
"Rahman, onlar için bir sevgi kılacaktır"
"İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır." (Meryem/96)
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُدًّا ﴿٩٦﴾
96- İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır.
Burada Mekke sokaklarında işkence gören salih insanlar teselli edilmektedir. Onlara, salih amelleri ve iyi davranışları nedeniyle insanların kendilerine saygı ve hürmet gösterecekleri zamanın yaklaştığı söylenmektedir. Kalbleri onlara yöneltilecek ve bütün dünya onları saygıyla anacaktır. Ve bu evrensel ilkeye göre vuku bulacaktır. Günahkar, kibirli, kendini beğenmiş olanlar ve insanları bâtılla ve iki yüzlülükle yönetmeye çalışanlar hiçbir zaman kalbleri, gönülleri esir edemiyeceklerdir. Diğer taraftan insanları doğrulukla, samimiyetle ve iyi amellerle doğru yola çağıranlar, ilk başlarda onursuz insanların düşmanlığı ve ilgisizliği ile karşılaşsalar da en sonunda onların kalblerini kazanmayı başaracaklardır.
TEFHİMUL KURAN
Allah’a, Allah’ın dinine, Allah’ın istediği şekilde îman eden ve bu îmanlarını iddia planında bırakmayarak amele dönüştüren, hayatlarını îmanlarıyla düzenleyen, sâlih ameller işleyen müminleri sevgili kılacağım diyor Rabbimiz. Yeryüzünde kullarımın kalplerine onların sevgisini koyacağım, herkes onları sevecek diyor Rabbimiz.
BASAİRUL KUR’AN
Râzî, bu ayeti tefsir ederken şu temel noktalar üzerinde durur:
1. "Vüdd" (Sevgi) Kavramının Mahiyeti
Râzî’ye göre ayette geçen "vüdd" (sevgi), Allah’ın mümin kulları için hem gökyüzünde hem de yeryüzünde oluşturacağı özel bir muhabbettir. Bu sevginin iki ana yönü vardır:
Allah’ın Sevgisi: Allah’ın o kulundan razı olması ve onu sevmesidir.
Mahlukatın Sevgisi: Allah’ın, o kulu diğer insanların ve meleklerin gönlüne sevdirmesidir.
2. Sevginin Kaynağı: İman ve Salih Amel
Râzî, bu sevginin tesadüfi olmadığını, bir sebebe bağlı olduğunu vurgular. İnsanların kalplerini evirip çeviren Allah’tır. Eğer bir kul, samimi bir iman ve Allah’ın rızasına uygun salih ameller ile meşgul olursa, Allah onun heybetini ve sevgisini insanların kalplerine yerleştirir.
Râzî’nin Notu: Bu durum, dünyada müminlerin birbirine ısınması şeklinde tecelli ettiği gibi, ahirette de tam bir sevgi ve hüsnü kabul olarak karşımıza çıkacaktır.
Özetle; Râzî der ki; insan bazen insanların sevgisini kazanmak için onlara yaranmaya çalışır ama başaramaz. Oysa bu ayet, yaratandan ötürü yaratılana ulaşan bir yol çizer: Sen Allah’a yönelirsen, O zaten kalplerin anahtarını elinde tuttuğu için seni sevdirir.
TEFSİR-İ KEBİR



HABERE YORUM KAT