1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Sonra Zülkarneyn yine sebeplere sarılarak yoluna devam etti"
"Sonra Zülkarneyn yine sebeplere sarılarak yoluna devam etti"

"Sonra Zülkarneyn yine sebeplere sarılarak yoluna devam etti"

Sonra Zülkarneyn yine sebeplere sarılarak yoluna devam etti. Nihayet iki dağ arasına ulaştığı zaman orada hiç söz anlamayan bir kavim buldu. Kehf 92/93

04 Ocak 2026 Pazar 07:20A+A-

                                                             Dosya:Kehf 92.png

                          Dosya:Kehf 93.png

 

Sonra Zülkarneyn yine sebeplere sarılarak yoluna devam etti. Nihayet iki dağ  arasına ulaştığı zaman orada hiç söz anlamayan bir kavim buldu. Kehf 92/93

 

Sonra bir sebebe daha tutunarak bir yol tutup güneye yahut kuzeye doğru gitti. Nihâyet iki seddin arasına, iki dağın arasına vardığında.  “Orada hiç söz anlamayan bir kavim buldu.”

İşte burada setler arasına sıkışıp kalmış bir kavim vardır ki, o setler sebebiyle hakka, hidâyete ulaşamıyorlar, ya da o setlerden gelebilecek tehlikelere karşı korunmasız durumdalar. Ezilmişler, kahredilmişler,  neredeyse meramlarını bile anlatmaktan âciz bir konuma düşürülmüşlerdi. Veya harf devrimine maruz kalmışlar, dillerini bile kaybetme durumuna düşürülmüşlerdi. Cesaretleri kalmamıştı konuşup dertlerini gündeme getirmeye. 

Evet sonra Allah’ın kendisine tanıdığı bir fırsatı daha kullandı. İmtihan pozisyonunda olduğunu unutmadan bir imkânını daha kulluğa kullanmaya koyuldu. Zülkarney (a.s) Allah’ın verdiği fırsatların nasıl değerlendirileceği konusunda bize yol göstermeye devam ediyor. 

Evet böyle konuşamayacak kadar âciz bir toplum buldu orada. Ama biraz sonra göreceğiz ki bu söz söylemekten bile âciz insanlar kendilerine hak anlatıldıktan sonra, İslâm’la tanıştıktan sonra bülbül kesilecekler. Sarraflarını bulduktan sonra, ehlini bulduktan sonra hemen kendilerinden beklenen değişimi gösterecek cevheri içlerinde bulunduran kimselerdi bunlar. Zülkarneyn onlarla konuştu. Onların dirilişine sebep olacak İslâm’la tanıştırdı onları. Onlara hakkı duyurdu da; onlar hemen anlar oldular, konuşur oldular. Dostlarını düşmanlarını seçer oldular. 
     

BASAİRUL KUR’AN


Biz, ne Zülkarneyn’in “iki set” arasında vardığı yer hakkında ne de bu iki setin nerede oldukları hakkında kesin bir şey söyleyemiyoruz. Ayetten bütün anladığımız, onun aralarında bir boşluk veya geçiş yeri bulunan iki doğal engel ya da sonradan yapılmış iki set arasındaki bir bölgeye vardığı ve orada “nerede ise hiç söz anlamayan” ilkel bir toplumla karşılaştığıdır. .

Onun güçlü bir fatih olduğunu görüp, gücünü yapıcı yönden kullanan iyiliksever biri olduğunu anladılar. İki engelin ötesinden üzerlerine saldıran, geçiş yerinden girip yurtlarını talan eden, aralarında bozgunculuğun yaygınlaşmasına neden olan, bu arada kendilerini savunarak engel de olamadıkları Ye’cuc ve Me’cuc’a karşı, aralarında topladıkları bir miktar mal karşılığında bir set yapmasını önerdiler.

Yeryüzünde bozgunculuğa karşı savaş açmış bulunan bu iyilik taraftarı hükümdar, daha önce açıkça duyurduğu iyiliği ve yapıcılığı öngören hayat sistemi uyarınca kendisine sunulan malı reddetti ve karşılıksız olarak seti yapmaya karar verdi. 
     

FİZİLALİL KUR’AN

HABERE YORUM KAT

4 Yorum