
Bitlis'te ‘Kur’an ve İnşa Süreci’ Paneli
Bitlis Hür Akademya Derneğinin Düzenlediği ‘Kur’an’ın İlk Muhataplarının İnşa Süreci’ konulu panel Bitlis Kültür Merkezinde yapıldı. Panele Mehmet Pamak ve Hamza Türkmen katıldı.
Kur'an-ı Kerim ve Mealinin okunması ardından, M. Sani Özdemir'in oturum başkanlığı yaptığı panelde, ilk sözü Mehmet Pamak aldı.
Mehmet Pamak'ın konuşma özeti:
Pamak, hiç kimsenin kimseye baskı ve zulüm yapma hakkının olmadığını belirterek konuşmasına başladı. Allah, insanı başı boş yaratmadı. İnsanın vahiyle bütünleşmesi için peygamberler ve kitapları gönderdi. Günümüze kadar vahyi mesajın devam ettiğini ve devam edeceğini belirtti. Son peygamberin, son vahyin geldiğini bundan sonra insanlara uyarcının ve vahyin gönderilmeyeceğini belirtti. İlk Kur'an neslinin inşasında fıtratın vahiyle eğitilmesi yöntemi kullanıldı. Bu yöntemle ilk nesil, cahiliye inancından tevhid inancına geçti. Peygamberin yetiştirdiği ilk Kur'an nesli vahiy eğitiminden geçtikten sonra bir şahitlik örneğini göstermiştir. İlk nesil Kur'an okumak, anlamak ve yaşamak amacıyla bakıyorlardı. Allah a gereği gibi kulluk yapmanın bilincini taşımak ilk Kur'an neslinin özelliğidir. Bu nesil yapamadığı şeyi söylemez, tevhidin ilk örnekleri olmak için, örnek bir şahsiyet olmak için, Dar'ul Erkam'dan aldıkları ayetleri hayatta gösterirlerdi. İlk neslin hak ve batılı çok iyi bildiklerini, Hakkı seçenlerin batıldan hızla uzaklaştıklarını, Hak ve batılın bir araya hiçbir zaman gelemeyeceğini çok iyi biliyorlardı.
Tağutun inkarı da ilk neslin özelliğidir. Cahiliyeden uzaklaşan ilk nesil tağuta itaatın olmayacağını, sadece Allah a mutlak itaat olacağını biliyordu. İlk nesil dünyaya olan bağlarını azaltıp, ahirete olan bağlarını güçlendirirlerdi. Kendilerine yapılan zenginlik ve iktidar tekliflerini red ederlerdi. Pamak, tebliğ, mücadele ve sabrın ilk neslin özellikleri arasında olduğunu belirtti. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak, zulme karşı mazlumdan yana tavır almak ilk neslin benimsediği şiarlar olduğunu söyledi.Konuşmasını şu başlıkları tavsiye ederek bitirdi.
1. İçe dönük vahiyle eğitilmek.
2. Dışa dönük bir mücadele sergilemek( vahyi yaymak, cihat etmek, şahit olmak)
3. Şirke karşı durmak mazluma yardım etmek
4. Adaleti ayakta tutmak
5. Kur'an toplumu örneğini oluşturmak.
Hamza Türkmen'in konuşma özeti:
Türkmen, panelin konusunun çok önemli olduğunu, çünkü yaşadığımız çağda ilk neslin Kur'anı anladığı gibi yaşayan bir toplumun olmadığını belirterek içinde bulunduğumuz toplumun cahili toplum olduğunu belirtti. Türkmen, konuşmasında Seyyid Kutub'un 'Yoldaki İşaretler' kitabında ilk neslin tekrar inşasının nasıl olacağını yazdığını belirtti.
Türkmen, dünyada ve Türkiye de toplumlara üst kimlik ve alt kimlik dayatması olduğunu, İslami kimliğin bilinçli bir şekilde küresel emperyalistler tarafından bilinçli bir şekilde yok edilmeye çalışıldığını belirtti. Hz. Peygamber dönemi cahili anlayışı ile çağdaş cahili anlayış arasında bir mukayese yaparak aslında bu cahili anlayışlar arasında hiçbir farklılığın olmadığını örneklerle detaylı bir şekilde anlattı.
Türkmen, öncelikle Kur'an'ın ilk muhataplarına hitap ederken toplumun dini, ekonomik, siyasi, kültürel yapısını ortaya koyarak, Kur'an'ın nasıl bir toplumu muhatap aldığını izah etti.
Hâkim zihniyetlerin çocuklarımızı daha küçücük yaşlarda elimizden alarak kendi ideolojileri doğrultusunda eğitmeye çalıştıklarını, ancak böyle bir haklarının olmadığını vurguladı. Çocuklarımıza fen bilimlerinin matematiğin geometrinin vb. ilimlerin öğretilebileceğini ancak ideolojik bir dayatmanın olamayacağını söyledi.
Türkmen, daha sonra Kur'an'a bakış tarzımızın şimdi nasıl olması gerektiği üzerinde durdu. Bir kere çok uyanık olunması gerektiğini ve kelimelerden hareketle yapılacak olan dejenerasyonun önüne geçilmesi; Kur'ani kavramların yerli yerinde kullanılması, asli manasından koparılmaması ve bu çalışmaların önüne geçilmesi gerektiğini, millet kelimesinin uğradığı tahrifattan hareketle dile getirdi.
Tevhidi uyanışın mevzubahis olduğu 70 li yıllardan bu yana birçok sıkıntıların yaşandığını ve bu sıkıntıların üretilmiş bir kültür anlayışıyla değil, iletilmiş bir vahiy anlayışıyla ancak çözülebileceğini vurguladı. Islah anlayışını tekrar hâkim olması gerektiğini, zira ıslahın köhnemiş yaşantıdan kopup gerçek dine yapışma ve bu dini yaşama aşamasına gelmek olduğunu vurguladı. Türkmen, Kur'an'dan kopuk bir hayat yaşamanın ümmetin parçalanmasına ve darmadağın olmasına sebebiyet verdiğini ancak özlenen İslam toplumuna yeniden kavuşmak için ittikadda, ekonomide, sosyolojik ve ailevi yapıda yeniden Kur'an'ın inşa ettiği ilk nesil gibi öbeklerin tekrar oluşturulması gerektiğini belirterek konuşmasını bitirdi.




