
Travma, sorumluluklarımız ve çözüm önerileri
Benim kızımda aynı okulda eğitim görüyordu. Yavrumu bana bağışladı Rabbim. Fakat arkadaşlarını aldı azılı aşağılık bir psikopatın namlusundan çıkan kurşunlar.
Prof.Dr. CELAL KURŞUN / HAKSÖZ HABER
Peş peşe aynı gün içinde iki büyük depremle sarsılan şehir, yine Türkiye’de böylesi ölümlü ve kanlı bir okul baskınına tarihinde tanıklık eden ilk şehir. Doğal, kültürel ve tarihi zenginlikleri bağrında izzetle taşıyan kadim şehir Kahramanmaraş. Bu günlerde Batı’nın onlarca yıl önce sömürgeci emperyalizmle deviremediği yiğit ve direngen halkının önünde diz çökmek zorunda kaldığı şeref, iffet ve namusun tüm dünyaya abidevi örnekliğini sergileyen şehir, kültür emperyalizmi ile dört tarafı kuşatılmış durumda. Esasen bu kuşatılmışlık sadece bu şehre ait değil yalnız en acı tablosunu buraya kustu.
Ardı ardına gelen telefon sesleri, ağlayan, çığlık atan annelerin feryadı ile “yavrumu kurtarın” haykırışları o gün ruh ve beyin sinyallerini kilit altına aldı, akil ve soğuk kanlı karşılamaya fırsat vermedi. Her bir sokağı, caddesi, yolları dumura uğramış sinir ağları gibi bir anda tıkandı. On dakikalık mesafeler artık bir saati gösteriyor, kuzusunun durumundan haber alamayan tüm şehir tam bir kaosu yaşıyordu. Üstüne üstlük dokuz, on okulda da daha baskın haberleri şehre apansız yayılınca hercümerç olmuş zihinler araçları ile çarpışan arabalar gibi güdümlendiği hedefine doğru son hızla gitmeye çalışıyordu. Fakat kilometrelerce dizilmiş araçlar dağ gibi yükselmişti. Siren sesleri, onlarca ambulans, polis araçları şehrin kalp atışlarını bir anda sönümledi. Çünkü camdan atlayan çaresiz çocukların görüntüleri her yeri sardı. O görüntülerde peşe peşe ateş almış silah sesleri yankılanıp durdu şehrin her yerinde. En kötüsü de minik kuzuların kulaklarında!







