Çorum'da Mısır'daki Katliam Protesto Edildi

14.08.2013 20:05
Çorumda Mısırdaki Katliam Protesto Edildi
Çorum Mısır Müslümanlarıyla Dayanışma Platformu Mısırda Yaşanan Katliamı Protesto Etti.

Bu gün 17.30’da Çorum hürriyet meydanında Çorum Mısır Müslümanlarıyla Dayanışma Platformu tarafından Mısırdaki katliam protesto edildi. Çorum İHH, Özgür-Der Çorum Şb., İlke-Der ve Eğitim Bir Sen Çorum Şb. Tarafından oluşturulan platform kurucusu dernekler tarafından birer konuşma yapıldı.

Çok sayıda vatandaşın destek verdiği basın açıklamasına İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu Gençlik Derneği, Ensar Vakfı, Memur Sen, Öğ-Der, Gül-Der ve İmam Hatip Platformu destek verdi.

Çorum Mısır Müslümanlarıyla Dayanışma Platformu olarak basın açıklamasının ilk konuşmasını

Özgür-Der adına Murat İslam yaptı.

İkinci olarak İlke-Der adına Cemal Ak bir konuşma yaptı.

Son olarak Çorum İHH adına Selim Özkabakçı bir konuşma yaptı.

Basın açıklamasında Tekbirler getirildi “Laik Cunta Siyonizm’e Kukla, Defaol Sisi seninleyiz Mursi, Mursiye İhvana Direnişe Bin Selam, Üzülme Gevşeme Allah Bizimle, İslami Hareket Engellenemez, Lebbeyk Lebbeyk Lebbeyke Ya Allah, Müslüman Zulme Boyun Eğmez, Suriyeden Mısıra Direnişe Bin Selam, yaşasın Ümmet Dayanışması, sloganlar atıldı.

Açıklamanın sonunda Yasir Bayram Arabca “ Yalla İrhal Ya Sisi” Defol Git Ey Sisi ve Türkçe olarak kurşun gazelini seslendirdi. Daha sonra program sona erdi.

corum-20130814-1.jpg

corum-20130814-2.jpg

corum-20130814-3.jpg

corum-20130814-4.jpg

corum-20130814-5.jpg

corum-20130814-6.jpg

corum-20130814-7.jpg

corum-20130814-8.jpg

Fotoğraflar: Can Eser

Özgür-Der Çorum Ş.B. Adına Murat İslam’ın yaptığı konuşma tam metin:

Bizler burada namazımız, orucumuz gibi bir ibadet saydığımız vahye şahitliğin gereği olarak zalime karşı mazlumun yanında olduğumuzu haykırmak için toplandık.

İşbirlikçi yönetimler kendi halklarına namlu doğrultmaya ve ellerine masumların kan ve gözyaşını akıtmaya devam ediyorlar.

Hiçbir kutsalları yok zalimlerin, ne Ramazan, ne bayram dinlediler!

Bugün ABD, Batı destekli Mısır Cuntası yeni bir katliama daha imza attı.

Bir ayı aşkındır seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi görevinden uzaklaştıran darbeye karşı direnen ve göreve iadesini talep eden onurlu Mısır halkı yeni bir katliamla karşı karşıya.

Nobel ödüllü Baradey ve Darbeci Sisi ekibi keskin nişancılar eşliğinde asker, polis ve tanklarla Nahda ve Adeviye meydanlarını boşaltmaya çalışıyor.

Ve bunu yaparken rastgele ateş ediyor ve çadırları ateşe veriyor. Nahda Meydanından diri diri yanmış cesetlerin görüntüleri müdahalenin vahşetini gözler önüne sermekte.

Son bilgilere göre 50’si çocuk olmak üzere şehitlerin sayısının 300’ü geçtiği, yaralılar ise 2200’ü kişiyi aştığı bildirilmektedir.

Ve Adeviyye ve Nahda’daki çadırları yakan Mısır ordusu ve güvenlik güçleri yaktıkları çadırlara silah bırakarak darbe karşıtlarına karşı dezenformasyon yapmaya çalışmaktadır.

Sadece orduya ve Esed rejimine yakın televizyon kanallarının yayın yaptığı ve diğer basın kuruluşunun girmesine izin verilmeyen meydanlarda mühimmat ve silahların ele geçirildiğine dair bilgiler verilerek propaganda amaçlı yayın yapılmaktadır.

Öte yandan Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi'nin liderliğini yaptığı Müslüman Kardeşler'e (İhvan) mensup 200 kişinin gözaltına alındığı haberleri de basında yer almakta.

Mısır cuntası ve atadığı hükümet sergilediği katliamlarla Esed rejimini aratmamaktadır.

Bu anlamda kendi halkına kurşun sıkan bir yönetim hiçbir şekilde meşru değildir.

Ne acıdır ki bunca katliamı dünya boş gözlerle izlemektedir.

Sözde birleşmiş milletler birleşerek bir kınama bile yayınlayamıyorlar

Ay zamana bunca saldırı ve katliamlara rağmen dünya medyası kan gölüne dönen meydanları görmemeye devam ediyor.

Oysa Gezi parkı olaylarında canlı yayın yapan CNN, BBC vd. medya kuruluşları yaşananları görmezden geliyor.

Batının Arap Baharı olarak isimlendirdiği bizlerin İntifada dediğimiz Orta Doğu Halkları insanlık onuru ve özgürlük adına ayağa kalktılar.

Ancak; işbirlikçi diktatörler ve darbecilerin yerine İslami hareketlere ait partilerin iş başına gelmesi Batıyı ve Körfez ülkelerini tedirgin etti.

Ve gerek Suriye’de, gerekse de Mısır’da yaşananlara batının sessiz kalmasının sebebi işte budur.

Batıya göre ister diktatör olsun, ister darbesi çıkarlarına kim hizmet ediyorsa ona destelemekte bahis görmüyorlar.

Hiç şüphesiz Orta Doğunun ekonomik, sosyal ve nüfus olarak en önemli ülkeleri arasında Türkiye, İran ve Mısır yer almaktadır.

Bu üç ülkenin birlikte hareket edebilme becerisi sorunların çözümünde önemli bir yer tutar.

Ancak; İran’ın Rusya ile beraber sergilediği Suriye politikası İslam dünyasında büyük bir hayal kırıklığına sebep olmuştur.

Bu anlamda halen Suriye’de mücadelede eden direnişçiler sadece Esed rejimi ile değil İran ve Rusya’nın yanı sıra Hizbullah militanları ile çarpışmaktadır.

Ümmet bilincinden uzak ulus devletlere sahip yönetimler Reel politik çıkarlarını İslam kardeşliğine tercih etmektedirler.

Mısır’da Mursi’nin seçilmesinin akabinde ilk icraatı kendi halkına zulüm eden ve yüz binlerce insanın katili Esed rejimi ile ilişkileri kesmiştir.

Ardından Gazze’nin dünyaya açılan tek yol olan Refah sınır kapısını açarak İsrail’in yıllardır sürdüğü Gazze ablukasına son vermek için büyük bir adım atmıştır.

Peki, Mursi’yi darbe ile görevden uzaklaştıran Mısır cuntası ne yapmıştır?

Refah sınır kapısını kapatmış, Gazze tünellerini imha etmiş ve Suriye ile ilişkilerini yeniden başlamıştır.

Batı aslından desteklediği ancak bir türlü adını koyamadığı bu darbe ile hem Gazze’yi, hem de Suriye’de direnişi cezalandırmış ve olası ayaklanmalara karşı Orta Doğu halklarına gözdağı vermektedir.

Ve Türkiye’nin sergilediği dış politika ile tüm İslam coğrafyasında kazandığı itibarını zedelemeye ve yalnızlaştırmaya çalışmaktadır.

Aslına olup biden oldukça açıktır.

Yani “küfür tek millettir”

Demokrasi, İnsan Hakları gibi ve diğer batılı söylemlerin içinin boş olduğu bir kez daha görülmektedir.

Bugün bölgemizde yaşananlardan bir kez daha anlaşılmıştır ki ulus devletlerle birbirinden koparılan farklı etnik kimliklere sahip Müslümanlar ümmet bilinci ile hareket etmek zorundadırlar.

Bugün Mısır’da şehit olan kardeşlerimize Allah’dan rahmet diliyorum.

Onlar Ramazan ayı boyunca kavurucu sıcağa rağmen ” iftarı burada yaptık, sahuru cennete” diyerek adanmışlığın ne olduğunu ve sahip oldukları bilinci ifade etmekteydiler.

Bu anlamda Rabbimizden tüm Müslümanlara kendi yolunda mücadele etmek ve direnme bilinci ve duyarlılığı vermesini niyaz ediyorum.

 

İlke-Der Adına Cemal Ak’ın yaptığı konuşmanın tam metni:

Mısırda Katledilen Kardeşlerimizi Destekliyor Askeri Darbeyi Lanetliyoruz

Mısır’da seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin askerî darbe ile devrilmesinin ardından İslami hareketler tarafından başlatılan kitlesel gösteriler büyüyerek devam ediyor. Ancak darbeci katiller eylemleri engellemek için gerçek mermilerle saldırılara da devam ediyor. Daha önce sabah namazında kardeşlerimize saldıran katiller ardından teravih namazı vaktinde polis gücü ve Baltacı adı verilen milisleriyle saldırırken dün geceden itibaren saldırılarını yoğunlaştırması neticesinde yüzlerce kardeşimiz şehit oldu, yüzlercesi de yaralandı. Asker ve polisler Rabiatul Adeviyye meydanındaki darbe karşıtı göstericilere ateş açıp, gaz bombasıyla müdahale etti. Zorbalığa ve katliama rağmen, uluslararası kamuoyunun ahlaksız suskunluğuna rağmen başta Rabiatul Adeviyye Meydanı olmak üzere Mısır’ın tüm meydanlarında direnen Mısırlı kardeşlerimizi selamlıyoruz. Katliamı lanetlemek ve direnen kardeşlerimizle dayanışmak için bu meydan da toplanmış bulunuyoruz.

Başta Siyonist İsrail olmak üzere neredeyse istisnasız olarak uluslararası toplum denilen istikbar güçlerinin Mısır cuntasına dost kesilmeleri ibretle izlediğimiz bir durumdur.

Biz İlke-Der olarak, Çorumlu Müslümanlar olarak, Muhammed Mursinin ve Müslüman Mısır halkının yanındayız. Kahraman Mısır direnişini selamlıyoruz. Bugün Mursi’yi ve İhvan’ı yalnız bırakmak demek Mısır’ı firavunun uşaklarına teslim etmek demektir. Bugün Mursi’yi ve İhvan’ı yalnız bırakmak demek Ortadoğu intifadasını kesintiye uğratmak isteyenlere fırsat vermek demektir. Bugün Mursi’yi ve İhvan’ı yalnız bırakmak demek Şam’ı, Kudüs’ü ve Kahire’yi ABD, İsrail ve yandaşlarına teslim etmek demektir.

Rabbimiz Mısırlı kardeşlerimize yardım et. Katil darbecilere fırsat verme, Ayaklarımızı sabit kıl.

 

Çorum İHH adına Selim Özkabakçı’nın yaptığı konuşmanın tam metni:

Ey Çorumlu kardeşlerim!

Kısa bir zaman önce Mısır’ın modern firavunlarının Adeviye Meydanında 200 den fazla kişiyi katletmesi, 4 bin den fazla kişiyi yaralaması nedeni ile toplanmış ve zalimleri lanetlemiştik. Hatırlarsanız bu işin bu kadarla bitmeyeceğini, katillerin Müslüman kanına doymayacağını ve Müslümanları katledeceklerini söylemiştim.

İşte bu gün yine Mısır’ın o modern firavunu halka saldırdı. 2.200 kişiyi katletti. Bunlardan 30 tanesi El Ezher Üniversitesi Uleması… Ayrıca 10 binden fazla kişi yaralı... Bu olaylar hala devam ediyor. Silahsız Müslümanları keskin nişancılarla vuruyorlar. Tanklarla eziyorlar. Çocukları, kadınları ayakaltı ediyorlar. Namussuzluğu o kadar ileri götürdüler ki ambulansları durduruyorlar. Hastanelere yaralıları koymuyorlar. İnsanları ölüme terk ediyorlar.

Ancak şu da bir gerçek ki Mısırlı Müslüman taviz vermiyor ve geri dönmüyor. Zulüm arttıkça direniş güçleniyor. Şehadetler bereketini gösteriyor. Hareket Mısır’ın her tarafına yayılıyor. Sivil itaatsizlik artıyor. Memurlar devlet dairelerini terk ediyor. Minye ve Asyut kentleri başta olmak üzere Helvan kentinde de polisin göstericilere müdahalesi sonucunda onlarca kişinin hayatını kaybettiği, bu 3 kentte 2 binden fazla yaralı olduğu bildiriliyor.

Elbette zafer Allah’tandır!

Netice ne olursa olsun Müslüman Mısır Halkı büyük bir iş üzeredir. Bu mücadeleyi Mısır halkı kazanırsa Mısır’a yeniden İslam güneşi doğacaktır ve insanlık adalet bulacaktır. Ama firavunlar kazanırsa bu hareketin ileri gelenleri ve mısır halkı Amerika ve İsrail’in istihbaratçılarının işbirliği ile tek tek yok edilecek ve Mısır’daki Müslüman halkın belki de yarısı katledilecektir. Bu katliamı her zaman ve şimdi yaptıkları gibi demokrasi adına yapacaklardır. Hepiniz duymuşsunuzdur Amerikan bakanının Mısırda ordu demokrasiyi kurtarmaya çalışıyor sözünü.

Seçim yapılıyor, halk Mursi’yi büyük çoğunlukla seçiyor. Halkın seçtiği kişiye demokrasi adına mısır ordusu darbe yapıyor bunun adı demokrasiyi kurtarma oluyor. Biz bu masalları 1400 yıl öncesinden beri duyuyoruz.

Bir zamanlar müşrikler helvadan put yapıp acıkınca yiyorlardı. Mısır müşrikleri ile Mekke müşrikleri arasında ne fark var? Dün mısırda demokrasi putu diye bir şey yaptılar ise bugün bu putu yiyorlar. ama bu işi müşriklerin keyfine bırakmayacağız. Yediklerini burunlarından getireceğiz, biz onlardan önce bu putları yıkıp onları o tattan ve zevkten inşallah mahrum bırakacağız. Müslümanlar Allahtan başka kimseden korkmaz. Amerika da, İsrail de, İngiltere de, içi boş birer puttur. Putların kaderi yıkılmaktır. Tüm putlar yıkılmak içindir. Gün olur Musalar gelir, firavunlar gider İbrahimler gelir, putlar yıkılır.

Bir de şeytanın kâtipleri BBC gibiler var. Her şeyi tersinden göstermeye çalışıyorlar. Olayları zayıflatıp dünya kamuoyunu yanıltıyorlar. Mısır’da yapılan katliamları çatışma diye gösteriyorlar.

Mısırlı askerlerin çatışma görüntüsü versin diye Müslümanların çadırlarına bıraktıkları silahları dünya kamuoyuna fotoğraflıyorlar. Biz bu BBC gibi alçakları daha başka birçok yerden tanıyoruz.

Ey Müslümanlar!

Kanmayın bu demokrasi putçularına. Bu putçuların Afganistan da, Pakistan’da, Irak’da, Viyetnam’da, Filistin’de ve Türkiye’de neler yaptıklarını görün artık. Bunlar 1950 ler de yaptıkları demokrasi putunu 27 Mayıs 1960 da yemediler mi? Bunlar 1970 lerde yaptıkları demokrasi putunu 12 Eylül 1980 de yemediler mi? 1980 de yaptıkları demokrasi putlarını 28 Şubatta yemediler mi?  28 Şubatta yaptıkları balans ayarlı putu da gezi parkı olaylarıyla yemeye çalışmadılar mı? Ve hala bu işte çalışmıyorlar mı?

Değerli kardeşlerim!

Müslümanlar her zaman imtihan üzeredirler. Küfür bitmez zulüm bitmez, biterse imtihan biter. Ey Müslümanlar zalimler müşrikler bu kadar canla başla gayret içindeyken Müslümanın sessiz kalması hayra alamet değildir. Daha önce de söyledim, bir kere daha söylüyorum: Müslümanların gür sesi zalimleri korkutur. Öyle ise hep beraber alçakları lanetleyelim.

Lanet olsun Büyük şeytan Amerika’ya!

Lanet olsun Küçük şeytan Siyonist İsrail’e!

Lanet olsun sinsi İngiltere’ye!

Lanet olsun şeytanların köpeği Mısırın Sisi’sine!

Lanet olsun sessiz kalan devletlere!

Lanet olsun tüm şeytanlara!

Allah’ım zalimleri kahret!

Allah’ım Mazlumlara yardım et!

Allah’ım Mısır halkını koru!

Selam olsun Müslüman mısır halkına!

Selam olsun direnen şanlı mücahitlere!

Selam olsun direniş ordusunun komutanı Muhammed Mursiye

Selam olsun tüm şehitlere!

Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim