
Şu halde bu ev ilk andan itibaren tevhid için kurulmuştur. Yüce Allah yerini Hz. İbrahim’e -selâm üzerine olsun- göstermiş, mülkiyetini üzerine almış ve bu temele dayalı olarak kurmasını emretmiştir.
“Bana hiçbir şeyi ortak koşma.”
Çünkü burası Allah’ın evidir, başkasının değil… Ayrıca hacılar ve orada namaz kılanlar için temizlenmesini emretmiştir:
“Tavaf edenler, kıyama duranlar ve secdeye varanlar için temiz tut.”
Bu ev onlar için kurulmuştur çünkü. Allah’a ortak koşanlar, O’ndan başkasına kulluk ederek yönelenler için değil.
Allah Teala bu âyet-i kerimede, Tevhid inancının ilk yerleştiği yer olan Kabe ve onun çevresinde yaşayan insanların, bu inançtan vazgeçerek Allah´a ortak koşmalarının ve putlara tapmalarının ahmakça bir davranış olduğunu ortaya koymaktadır. Zira Allah Teala, daha Hz.İbrahim Kabe´yi yaparken kendisine ortak koşmamasını ve orayı put ve Tağutlardan arındırmasını emretmiştir.
Rabbimiz burada bize bunu anlatırken bizlerin de tüm arz mescidini temizlememizi, küfrün şirkin eserlerini yok etmemizi, yeryüzünde sadece Allah’ın dinini hakim kılmamızı istiyor. Bir ömür boyu putlarla, put sistemleriyle savaşan atamız İbrahim gündeme getirilerek bizim de Onun yolunda olmamız isteniyor.
BASAİRUL KUR’AN
Râzî, bu ayetin tefsirinde öne çıkan temel hususları şu başlıklar altında inceler:
1- Ayet-i kerimede geçen “Bavva’nâ” (Mekân hazırladık / Yer gösterdik) kelimesi üzerinde duran Râzî, bunun birkaç anlama geldiğini belirtir:
Mekânın Tayini: Hz. İbrahim’e Kâbe’nin tam yerinin bildirilmesi, oraya yerleşip ibadet edebilmesi için yol gösterilmesidir.
Hz. Âdem’den beri kutsal olan fakat Nuh Tufanı ile izleri silinen Kâbe’nin temellerinin Hz. İbrahim’e bildirip tekrar inşa ettirilmesidir.
2. Tevhîd İlkesi ve Şirkin Reddi
Ayetin devamındaki “Bana hiçbir şeyi ortak koşma” emriyle ilgili Râzî şu tahlilleri yapar:
Bu emir doğrudan Hz. İbrahim’e hitap ediyor gibi görünse de asıl muhatap Mekke müşrikleridir.
Hz. İbrahim zâtı gereği zaten şirke düşmeyecek bir peygamberdir (masumdur). Müşriklere: “Atanız İbrahim’in kurduğu Kâbe ile övünüyorsunuz ama onun en temel emri tevhiddir; siz ise Kâbe’yi putlarla doldurarak onun yoluna ihanet ediyorsunuz” mesajı verilmektedir.
3- “Tavaf edenler, kıyamda duranlar, rükû ve secde edenler için Evim’i temiz tut” emri Râzî tarafından hem maddi hem manevi yönüyle açıklanır:
Maddi Temizlik: Kâbe’nin ve çevresinin pisliklerden, necasetten ve kurban kanı/atıklarından arındırılması.
Manevi Temizlik: Kâbe’nin putlardan, şirk unsurlarından, küfürden ve batıl ritüellerden temizlenmesi.
Allah’ın Kâbe’ye “Benim Evim” diyerek şeref bağışlaması, oranın ne kadar yüce ve dokunulmaz bir mekân olduğunu gösterir.
4. İbadetlerin Sıralaması
Râzî, ayette geçen ibadetlerin sıralanışındaki hikmete dikkat çeker:
Tavaf (Littaifîne): Kâbe’ye mahsus en özel ibadet olduğu için ilk sırada zikredilmiştir.
Kıyam (Likaimîne): Namazın ilk ve en görkemli rüknü olduğu için öne alınmıştır.
Rükû ve Secde (Verrukke’is-sucid): Namazın tamamlayıcı ve tevazuyu simgeleyen ana unsurlarıdır.
Râzî bu ayetle, Kâbe’nin asıl amacının gösteriş veya kabilevi bir gurur vesilesi olmak değil; yalnızca Allah’a ibadet edilen, her türlü şirk ve kirden arındırılmış bir tevhid merkezi olduğunu vurgular.
TEFSİRİ KEBİR
