17 Mayıs 2012 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayhan’ın Öldürülmesinin Hesabı Verilmelidir!
29 Ağustos 2011 Pazartesi 14:08

Ayhan’ın Öldürülmesinin Hesabı Verilmelidir!

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi,Hakkari'de 'Canlı Kalkan'lara yapılan sert müdahalede Yıldırım Ayhan'ın hayatını kaybetmesi üzerine açıklama yaptı.

Basın Açıklamasının Tam Metni:

Hükümet, Yıldırım Ayhan’ın Öldürülmesinin Hesabını Vermelidir!

Son dönemde hızlanan operasyon ve çatışmaların durdurulması için Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) çağrısı üzerine Van, Bitlis, Muş, Ağrı, Kars, Iğdır ve Ardahan'dan yola çıkan ve aralarında milletvekilleri Aysel Tuğluk, Özdal Üçer, Hüsamettin Zenderlioğlu, Halil Aksoy, bazı BDP'li Belediye Başkanları ve DTK yöneticilerinin de olduğu ‘Canlı Kalkan’ grubuna jandarma ve polis tarafından yapılan sert müdahale sonucu yaralanan Van İl Genel Meclis Üyesi Yıldırım Ayhan yaşamını yitirmiştir.

28 Ağustos Pazar günü, yaklaşık 1500 kişilik canlı kalkan grubunun Çukurca'ya 10 kilometre uzaktaki Narlı Köyü'nden 1 kilometre uzakta sınırın sıfır noktasında bulunan Üzümlü Köyü'ne yürümek istediği; grubun kolluk tarafından engellemesi nedeniyle panzerlerin önünde oturma eylemi başlattığı; bunun üzerine BDP Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Hakkari Valisi Muammer Türker ile Çukurca Kaymakamı Levent Üstil'in gelmesini istediği; kolluğun uyarılarına karşın oturma eylemini sonlandırmayan grubun saat 13.00 sıralarında yeniden sınıra doğru yürümeye başladığı; bunun üzerine yolu kesen jandarma ve polisin müdahale ettiği; bu müdahale sırasında atılan gaz bombasının göğsüne isabet etmesi sonucu yaralanan ve helikopterle Hakkari Devlet Hastanesi'ne sevk edilen Yıldırım Ayhan’ın yolda yaşamını yitirdiği öğrenilmiştir.

Hakkari Valisi Muammer Türker, grupla Narlı Köyü'nde eylem yapmaları konusunda mutabık kalındığını ancak, sabah saatlerinde sınıra yürüyüşe geçmek konusunda ısrar ettiklerini, BDP’li Pervin Buldan ile görüşmeler yaptıklarını, ancak grubun eylemde ısrar etmesi sonucunda jandarma ve polis ekiplerinin müdahale etmek zorunda kaldığını ifade etmiştir.

Türkiye son günlerde tekrar gerilimli ve kanlı bir sürecin içine girmiştir. Çatışmaları şiddetlendiren PKK kadar soruna hala güvenlik merkezli yaklaşan devletin/hükümet de akan kandan sorumludur.

Öte yandan canlı kalkan eylemleri, mahiyet ve anlam itibariyle, sadece operasyonlara değil aynı zamanda eylemleri de engellemeye dönük olmakla birlikte, yapılan bu eylemin özellikle askerin operasyonlarını engelleme gibi tek taraflı bir eylem izlenimi vermesi, eylemin anlamını ve çağrısını nakıs bırakmaktadır. Çünkü bu kanlı süreç çift taraflı bir eylem-operasyon döngüsü şeklinde gerçekleşmektedir.

Ancak yaşanan çatışmalı sürecin eylem-operasyon sarkacında kanlı bir girdaba dönüşmesi karşısında toplumun çeşitli kesimlerinin harekete geçmesi kadar doğal ve erdemli bir şey yoktur. Kanın durması, bu ülkede yaşayan gençlerin kirli bir savaşa kurban gitmemesi için başlatılan bu tarz eylemlerin sert müdahalelerle engellenmesi; güvenlik-özgürlük dengesinde hükümetin ağırlık merkezinin güvenlik politikaları olduğunu göstermekte ve kanlı çatışma sürecinin durdurulmasına dönük çağrılara tahammülsüz olduğunu ortaya koymaktadır.

Açıkça ifade ediyoruz ki Yıldırım Ayhan’ın öldürülmesinden doğrudan doğruya kolluk ve onun bağlı olduğu bürokratik silsileyle birlikte hükümet sorumludur. Maalesef bugüne kadar bölgede bu tür trajik hadiseler karşısında hükümetin tavrı; görmezden gelmek, kolluğu ve bürokratlarını kollamak şeklinde gelişmiştir. Nitekim, bugüne dek bu bölgede ne protesto eylemlerinde öldürülen çocuk veya erişkin onlarca kişinin, ne Ceylan Önkol ve Uğur Kaymaz gibi doğrudan hedef gözeterek katledilen masum çocukların hesabı sorulmamış/verilmemiştir. Bu ise bu ölümlerin sorumlularını cesaretlendirmekte yeni cinayetlere kapı aralamaktadır.

Bugüne dek sivil halk ile örgüt mensubu ayrımı yapılmadığından yakınarak bu konuda azami hassasiyet göstereceklerini söyleyen Sayın Başbakanı maalesef bu tablo yalanlamaktadır. Üstelik bu tür sert müdahaleler ateşe körükle gitmekten başka bir anlama gelmemektedir.

Yıldırım Ayhan hadisesi artık, bahsi geçen meşum fecaat tablosunun istatistiksel bir öğesi olmamalıdır. Hükümet bu ölümlerin hesabını sormalıdır / vermelidir. Sorumluların idari ve adli soruşturması başlatılmalı ve sorumlular açığa alınarak gerekli cezalara çarptırılmalıdır.

Av. Serdar Bülent Yılmaz

Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı 

YORUMLAR ( Toplam 18 yorum)
yeşil bayraklı zaza
zalim kim olursa olsun zalimdir. benim teröristim iyidir mantığı da zulm
14 Eylül 2011 Çarşamba 22:49
bu adamın bilinçli olarak öldürülmesi zulğmdğr. devlet sivil vatandaşını asla öldürme hakkına sahip değildir. fakat bu adam devleti zalim gördüğünden dolayı pkk yı korumak amacıyla yapmıştır en azından yapmaya çalışmıştır eylemini. peki ölmeseydi sorardık kendisine devlet hadi zulüm yaptı diyelim eğer insanlığa önem veriyorsan pkk nın yaptığı zulümler için de hiçbir eylemde bulunabildin mi? bir zalime karşı çıkarsın ama diğer zalime rıza gösterirsen zulmü için işte burda 1 dk dur ve düşün. kaldıki bugüne kadar türkiye de hem pkk ya hem de kürtlere en iyi davranan iktidar da bugünkü iktidardır. barışı en çok arzulayan da bu iktidardır. haa yanlışları yok mudur kürt, zaza, laz, çerkez hakları konusunda illaki vardır ama her şeyde bir anda olmuyıor
Mıhemmed
Tüm Müslüman Kardeşlerime
05 Eylül 2011 Pazartesi 10:40
Aslında sorunumuz, mantığı bir yere bırakıp sadece duygularımızla konuşmamız ,sorunların griftleşmesine neden olmaktadır. Kürtlerin yarı feodal yapıdan uluslaşma sürecine evrimleşmesi , Türk kardeşlerimizinde 90 Yıllık Türkçülük akımları ile kemalist cendereden geçen eğitimin sonuç ve sancılarını bugün yaşamaktayız. Bizler sorunu Akp veya Bdp üzerinden tartışırsak kısır bir döngüde dolanıp durmuş olacağız. Yanlış hatırlamıyorsam Sayın Erdoğan Kürtçe eğitim ile ilgili olarak , kimse benden Kürtçe eğitim beklemesin dediğini ve meselenin uluslaşma değil bireysel haklar noktasına indirgemesi, ve aynı söylemi eski genelkurmay başkanı Başbuğ tarafından da dile getirilmesi , hükümet ile asker arasında bir parallelik olduğu gözlerden kaçmamıştır.
Şimdi gelelim tarafsız olduğunu söyleyen müslüman kardeşlerimize, ( Türk , Kürt ya da Arap ... ). kendini Pkk ve Kemalizmin dışında gören ya da en azından Pkk li veya kemalist değilim diyen müslüman kardeşlerimiz. Bu yarı feodal yapıdan Uluslaşma sürecine evrilen Kürt kardeşlerimizin durumu ile ilgili olarak siz ne düşünüyorsunuz ? Alternatifleriniz nedir?
ALLAH ' ın merhameti ,bilgeliği ve güzelliği üzerinizde olsun.
rojhélat
bay harunn
03 Eylül 2011 Cumartesi 23:53
utanma noktasında takdiri vicdana bırakıyor...sizi edep ve adaba
davet ediyorum...Allah hepizimize hidayet nasip etsin...
HARUNN
BAY ROJHELAT
03 Eylül 2011 Cumartesi 19:39
sorduğumuz zaman marksist leninist değiliz diyorsunuz. ama marksist katil örgütünü savunmaya gelince canınızı siper ediyorsunuz. "canlı kalkan" bile olup can veriyorsunuz. bay rohelat gibiler pkk nın can alma ocak söndürme eylemlerini telin ediyorsa. biz icraat görmek istiyoruz. bay rojhelat gibiler pkk nın can alma ocak söndürme eylemlerine susmaktan başka hiç bir şey yapmıyor. susmak onaylamaktır. pkk katliam yapınca sesi çıkmayanlar pkk ya yapılan operasyonlara sesini çıkaramaz. çıkarırsa samimi değil demektir. ancak ben her zman zulmü devlet de yapsa karşı çıktım. çünkü müslümanlık bunu gerektirir. Türk Millyiyetçisi olmayan. jiteme karşıdır. köy yakmaya karşıdır. faili meçule karşıdır. siz de Kürt Milliyetçisi değilseniz. Silvanda "gerilla"dediğin pkknın yaktığı, içlerinde Kürt gençlerinin de bulunduğu anakuzularına sahip çıkarsın. "gerilla" dediğin katiller için canlı kalkan olmaya gidenleri savunmazsın bay rojhelat. devlet konusuna gelince. devlet ak parti ile beraber değişiyor. ak parti faili meçhullerin hesabını sormaya çalışıyor. köstek olacağına destek ol bay rojhelat. tabi Kürt milliyetçisi değilsen. karşımızda bir mantık var o mantığa göre. pkk safhında bulunanlar bize diyor ki: "biz istediğimiz zaman asker de öldürürüz polisde. istersek yüksekovada sivil iki tane uzman çavuşu eşlerinin önünde öldürürüz. istersek marksist leninist bdpliler milletvekili olamıyor diye gideriz istanbul birbirine katarız pttye molotof atarız. iett otobüslerine molotof atarız yakarız yıkarız. siz sesinizi çıkaramazsınız pkk 1 ayda 50 ye yakın asker polis öldürür susarak onaylarız. devlet pkk ya, yaptığını katliamın hesabını sormaya kalkar da operasyon düzenlerse ortalığı birbirine katarız. katiller ölmesin diye canlı kalkan oluruz. ocaklarını söndürdüklerimizden de yaptıklarımız için saygı hatta teşekkür bekleriz. siz kimsiniz yaa nasıl bu kadar aymaz utanmaz olabiliyorsunuz. bir de bunu islami görebiliyorsunuz. nerden geliyor bu kadar şımarıklık...
rojhélat
bay harunn
01 Eylül 2011 Perşembe 09:48
öncelikle seviyeli bir dil kullanalım lütfen...biz şu hükümet bu hükümet tartışması yapmıyoruz...elbette bu hükümetin oluşturduğu göreceli rahat ortamı inkar edemeyiz..fakat müslümanca bir duruş ve tavır geliştirmek zorundayız...elbette pkk nin yaptığı bu eylemleri telin ediyoruz...fakat statükonun oluşturduğu zihni uyuşukluğa ve milli reflekslere karşı bir söylemi olmalı islami camianın ...haşa biz hiç bir zaman leninist ve marksist bir din(!) söylemi içinde olmadık...ama sizler sürekli milli-muhafazakar-devletçi-uluemrci söylemin dışına çıkanları tekfir etmekte (ya da komünistlik,marksistlikle suçlamakla) mahirsiniz...eğer bir halkın dil talebi varsa talepler karşılanmak zorundadır....eğer halk özerklik istiyorsa bunun islama ters düşen tarafı nedir...bakın ben şahsen özerkliğe karşıyım...ama eğer bunu talep eden milyonlar varsa bu özerklik ortamı sağlanmak zorundadır...tabi eğer milli kimliklerden sıyrılıp,misakı millinin ayetle sabit olmadığına iman ediyorsak!!çatışma ortamını doğuran sebepler derhal oratdan kaldırılmalıdır...aksi taktirde daha cenazasinde ağlanılacak nice asker ve gerilla olacaktır...çünkü egemen vampirler bu işin ihalesini çoktan yaptılar...biz müslümanlar bağımsız bir dil geliştirmek zorundayız...bu bağımsız dil için önce bütün cahili kimlikleri bir tarafa bırakmak zorundayız....bizim temennimiz herkesin sevdiğiyle haşrolmasıdır...!!!Allah hepimize hidayet nasip eylesin....
ŞUAYP KOYTAK
ADİL OLMAK MÜSLÜMANA FARZDIR.
01 Eylül 2011 Perşembe 00:00
Rojhelat; senin dile getirdiğin zulümlere eliyle, diliyle engel olmayan, gücü yoksa kalbinden zalimlere buğz bile etmeyen, ne insandır, ne de müslümandır.
Amma toptancılık Yok!. Senin yazdıklarınla bildirinin hiç bir alakası yok.
Zulmü TSK/TC yapınca Kötü Türkler, Zulmü PKK yapınca tıss yok. Ben hem TSK/TC'nin zulümlerine hem de PKK'nın zulümlerine lanet okuyorum. Müslümanlar arasına sokulan ırkçılık, milliyetçilik fitnesine de lanet okuyorum.
Yahudiler zulme uğradılar diye Siyonistler de zulmetme hakkı mı kazandılar. Kürt Halkı da zulme uğradı diye PKK'nın zulümlerine hak mı vereceğiz.
Allah zalimin Türk'ünü de, Kürt'ünü de, Arap'ını da, Amerikalı'sını da, kahretsin!
Allah bize ’’Vallâhi hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa cezalandırırım’’ düsturu gereğince davranmayı nasip etsin.
HARUNN
ROJHELAT
31 Ağustos 2011 Çarşamba 18:17
senin dediklerinin hiç birini bu hükümet yapmadı. kim yaptıysa ondan sor hesabını beraber soralım. ama yok size laf anlatmak taşa laf anlatmaktan farklı değil. boşuna uğraşıyoruz. şimdiye enseye kurşun sıkmaları pkk yapıyor neden karşı çıkmıyorsun. ap ayrı bir dine inandığımız konusunda haklısınn. biz marksist leninist bir çetenin peşinden gitmiyoruz. sevdiğiniz apoyla haşrolursunuz inşallah
rojhélat
bu bildiriyi eleştirenlere....
31 Ağustos 2011 Çarşamba 10:57
kürtler inkar edildiğinde,dilleri yok sayıldığında,köyleri yakılıp boşaltıldığında,gençleri diyarbekir işkencehanelerinde terbiye(!) edilmeye çalışıldığında,faili meçhuller(?) kol gezdiğinde,gündüz vakti cadde ortasında insanlar ensesinden tek kurşunla yere serildiğinde,jitemler,özel harp daireleri bu vatanın masum insanlarının hayatlarını kararttığında,dağa taşa şovence sloganlar yazıldığında,bir uzman çavuş köy heyetine sırayla dışkı yedirdiğinde,.....bilmiyorum daha sayayım mı.....cumhuriyetin ilk yılları tam bi rezalet oradan anlatayım.... yoksa milli şefi dönemini mi anlatalım...yoksa darbe dönemlerinimi hangisini anlatalım....yoksa misakı milli yimi anlatalım....eğer sizin inandığınız dinin mazlum halkalara yapılan zulmü vebu zulme neden olacak karanlık senaryolara karşı bir çift kelimesi yoksa o zaman biz apayrı dinlere iman ediyoruz demektir....Allah aşkına kurtulun bu muhafazakar devleti ebedi mübbet mantığından....özgürderi yaptığı açıklamardan dolayı tebrik ediyorum...diğer müslümanları da vicdana davet ediyorum....
ŞUAYP KOYTAK
BU BİLDİRİ / TALEP ADİL DEĞİL!.
31 Ağustos 2011 Çarşamba 09:57
Basın açıklamasında "kolluğun uyarılarına karşın oturma eylemini sonlandırmayan grubun ... yeniden sınıra doğru yürümeye başladığı; ....jandarma ve polisin müdahalesi sırasında atılan gaz bombasının göğsüne isabet etmesiyle yaralanan ve helikopterle Hakkari Devlet Hastanesi'ne sevk edilen Yıldırım Ayhan’ın yolda yaşamını yitirdiği...” deniliyor. Sadece buradan bile anlaşılan;
1) Eylemciler; Ramazan, oruç, / barış süreci dinlemeyip TSK bünyesindeki "zorunlu askerler"i katleden PKK'ya karşı yapılan operasyonu durdurmaya çalışan canlı kalkan grubu.
Silvan olayında saldırganın PKK olduğunu Serdar Bülent şöyle söylüyor. ("...Silvan saldırısıyla başlayan süreç PKK’nin imha ve meşru savunma söylemini geçersiz kılıyor.")
Yani eylemciler Saldırı pozisyonuna geçen Katliam yapan PKK'ya ceza / karşılık verilmesini önlemeye çalışıyorlar.
Bu arada "canlı kalkan eylemleri, mahiyet ve anlam itibariyle, sadece operasyonlara değil aynı zamanda eylemleri de engellemeye dönük" olduğunu iddia etmek, ancak Nuray Mert'e yakışır.
2) Ölen eylemci hedef alınarak, ateş edilerek öldürülmemiş. Gaz bombasının göğsüne isabet etmesiyle yaralanmış, olay yerinde de terk edilmemiş, "suçlu" denilen Hükümet'in helikopteri ile Devlet Hastanesine sevk edilirken ölmüş. Suçlama yapabilmek için Hukuktaki "taammüden" kavramına bir daha bakmak lazım herhalde.
3) Bu olayın benzeri hatta daha “masumu” 12 Haziran seçimleri öncesinde Hopa yaşanmıştı. Polisin çok yoğun bir şekilde kullandığı gaz bombasından pek çok kişi etkilenmiş. 54 yaşındaki emekli öğretmen Metin Lokumcu, isimli kişinin ise kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmişti.
Peki o zaman Hükümetten, Metin Lokumcu’nun öldürülmesinin hesabı neden sorulmadı. Hopa Hükümet haklı da, Diyarbakır'da mı suçlu.
Yoksa Hükümet sadece Diyarbakır'lılardan ve PKK yandaşlarının can güvenliğinden mi sorumlu.
HARUNN
FEHMİ
30 Ağustos 2011 Salı 21:24
ben sadece pkk ile ilgili haberlere yorum yapmadım. başka haberlere de yaptım. belki çoğunluk olarak pkk ile ilgili haberlere yorum yapmışımdır. onu kabul ederim. öz-gürder ve mazlum-der şunu bilmeli ki Türkiye'deki bütün müslümanların takdirini kazanmak istiyorlarsa. pkk ağzıyla konuşmasınlar. madem ben Türk Milliyetçiliği yapıyorum fehmi kardeş senin gibilerde Kürt Milliyetçiliği yapıyorsunuz. size bir örnek manisa da öldürülen pkklı şerzan kurt'u haber yapan haksöz sitesi neden Kütahya dumlupınar üniversitesinde pkklılar tarafından 9 yerinden bıçaklanan 20 yaşındaki Hasan Şimşek haber yapmaz. pkklı ateist olduğu belli olan şerzan kurt mazlum da müslüman hasan şimşek mazlum değil mi? senin giblere göre pkk sanki islam için çarpıiıyor. yöneticileri sanki şamil basayev gibi bir mücahit gördük bodrumda mücahidiniz bengiyi. pkk sanki uyuştutrucu kaçakçılığı yapmıyor. pkk sanki sadece Türkleri öldürüyor. fehmi bey pkk dan suruçta haraç vermediği için öldürülen benzin istasyonu sahibinin iki kardeşinin hesabını sordun mu? hükümet ayhan yıldırımın hasabını verecekse silvanda pkk tarafından yakılan 13 gencin hesabını kim verecek. çukurcada oruçluyken atesit komunist kafir pkklılar tarafından katledilen askerlerin hesabını kim verecek. masum canları yakanlar. ölmesin diye ölenlerin hesabını verecekmiş hükümet. bunun da hesabını islami özgür-der Müslüman Kürtlerin hakları için laik rejimle kavgaya giren hükümetten soracakmış. siz bu halle ne yapmaya çalışıyorsunuz. yolunuz yol değil. "bana arkadaşını söyle san kim olduğunu söyliyim." der bir ata sözü kitabımız kuranı kerim bir sürü ayetinde kafileri ve münafıkalrı dost edinmeyin yoksa siz de onlardan olursunuz der. ne yani kafir pkk ile dost mu olalım. fehmi ben laik rejimle dost değilim. sen neden laik komunist ateist pkk ile dost olabiliyorsun. bunun hesabını ahirtte Allah'a verebileceğini mi sanıyorsun. islami değerleri kürtçülük için kullanmazsınız. tıpkı Türkçülerin kullanamayacağı gibi. vesselam
FEHMİ
Ayıp
30 Ağustos 2011 Salı 19:44
Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz. Bir insan başka bir insan ya da insanlarca öldürülüyor. Burada sorgulaması gereken maktülün kimliği ya da siyasi görüşü değildir. Özgür-der koyduğu tavırla doğruyu yapıyor. PKK nın mermileri öldürücü de polis ya da askerin mermileri öldürücü değil mi?
Harunn'a bir çift söz: Dikkatimi çekti; ne zaman PKK dolayımında bir haber olsa arz- endam edip Türk Milliyetçiğinin temcit pilavını ortaya servis ediyorsun. hakkındır ama Özgür-der ve Mazlumder'e ettiğin laflar kabul edilemez . İnsan önce haddini bilmeli. Ayrıca yıllardan beri iki kurumu takip eden biri olarak tavırlarında en küçük bir çelişki olmadığını söyleyebilirim. Onlar vatan millet sakarya adına değil vicdan adına konuşuyorlar.
talha
tahakküm
30 Ağustos 2011 Salı 15:39
Özgürderin kürt milliyetçiliğinin tahakkümüne teslim olunması isteniyor.Etnik milliyetçiliği ret eden müslümanlar,her fırsatta kürt milliyetçiliğini ön plana çıkaran yourumları ve haberleri siteden izlemek durumunda kalıyor.Tavır takınmış olmak için tavır takınmak doğru bir yaklaşımmı?Aynı zamanda eleştiri getiren yourumcularada kafatascı yakıştırmaları doğrumu?Biraz insaf ...
El merdini
Teşekkürler özgür der
30 Ağustos 2011 Salı 10:02
Allah razi olsun.. Sağlam duruşunuzdan dolayı size minettariz.
Selman Uyan
Sayın Özgür-der yöneticileri.
30 Ağustos 2011 Salı 06:47
Belki ard niyet yoktur ama. Bu açıklama ile tam da PKK nın istediği çizgide durduğunuzun farkındamısınız ?
Erdal47
Katili korumak
30 Ağustos 2011 Salı 00:18
Pkk asker öldürürken, polis öldürürken. korucu öldürürken dağa adam kaldırırken neredeydiniz. Bügün kalkmış teröristi korumak için eylem yapıyorsunuz. Ve utanmadan sıkılmadan ölen kişinin katilinin hükümet olduğunu söylüyorlar. (..) Sivil insanları kandile canlı kalkan yapmak isteyen (...) sorumluluğu nerede. Şimdi timsah gözyaşı döküyorlar.
Huzeyd
Nasıl olsa "Dağlardan Hesap Sorulmaz" Değil mi.
29 Ağustos 2011 Pazartesi 21:01
"PKK, savaşın gerekçesi olarak operasyonları, Öcalan’ın özgürlük sorununu ve hükümetin özel ordu planlarını gösteriyor. Elbette operasyon varsa eylem, eylem varsa operasyon olur. Gel gör ki bu kez savaşı kızıştıran, savunma eylemleri değil doğrudan PKK’nin apaçık savaş tercihidir. Öcalan’ın ateşkese ve müzakereye ilişkin söylemlerinden hemen sonra Silvan saldırısıyla başlayan süreç PKK’nin imha ve meşru savunma söylemini geçersiz kılıyor." Tahlilinden sonra katillere canlı kalkan olmaya kalkışanlar adına neyin hesabını soruyorsunuz. Silvan'ın hesabını kim kimden soracak.
Selami Can
? ?
29 Ağustos 2011 Pazartesi 15:31
Evvela hayatını kaybeden BDP'li şahsın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Özgürder'in halen sürmekte olan kanlı süreci büyüteceği malum olan bu ölümlü hadiseyi gündemleştirmesi yerindedir. Yalnız beyanatta canlı kalkan hareketinin sadece operasyonlara karşı değil, PKK eylemliliğine müteveccihen de ifa edildiği söylenmiş, bunu anlamadım. Bu hareket zaten PKK'nin çağrısıyla yapılıyor. Bu durumda PKK kendi eylemini bitirmek için eylem çağrısı mı yapmış oluyor? İkinci olarak da merak ediyorum, hudutta görev yapan askerin vazifesi hudutların kanun dışı usullerle geçilmesini engellemek değil midir? Beyanattan kalabalık grubun ikazlara rağmen hududu geçmek için ısrar ettikleri anlaşıyor. Öldürmenin mazereti olmaz. Belki tutuklama, fiziken set çekme ve benzeri tedbirler alınabilir ve bu netice yaşanmayabilirdi ama askerin bu hadisede tek suçlu olarak gösterilmesi haklı bir noktayı nazar mıdır?
HARUNN
BİLDİK TABLO
29 Ağustos 2011 Pazartesi 14:39
özgür-der yine bildik tavrı sergiliyor. asker polis katledilirken ses yok. teröristler ve yandaşları ölünce. ortalığı ayağa kaldırıyor. ben de Rıdvan Kaya'nın İhsan Eliaçık Hakkında yazdığı yorumları okuyunca Özgür-der in hakkında yanıldığımı düşünmüştüm. daha önce yaptığım acımasız yorumlar için özür dileyecektim. tam da bu haber çıktı. peki özgür-der diyarbakır şubesi dünyanın en büyük uyuşturucu şebekesine karşı yapılan hava harekatını protesto edenlerden biri öldü diye böyle bir bildiri yayınlıyorsa en son şemdinli de ve daha önce katledilen müslüman fakir köylü çocuklarının öldürülmesine neden bir bildiri yayınlamaz. bu tür haberler özgür-der ve mazlum-der hakkındaki "pkk yanlısı" şüphelerimizi güçlendiriyor. böyle olunca pkkların cizre kuran kursuna yaptıkları saldırlar hakkında vb haberler hakkında yaptığınız pkk karşıtı haberlerinizin samimi olmadığını düşündürüyor. Allah aşkına marksist komunist bir cinayet şebekesini uyuşturucu tacirlerini islam adına savunmayın.
KARİKATÜR
PANO


Haksoz haksöz