28 Şubat Darbesine Tatvan'dan Protesto

27.02.2011 16:44
28 Şubat Darbesine Tatvandan Protesto
28 Şubat askeri darbesi Tatvan’da protesto edildi.

Tatvan Özgür-Der tarafından organize edilen basın açıklamasına Hak ve özgürlükler Platformu adına Tatvan Özgür Eğitim Sen, Bitlis Hür Akademya Derneği, Tatvan Eğitim Bir Sen, Tatvan İnsan Der ve Norşin Akabe Derneği destek vererek katıldı.

Platform adına Özgür Der Tatvan Şubesi Yönetim kurulu üyesi Sinan KIRANŞAL basın açıklamasını okudu. Tatvan yeni çarşı Özgürlük meydanında yapılan basın açıklamasına yoğun ilgi vardı. Basın açıklamasında ''Darbeciler halka hesap verecek, Herkes için adalet başörtüsüne özgürlük, Darbecilere ve çetecilere geçit yok, Örtüne inancına kimliğine sahip çık, Direnenler kazanacak, Darbeciler yargılansın, Yargı diktatörlüğüne hayır, Herkes için adalet ''pankartları açıldı. Basın açıklaması alkışlarla sona erdi.

 

Sinan KIRANŞAL'ın okuduğu basın açıklamasının tam metni:

28 ŞUBAT DARBESİNİ UNUTMADIK, BURADAYIZ

 Karanlığa karşı AYDINLIĞIN, zalime karşı MAZLUMUN, haksızlığa karşı ADALETİN, batıla karşı HAKKIN, zorbalıklara karşı HUKUKUN ve halka savaş açanlara karşı, halkın yanında olduğumuzu ve yapılanları unutmadığımızı belirtmek için buradayız.

28 Şubat "halka karşı açılmış bir savaştır". 28 Şubat 1997de yapılan darbe, bir ilk değildir; zalimlerin, iktidarlarını sürdürmek için, zora, sopaya başvurma geleneğinin devamıdır, zulüm zincirinin bir halkasıdır. Bu yönüyle 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin bir sonucudur.

İslam'ın ve Müslümanların hedef alınarak, topyekûn savaş çığlıklarıyla saldırıya uğradığı bu süreçte, sadece İslami kesimler değil, halkın tamamı terörize edilmiş, sindirilmiş ve ekonomik kaynakları vahşice soyulmuştur.

28 Şubat ile birlikte insan hakları ihlalleri had safhaya ulaşmış, baskılar artmış, imam hatipler kapatılmış, Kur'an Kursları engellenmiş, inançlı subaylar ordudan atılmış, inançlı memurlar fişlenerek takibata uğramış ve sürgünlere gönderilmiştir.

Halkın oyuyla seçilmiş iktidar, halka rağmen iktidardan uzaklaştırılmış, İslami dernek ve vakıf kapatılmış, mali kaynakları talan edilerek 2001 yılında Türkiye'ye, tarihinin en büyük ekonomik krizi yaşatılmış, Müslümanların inançları gereği olan başörtülerine müdahale edilmiştir.

Cuma namazı vaktinde Fatih ve Beyazıt camilerinde bombalı saldırılarla katliam yapmayı, kendi savaş uçağını düşürerek, Yunanistan ile ülkeyi savaşın eşiğine getirmeyi, 200 bin kişiyi gözaltına almayı, İlköğretim öğrencilerini bir müzede toplayıp katletmeyi planlamışlardı.

Bölgemizde oluşturulan Ergenekon, Şemdinli ve benzeri çetelerle, Mazlum Kürt halkı sindirilmeye çalışılmış, insanlar ağır işkencelere tabi tutulmuş, binlerce faili meçhul cinayetler işlenmiş, binlerce köy boşaltılmış, insanlar metropollere zorunlu olarak göç etmeye zorlanmışlardı. Bu çerçevede Bitlis vilayeti, bütün bağlı yerleşim birimleriyle toplu mezar cenneti haline getirilmiştir. Bu zihniyet Mutki özelinde yöremizi faili meçhul cinayetlerin merkezlerinden biri yapmıştır.

İnsanlar vahşice katledilerek toplu mezarlara gömülmüşlerdir. Mutki'de çıkan kemikler bunun en açık örneğidir. Bugün onlarca toplu mezar halen sırrını korumaktadır.

Cumhuriyet gazetesi bombalama, Danıştay saldırısını, Hrant Dink cinayeti, Rahip Santaro ve Malatya'daki misyonerlere karşı işlenen cinayetleri yapan, Cumhuriyet mitinglerini 28 Şubat post-modern darbe sürecini planlayan ve icra eden askeri cunta olduğu bu toplum artık bilmektedir.

28 Şubat darbe ruhu, aradan geçen 14 yıla rağmen hala etkisini sürdürmektedir.

Hukuksuz tutuklamalar ve gözaltılar halen devam etmektedir. Fırat'ın doğusundaki olaylar aydınlanmamıştır. Halen göz altında kaybolanlar hakkında ailelerine gerekli bilgiler verilmemiştir. Toplu mezarlar halen açılmamış, sorumluları belli olduğu halde cezaları verilmemiştir. Gözü yaşlı Berfo anaların gözyaşları dinmemiştir.

Başörtü yasağı tam olarak kaldırılmamış, inanç, hak ve özgürlükler kanunla güvence altına alınmamıştır.

Biz Müslümanlar olarak hiçbir kimseyi, ''Dinde zorlama yoktur'', ayetine dayanarak, Müslüman olmaya zorlamadığımız gibi, hiçbir güç de bizleri laik ve Kemalist olmaya, devlet tanrısına ve resmi ideoloji putuna itaat etmeye zorlayamaz.

İyi bilinmelidir ki, BİZLER yaşanan bütün bu olayları unutmadık ve unutmayacağız.

Bugün deşifre olmuş birkaç emekli paşanın yargılanmasıyla darbeci anlayış bitmeyecektir. Bunun için, öncelikle onu besleyen militarist zihniyetin ortadan kaldırılması gerekmektedir.

28 Şubat darbesinin hesabı sorulmadan sürecin bitirilmesi mümkün değildir. Hükümet 28 Şubat darbe sürecinin tüm aktör, kurum ve sonuçları ile hesaplaşmak ve tüm hak sahiplerinin gasp edilen haklarının iadesi için kapsamlı çalışmalar yapmalıdır.

Adalet, özgürlük ve kardeşliği tesis etmek somut adımlar atmalıdır.

İnancımızı ve kimliğimizi aşağılayan resmi tören ve yasaklara karşı tavır alınmalı, insan onuruna yaraşır bir hukuk düzenini tesis edinceye kadar mücadele edilmelidir. Devam eden zulme tepki duyan herkes, egemenlerin şeytani plan ve tuzaklarına karşı, direniş dışında, hiçbir çözümün bulunmadığını kavramak zorundadır. Bugün Tunus, Mısır, Libya halklarının direnişi bunun örneğidir.

Sonuç olarak; kendimize ve çocuklarımıza ideoloji ya da din dayatılmasına, asla rıza göstermemeliyiz. Devlet dâhil hiçbir kurum ve gücün, nasıl düşüneceğimizi, nasıl, neye ve ne kadar inanacağımızı, nasıl yaşayacağımızı, nasıl giyineceğimizi ve çocuklarımızı nasıl bir eğitime tabi tutacağımızı belirleme yetkisinin olmadığını ve böyle bir zulme asla rıza göstermeyeceğimizi en güçlü biçimde haykırıyoruz.

Burada yaşayan insanlar olarak, hangi düşüncenin mensupları olursak olalım, kendi ülkemizde özgürce ve insanca yaşamak her birimizin en temel hakkıdır. Hiç kimse ve hiçbir kurum üzerimizde efendi değildir. Birilerinin ülkenin asıl sahipleri ve bizlerin efendileri gibi davranmasına asla müsaade etmemeliyiz.

Basın açıklamamıza son verirken yeryüzündeki bütün zalimlerin kahrolmasını ve tüm yeryüzünün İslam nuruyla aydınlanmasını yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz. Ve sözlerimi Kur'an-ı Kerim'de ki şu ayetle bitiriyorum. ''Allah'a çağıran, Salih amelde bulunan ve gerçekten ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir''.(Fussilet-33)

HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU

(TATVAN ÖZGÜR DER, ÖZGÜR EĞİTİM SEN TATVAN TEMSİLCİLİĞİ, TATVAN İNSAN DER, BİTLİS HÜR AKADEMYA DERNEĞİ, NORŞİN AKABE DERNEĞİ, EĞİTİM BİR SEN TATVAN TEMSİLCİLİĞİ)

  • Yorumlar 4
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim