1. HABERLER

  2. HABER

  3. MEDYA

  4. Başbuğ'un Konuşması ve Medya
Başbuğun Konuşması ve Medya

Başbuğ'un Konuşması ve Medya

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un 'Eylem Planı Belgesi' hakkındaki basın toplantısı ulusal basının bugünkü gazete sayfalarında sürmanşetten verildi.

27 Haziran 2009 Cumartesi 23:18A+A-

İlker Başbuğ'un basın toplantısında dillendirdiği "asimetrik savaş"ın gönüllü sözcüleri konumundaki bazı medya kesimleri de attıkları manşetlerle Başbuğ'a derin desteklerini iletmekten geri kalmadılar. Malum çevreler basın toplantısında hükümete karşı birkaç laf alabilmek için adeta provokatif sorular sorarak bugün atacakları sansasyonel manşetleri zihinlerinde kurguladılar. Başbuğ'un ağzından "muhtıra tadında" cümleler kotarmak için aslında o kadar da çırpınmaya gerek yoktu çünkü Başbuğ, yine içinde bulunduğu kurumun bildik üslubuyla konuştu; ama apoletli medya açısından durum içler acısı mahiyette.

Malum apoletli medya kesimlerinin bazı gazetelerinin bugünkü manşetlerine dikkat çekerek ilginize sunalım istedik. Hükümete karşıtlık kompleksinin Milli gazeteyi de bu zevatla paralel manşetler atmaya sürüklemiş olması özellikle dikkat çekici...

 

Cumhuriyet: Militarist Cumhuriyetin Gönüllü Propagandalığına Devam!

 

Cumhuriyet gazetesi Başbuğ'un her yönüyle askeri vesayet kokan konuşmasını "TSK'dan elinizi çekin" manşetiyle desteklemiş. Bunun da ötesine geçen mezkur gazete "Asimetrik Savaş" ve "fitne fesat oluşturmaya çalışan yapı" cümlelerini manşet üstü puntolarla vererek militarizmin gönüllü propagandasına soyunmayı ve Başbuğ'un sözlerini siyasete ve topluma şerh etmeyi de ihmal etmemiş.

 

 

 

Kartelin Amiral Gemisi Hürriyet'ten Kendine Yakışır Bir Manşet!

 

Doğan Holding'in amiral gemisi Hürriyet gazetesi her zaman uygulaya geldiği mavi zemin üzerine beyaz yazı puntolarıyla manşetlerini çıkarmaya bu kutsal günde ara verirken kırmızı zemin üzerine tercih ettiği beyaz yazılarla ulusal seferberlik ilan etmiş! Malum kesim de kırmızı zemin üzerine büyük puntolarla "Kâğıt parçalarının hesabı sorulsun!" manşetini döşemiş. Ne denebilir, tersini düşünmek mümkün mü ki? Bu ülkede sistem sahipleri tarafından özel bir yeri olduğu bilinen Hürriyet gazetesinin emir komuta zincirinden bağımsız hareket edip Başbuğ'u adeta ayakta alkışlayan bir manşetle çıkmasını beklememek hiç olacak şey mi?!

 

Milliyet: Askeri Vesayete Tam Tekmil Selama Devam!

 

Yine Doğan Holding'in ortanca gazetesi Milliyet de icazetli karakterini bir kez daha ifşa ederek "Örgütlü asimetrik harekât" manşetiyle askeri vesayetin arkasında durmuş. 28 Şubat sürecinde TSK ve brifinglendirilmiş medya mensuplarının çok iyi bildikleri "asimetrik savaş", "psikolojik harp" taktiklerini sayfalarından eksik etmeyen bu gazete de, bugünkü manşeti ve altına döşediği yorumlarla tam tekmil selama durmuş.

 

 

 

Taraf: "Dokunulmaz" Olana Dokunmaya Devam!

 

Yine cesur manşetlerinden birisine imza atan Taraf gazetesi "Geçti o günler cancağızım" manşetiyle Başbuğ'un bildik üslubuna ve tehditlerine karşı dikkat çekerek "kimse dokunulmaz değil" mesajını vermiş.

Manşet altından "Genelkurmay Başkanı, 35 generali toplayıp sivil yargıya emir vermeye kalktı: Belge doğru mu yanlış mı açıklığa kavuşturulmasını istemiyoruz" ifadesi kullanan gazete, Başbuğ'un ve etrafındaki omuzu kalabalıkların verdikleri bu görüntünün bile bir gözdağı olduğuna dikkat çekerek aslında bu fotoğraf karesinin bile tek başına askeri bürokrasinin yargıyı dolaylı olarak yönlendirmeye matuf olduğu mesajını işlemiş. 

 

Vatan: Militarizme Gönüllü Danışmanlık Kepazeliği!

 

Vatan gazetesi önceki gün hükümetin gece 01:30'da çıkardığı askerlerin sivil mahkemede yargılanmasına olanak sağlayan yasayı manşete taşıyarak "Albay'ı yargılamak için gece yarısı özel yasa çıktı" ifadesiyle meclisi ve hükümeti inceden eleştirme yoluna gitmiş.

Haberin içeriğinde aşağıya iktibas ettiğimiz yorumlarla Vatan gazetesi Hükümet'in bu yasa tasarısının hiç de iyi niyete dayanmadığı zımnen ifade edilerek zinde güçlere adeta jurnalleme yoluna gidilmiş:

"Değişiklik küçük, hedef büyük... İkinci önemli değişiklik ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/3. maddesinde yapılan değişiklik oldu. Buna göre bu maddedeki 'Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim hâli dahil askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır' cümlesindeki 'hâli dahil' ifadesi yerine 'halinde' ifadesi konuldu. Yani görünüşte birkaç harflik bir değişiklik yapıldı. Ancak bu küçük görünen değişikliğin kapsamı, önergenin gerekçesinde şöyle açıklandı: 'Asker kişilerin barış zamanında, 250. madde uyarınca kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri hâlinde, bu mahkemeler tarafından yargılanması amacıyla bu değişiklik önergesi verilmiştir. Buna karşılık, savaş ve sıkıyönetim hâlinde işlenen suçlarda ise askerî mahkemelerin yargı yetkisi korunmaktadır.'" 

 

Milli Gazete: Körelten AK-Parti Karşıtlığı!

 

Ve gelelim Milli Gazetenin konuyla ilgili attığı çarpıcı manşetine. Başbuğ'un tüm tehditkâr bir üslupla toplumu hizaya getirme ve yargıyı yönlendirme çabasına tek bir cümleyle dahi olsa değinme gereğini duymayan Milli Gazete bula bula Başbuğ'un "Darbecileri barındırmayız" cümlesini manşete dönüştürmeye değer görmüş! Temelsiz bir söz olduğu düzenin darbeci tarihi ve bugünkü pratiğinden belli olan Başbuğ'un bu ifadesini okuyucularının gözüne sokmakla bu gazete acaba bizi askeri vesayet rejimine güven tazelemeye mi çağırıyor? AK-Parti karşıtlığı adına darbecilere bile net bir tavır alamayan Milli Gazete kamuoyunun iki haftadır bu belgeyle yatıp bu belgeyle kalktığı bir vasatta konuyla ilgili gelişmeleri küçük puntolarla verme gayreti de dikkatten kaçmamaktadır.

Niyazi Karaçay / HaksözHaber