
Şiddetin önlenebilir yükselişi
Saldırganlık duygusunun terbiye ve ıslah edilmesinin, meşru yollarla ortaya konmasının çok çeşitli biçimleri mevcuttur. Önemli olan kişinin bunları keşfi ve hangisinin kendisine uygun olduğunu anlamasıdır.
MÜCAHİT GÖKDUMAN / HAKSÖZ HABER
Türkiye son günlerde daha önce benzerini pek tecrübe etmediği, dinamiklerine ve yöntemine aşina olmadığı şiddet vakalarıyla sarsılıyor. Ortaokul/lise çağındaki çocuklar; silahlarla planlayarak, tasarlayarak okullarda insan öldürüyorlar. Söz konusu olaylar, haber alanlar tarafından üzüntü, öfke, çaresizlik gibi duygulardan önce şok ve dehşet tablosuyla karşılanıyor. Şiddetin böylesi boyutlara bu acı biçimiyle ulaşmış olması birtakım sorgulamaları merak duygusu eşliğinde ortaya çıkarıyor. Suçlu/sorumlu arayışları bu yönelimin bir parçası olarak tezahür ediyor. Ortaya çıkan manzarada bir izah çabası zor bir eylem olarak görünse de vaziyeti doğru anlamak ve buradan doğacak bir reform perspektifine kapı aralamak zaruri görünüyor. Öte yandan son günlerde içine düştüğümüz şiddet sarmalından çıkmak; belirli bir zümrenin-aile, medya, siyaset, eğitim, akademi, hukuk, meslek grupları, sivil toplum vd.- tek başına altından kalkabileceği bir sorumluluk olarak belirmiyor. Bu, ortak akıl ve eylem planları gerektiren uzun soluklu bir mücadeleyle aşılabilecek bir yol biçiminde önümüze çıkıyor.







