Soykırımcı İsrail kriz, yeniden saflaşma ve koalisyon arayışları arasında seçime gidiyor

Soykırımcı İsrail kriz, yeniden saflaşma ve koalisyon arayışları arasında seçime gidiyor

"Mevcut kamuoyu araştırmaları Netanyahu liderliğindeki blokun hükümet çoğunluğunu korumakta zorlandığını ancak muhalefetin de kendi başına istikrarlı bir koalisyon kurabilecek düzeye henüz ulaşmadığını göstermektedir."

HAKSÖZ HABER

Tuğçe Ersoy Ceylan, soykırımcı İsrail'de yaklaşan seçimler üzerine "2026 İsrail Seçimlerine Doğru: Kriz, Yeniden Saflaşma ve Koalisyon Arayışı" başlıklı bir rapor hazırladı.

“Seçi̇me Gi̇den Si̇yasal Bağlam, Başlıca Aktörler ve Si̇yasal Bloklar, 2026 Seçi̇mleri̇ni̇n Temel Tartışma Eksenleri̇, Seçi̇m Ari̇tmeti̇ği̇ni̇ Beli̇rleyecek Deği̇şkenler, Seçi̇m ve Koali̇syon Senaryoları” gibi başlıklar taşıyan ve 31 sayfadan oluşan raporda "Mevcut kamuoyu araştırmaları Netanyahu liderliğindeki blokun hükümet çoğunluğunu korumakta zorlandığını ancak muhalefetin de kendi başına istikrarlı bir koalisyon kurabilecek düzeye henüz ulaşmadığını göstermektedir." deniliyor.

SETA tarafından yayımlanan raporun giriş kısmında konunun özetine dair şunlar kaydediliyor:

Analiz, İsrail'in Ekim 2026 seçimlerini şekillendiren siyasal tabloyu, başlıca aktörler ve bloklardan kampanya gündemlerine, sandalye aritmetiğinden muhtemel koalisyon senaryolarına kadar kapsamlı biçimde değerlendirmektedir.

27 Ekim 2026'da İsrail'de gerçekleşecek seçimler 7 Ekim sonrasında derinleşen güvenlik ve yönetim krizinin gölgesinde yapılacaktır. Siyasal rekabet bir yanda Binjamin Netanyahu liderliğindeki Likud, aşırı sağ ve Haredi partilerden oluşan iktidar bloku, diğer yanda Gadi Eisenkot'un Yashar partisi, Bennett-Lapid ittifakı, Avigdor Lieberman ve Demokratların meydana getirdiği heterojen muhalefet arasında şekillenmektedir. Seçim kampanyasının başlıca tartışma eksenlerini 7 Ekim'in siyasi sorumluluğu, bağımsız bir devlet soruşturma komisyonunun kurulması, devlet kurumları ile yürütme arasındaki ilişkiler, Haredilerin askerlik yükümlülüğü ve Filistin meselesinin geleceği oluşturmaktadır. Bununla beraber taraflar arasındaki temel ayrım geleneksel sağ-sol karşıtlığından ziyade Netanyahu'nun kişiselleşmiş ve çoğunlukçu yönetim anlayışı ile kurumsal sorumluluğu öne çıkaran merkez sağ alternatifler arasında ortaya çıkmaktadır.

Mevcut kamuoyu araştırmaları Netanyahu liderliğindeki blokun hükümet çoğunluğunu korumakta zorlandığını ancak muhalefetin de kendi başına istikrarlı bir koalisyon kurabilecek düzeye henüz ulaşmadığını göstermektedir. Seçim sonucunu küçük sağ partilerin baraj performansı, Arap seçmenin katılımı, Ra'am'ın muhtemel bir hükümette üstlenebileceği rol ve Netanyahu karşıtı sağ seçmenin yönelimi belirleyecektir. Bu nedenle en muhtemel sonuç hiçbir blokun tek başına 61 sandalyeye ulaşamadığı parçalı bir Knesset ile uzayan koalisyon görüşmeleridir. Netanyahu'nun iktidarı kaybetmesi ise İsrail siyasetindeki milliyetçi, güvenlikçi ve ilhakçı yönelimin sona ermesi anlamına gelmeyecektir. Olası bir iktidar değişikliği kapsamlı bir ideolojik dönüşümden ziyade yönetim tarzı, kurumsal hesap verebilirlik ve devlet kapasitesi bakımından sınırlı bir yeniden merkezileşmeye yol açabilir.


Raporun tam metni >>>

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir