Yeni Şafak / İsmail Kılıçarslan
Bir umudu büyütmek
Bosna Hersek milli takımının bu sezonu Benfica’da geçiren 23 yaşındaki süper yıldızı Amar Dediç’in Avusturya’nın Graz kentinde bir camide okuduğu ezanı ve camiyi dolduran çoğu Boşnak onlarca çocuğun ve gencin hayranlıkla onu izlediği anları gördünüz mü? Görmediyseniz mutlaka görün. Umudumuz tazelensin.
Benim yaşım yetiyor olanı biteni hatırlamaya. Yıkılan Tito rejiminin tüm askeri gücünü ele geçiren gözü dönmüş Sırplar “Kosova Savaşı’nın intikamını alacağız” diyerek Boşnakları tarihten silmeye ant içtiklerinde 16 yaşındaydım. Yugoslav rejiminin berbat ötekileştirme politikaları yüzünden Boşnaklar askeri bakımdan o kadar hazırlıksızlar ve Rusya ile Avrupa’nın bazı ülkelerinin tam desteğini olduğu gibi alan Sırplar o kadar güçlüydü ki hepimiz hem bir yandan bu savaşta Boşnaklara en küçük avantajı sağlamak için çırpınıyor hem de ister istemez şu cümleyi kuruyorduk: “Yazık olacak Boşnaklara. Sırplar eşsiz bir zulümle atlaslardan silecek Bosna Hersek’i.”
Öyle mi oldu peki? Hayır. Boşnaklar, Aliya İzzetbegoviç’in önderliğinde bütün zor şartlara rağmen 3 yıl aslanlar gibi direnerek gavuru söküp attılar topraklarından. Şimdi de savaşın bitmesinden 7 yıl sonra doğan futbol yıldızları Amar Dediç, Avusturya’da bütün dünyayı kendisine hayran bırakarak ezan okuyor işte.
Suriye cihadında Beşşar Esed isimli köpek halkına Guta’da kimyasal silah kullandığında, 2013 Azez anlaşmasının hemen peşine IŞİD isimli bir vekil terör örgütü ortaya çıktığında, Halep düştüğünde, Kasım Süleymani isimli katil Ebu Azrail falan gibi sapkın seri katillerle olmadık zulümler işlediğinde, Nasrallah denen cani Lübnan’a sığınan Suriyeli mültecilerle “denizden yüzerek şanslarını deneyebilirler” falan diye alay ettiğinde… Bütün bunlara şahit olduğum her seferinde derin bir umutsuzluğa kapılıp “bu sefer bitti Suriye halkının işi, Allah mazlumlara yardım etsin” diyerek gözyaşı döktüm.
Ne oldu peki? Suriyeli kardeşlerimiz Beşşar’ı da, siyasal Alevici teröristleri de, Rusya’yı da, Amerika’nın uydusu harf azgını terör örgütlerini de, Hizbullat’ı da, İran’ı da yere sererek “hürüz ve buradayız” dediler. Daha geçen hafta İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi Şam’daki Emevi Camii’nde Kur’an tilavet etti. Öyle bir güzellik.
Afgan kardeşlerimiz söküp attı emperyalizmi. Libya hızla çıkıyor o çemberden. Somali, Sudan ve pek çok başka coğrafyalarda da benzer gelişmeler yaşanıyor.
Bu toplama bakınca şunu rahatlıkla söyleyebilirim kendi adıma. Temkinli bir umutla, antiemperyalist ajandamı bir an olsun elimden düşürmeden çabalamaya devam etmem gerektiğini düşünüyorum. Üzerime düşenin bu olduğunu, sonuçlara aldırış etmeden süreçlere odaklanmam gerektiğini hissediyorum.
Antiemperyalist demişken bir parantez. Bana sorarsanız Rusya-Ukrayna savaşıyla ölmüş, Trump’ın aşağılamalarıyla tükenmiş, cenaze namazının kılınma vakti çoktan gelmiş NATO’nun Türkiye’de bir toplantı yapmasının Türkiye’ye tek faydası “yetkili temasları” olur. Türkiye’nin elde ettiği stratejik kazanımları ve dışişleri ajandasını tashih edeceği bir toplantı değil bu. Başka kazanımları olacaktır memleketimizin ama elde ettiğimiz kazanımları pazarlık konusu edeceğimiz bir toplantı beklemiyor bizi. Daha ziyade NATO tarafı Türkiye’ye “yanımızda daha güçlü durun” diyecektir ve Türkiye de bu teklifi kendi kazanımları üzerinden değerlendirecektir.
Benim NATO’ya bakışım mı? Kayıtsız şartsız olarak söylemek isterim ki NATO’ya hayır. İsrail’e hayır. Amerika’ya hayır. Rusya’ya hayır. Çin’e hayır.
Umudumuzu diri ve iri tutmanın yolu bu hayırları akıldan çıkarmadan yürümektir yolumuzu.
Amar Dediç’in ezanı, Hamas mücahidinin roketi, Libyalı kardeşimizin duası, Suriyeli kardeşimizin şükür namazı… Bize lazım olan “evet”ler bunlardır. Sonuç meraklısı deterministlerin, skor meraklısı uzmanların anlayamayacağı batınilikte bir cümle kurayım: Gelecek bizimdir, çünkü bize vaat edilmiştir. Durursak çok yavaş, yürürsek hızlı, koşarsak daha da hızlı. Gelecek, bizden bağımsız olarak bizimdir çünkü “geleceğin sahibi”nin hükmü böyledir. Bize de “gelecek sizin olacakken adamlık yaptınız, adam gibi davrandınız mı?” sorusundan başka bir soru yöneltilmeyecektir.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.