yaşanan ayaklanmaya destek verdi, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'i protesto etti.

Özgür-Der üyeleri, Mısır'da başlayan ve devam eden gösterilere destek vermek amacıyla Kışlahan Meydanı'nda gösteri düzenledi. "Yaşasın Mısır intifadası, kahrolsun Mübarek diktası" yazılı pankart açan grup, "Mübarek rejimine hayır, zulme karşı direniş, herkes için adalet, zalimler korkun intifada büyüyor" dövizleri taşıdı.

Özgür-Der Antalya Temsilciliği adına açıklama yapan Büşra Doğmuş, Mısır halkının direnişine destek verdiklerini belirterek, "Tunus ile başlayan ardından Mısır ile gelişen ve toplu halk ayaklanmasına dönüşen özgürlük hareketleri, ezilen halkların umudu oldu. Direnişleri sadece kendi diktatörlerini devirmeyi hedeflemedi. Direniş ateşi, halkını baskı ve zulüm altında yöneten diktatörlere karşı hızla yayılmaktadır. Bu halk ayaklanmaları bütün insanlığa musallat olan zalim sistemleri sarstı. Kendilerini kutluyoruz ve yürekten destek veriyoruz" diye konuştu.

Basın açıklamasının tam metni:

Hak ve Özgürlükler konusunda yanımızda yer alarak, desteklerini esirgemeyen sevgili dostlarımız. Antalya Özgür-Der adına hepinize hoş geldiniz diyor, selamlarımızı sunuyoruz.

Tunus ile başlayan, ardından Mısır ile gelişen ve toplu halk ayaklanmasına dönüşen özgürlük hareketleri, ezilen halkların umudu oldular. Direnişleri sadece kendi diktatörlerini devirmeyi hedeflemedi. Direniş ateşi, halkını baskı ve zulüm altında yöneten diktatörlere karşı hızla yayılmaktadır. Bu halk ayaklanmaları Bütün insanlığa musallat olan zalim sistemleri sarstı. Kendilerini yürekten kutluyoruz.

Bizim de kalbimiz özgürlüğe susamış tüm kalplerle birlikte Tahrir meydanında atıyor. Mısır'daki kardeşlerimizin diktatör Mübarek'e karşı hak ve özgürlük mücadelelerini gönülden destekliyoruz.

Amerika ve İsrail destekli Mısır yönetimi iktidarını sürdürmekte ısrarlı görünse de halkın ısrarı karşısında dayanması mümkün değildir. Mübarek, ülkesinde yaptığı adaletsizliklerin, İsrail'in bombaları altında inleyen Filistinlilere karşı kapattığı kapıların hesabını çok yakında verecektir. Mübarek artık köşeye sıkışmıştır.

Dünya emperyalistleri Irak'ta insan hakları ve demokrasi adına Saddam'ı idam ederlerken acaba Mübarek için nasıl bir ceza düşünüyorlar? Sadece yeni seçimlerde aday olmamakla bütün yaptıklarının hesabı verilmiş mi olacak? Mazlum halkların emperyalistlerden hiçbir beklentisi olamaz. Tüm zalimlerin hesabını mazlum halklar görecektir. Mübarek bağımsız mahkemelerde yargılanmalıdır!

Kapitalizmin, dayatmacı ideolojik tutumların mahkûmiyetindeki halklar için Tunus ve Mısır halkının ayağa kalkışı muhteşem bir örnekliktir. Bu örneklik, hiç kuşku duyulmasın ki bir levha olarak bütün ezilen halkların duvarlarında, kalplerinde asılı kalacak ve ısrarla takip edilecektir.

Tunus'ta sokakta dahi başörtüsünü yasaklayan, halkı esaret altında tutan zalimler, halkın yükselen öfkesi karşısında duramayarak başka ülkelere kaçmışlardır. Mısır'da da er geç aynı akıbet gerçekleşecektir. Şu bir kez daha görülmüştür ki, hiçbir güç halkın öfkesi, isyanı karşısında tutunamaz.

Türk yargısı ile orta doğunun despot yönetimleri arasındaki ruh ikizliği bizleri artık şaşırtmıyor. Yaşadığımız ülkede yargı oligarşik despotizmin hizmetinde oldu. Türk yargı sistemi verdiği karalarla her zaman özgürlüklerin karşısında yer aldı ve orta doğunun zalim ilham kaynağı oldu.

ALES'te kılık kıyafetle ilgili yeni düzenlemeye karşı faşist zihniyet sahiplerince açılan yürütmeyi durdurma davasında Danıştay yine hukuk dışı, örneklerine ancak yıkılmaya yüz tutmuş totaliter rejimlerde rastlanılan cinsten bir karar verdi.

Danıştay'ın vermiş olduğu karar, 28 Şubat'tan günümüze insanların hakkını gasp eden zulüm mantığının yaşatılmak istendiğini gösteriyor, Müslümanlar olarak bize hayatı dar etmeye çalışan bu ahlaksız yasağı devam ettirmeye çalışanlara açıkça sesleniyoruz: Bu kararı tanımıyoruz!

Oligarşik yargının son hedefi, yetkilerini özgürlükler ve eşitlik için kullanan yök başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan. Bu ülkede bir YÖK başkanına İlk kez soruşturma açılıyor. "Bütün öğrencilerimizin eşit şekilde eğitim almasını sağlamak suç ise ben bu suçu kabul ediyorum" diyen YÖK başkanı sayın Ziya Özcan'a özgürlükler ve hukukun yanında yer almasından dolayı takdir ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Yargı, yasakların kalkmasından ve özgürlük alanının genişlemesinden duyduğu rahatsızlığı bu dava ile açıkça ortaya koydu. Sırf bu dava bile, yargı sisteminin ne kadar çürümüş olduğunu ortaya koyuyor. Türk yargı sistemini dünyaya Bin Ali ve Mübarek gibi işbirlikçi despotların gözlüğünden bakıyor. Ama artık karşılarında hakkına sahip çıkan direnen halkları bulacaklar.

Kendine Kemalist devrimleri örnek alan Tunus diktası da başörtüsünü kamusal alanda ve hatta sokaklarda yasaklamış, bugün Türkiye'de Danıştay'ın temsilciliğini yaptığı İslam düşmanlığında sınırları zorlamıştı. Bin Ali'nin Kemalist yönetimi şükürler olsun ki çöktü! Türkiyeli zorbalar da bilsin ki adaletin geldiği gün Bin Ali gibi kaçacak delik bulamayacaklar, Kemalistler bilsin ki halkın nefretini kazanmanın bedelini ödeyecekler. Allah'ın ayetlerine savaş açanlar bilsin ki yaptıkları bu dünyada ve ahirette cezasız kalmayacak. Danıştay bilsin ki insanlarla alay eden gerekçelerinin ve hukuksuzluklarının hesabını vereceği günler yakındır! Bugün olduğu gibi bundan sonra da başörtümüzle yasakçı diktaların ve cübbeli zorbaların karşısına çıkacak, İslami kimliğimizin nişanesi olan başörtümüzle baskıcı ulus-devlet politikalarına olduğu gibi küresel kapitalizme ve dayatmalarına da karşı çıkacağız! Allah kendisinin rızasını kazanmak için çaba gösterenlerin yar ve yardımcısıdır!

<:o:p>

HABERE YORUM KAT

8 Yorum