
Uzay aslında "yamuk" olabilir mi?
Modern bilimin "evren her yönde aynıdır" şeklindeki en temel kabulü, yeni verilerle sarsılıyor.
Bugün modern bilimin kabul ettiği "standart kozmolojik model", evrenin devasa ölçeklerde her yönden bakıldığında aynı göründüğü ve homojen bir yapıda olduğu varsayımı üzerine kurulu. Einstein'ın genel görelilik teorisinden beslenen bu simetrik bakış açısı, evrenin başlangıcını ve genişlemesini açıklayan denklemleri büyük ölçüde basitleştiriyordu. Ancak son veriler, bu basitleştirilmiş tablonun gerçekle pek de örtüşmediğini gösteren "kozmik dipol anomalisi" adında ciddi bir çatlağı ortaya çıkardı.
Bilim insanları uzun zamandır Büyük Patlama’dan kalan "kozmik mikrodalga arka plan ışınımı" adı verilen kalıntıları inceliyor. Gökyüzünün bir tarafının diğerinden biraz daha sıcak olması gibi küçük sapmalar aslında beklenen bir durumdu. Ancak sorun şu ki; uzak galaksilerin ve kuasarların dağılımı incelendiğinde, bu ışınımla uyumlu olması gereken madde dağılımı teoriden tamamen sapıyor. Yapılan testler, evrenin madde yapısının bu en temel simetri sınavında sınıfta kaldığını gösteriyor.
Bu anomali, sadece küçük bir veri hatası değil; evrenin temel mimarisini açıklayan Lambda-CDM modeline ve dolayısıyla uzay-zaman anlayışımıza karşı atılmış en büyük meydan okumalardan biri olarak görülüyor. Astronomi dünyası şimdiye kadar bu sorunu görmezden gelmeyi tercih etmiş olsa da, yeni nesil teleskoplar ve yapay zeka destekli analizlerden gelecek veri akışı artık bu sessizliği bozmak üzere. Eğer evren gerçekten bir tarafa daha meyilliyse, fizik dünyasında her şeye sıfırdan başlamamız gereken yeni bir dönemin eşiğindeyiz demektir.




HABERE YORUM KAT