Ali Bayramoğlu

Ali Bayramoğlu

Özdiller, Çölaşanlar... Gerçek muhafazakârlar kimler?

Değişim karşısında endişe duyanlardan söz etmiştik dün. MetroPoll'ün yaptığı bir araştırmanın kimi verilerini aktarmıştık.

Değişimden endişe duyanlar, "endişeli modernler"in endişeleri kadar, belki ondan daha çok kim oldukları önemli...

Araştırma üç mesele etrafına ele almış bu kimlik işini:

İlk iki meseleyi (soruyu) dün ele almıştık, özetleyeyim:

1. Soru: Neden endişe duyuyorlar?

Yanıt: Endişeliler laiklik konusunda endişe duyuyorlar ve yaşanan değişim sürecinde ayrıcalıklarını kaybettiklerini düşünüyorlar. Bu korku ve kayıplarını muhafazakârlaşmayla tanımlayıp, açıklıyorlar.

2. Soru: Kim bu endişeliler?

Yanıt: Kendisini elit olarak görenler, eğitim düzeyi yüksek olanlar, yüzde 52 oranında CHP'ye oy veriyorlar, son referanduma hayır deme oranları ise yüzde 77...

Üçüncü soruya ya da meseleye gelince, o da şöyle formüle edilebilir:

Endişelilerin güvendikleri değerler neler? Demokrasinin elden gitmesinden endişe edenler ne kadar demokrat?

Araştırmadan okuyalım:

"Endişeli kesimin rejimin ve laikliğin muhafazası için orduya büyük önem veriyor. Yüzde 72'si Ordu'yu laikliğin garantörü olarak görmektedir.

Orduyu 'koruyucu-kurtarıcı' bir kurum görme eğilimi ordunun yönetimi doğrudan ele aldığı bir duruma da onay vermeye dönüşmektedir. Endişelilerin yüzde 58'ine göre ordu gerektiğinde yönetimi doğrudan ele almalıdır.

Endişelilerin yüzde 53'ü 'Kürt siyasal hareketini temsil eden' partilerin kapatılması gerektiğini düşünmektedir. İdeolojik olarak karşıt durdukları siyasal partilere oy vermemek gibi bir tutum almak yerine onların 'meşruluğu'nu sorgulamak ve nihai olarak kamusal gücü kullanmak suretiyle ortadan kaldırmak gibi bir pozisyon aldıkları görülmektedir.

Endişeli kesimin dindarlarla ve Kürtlerle birlikte yaşama konusunda yüzde 75-78'ler civarında rahatsızlık duymadığı anlaşılmaktadır. Kürtçe eğitim konusuna gelince katılımcıların yüzde 76'sının Kürt nüfusunun yoğun olduğu yerlerde Kürtçenin eğitim dili olmasını onaylamadığı görülmektedir.

Endişeliler bu koşullarda yüzde 74 oranında hayat şartlarının kötüye doğru gittiğini düşünmektedir.

Yüzde 78 yabancıların ülkemizde toprak ve gayrimenkul satın almalarına karşıdır. Özelleştirmeye karşı olanların oranı ise yüzde 59'dur.

Ergenekon davalarının hükümetin muhaliflerini yıldırma operasyonu olduğuna inananların oranı oldukça yüksektir (yüzde 63). Buna paralel olarak yargının hükümetin denetiminde olduğunu düşünenlerin oranı da yüzde 71'dir. Bu yüksek orandaki algı sadece yargı konusunda değildir. Üniversitelerin de bağımsız organlar olmayıp hükümet kontrolünde olduğunu düşünenlerin oranı yine yüzde 72 civarındadır. Yargı ve üniversitelerin hükümetin kontrolünde olduğu algısıyla endişeliler çevrelenmişlik ve dışlanmışlık duygusuna kapılmaktadırlar."

Evet, uzatmaya gerek yok...

Siyasi iktidarı eleştirmek, gidişatı sorgulamak son derece doğal ve demokrasiler için gereklidir. Ancak demokrasiyi bir ayrıcalıklar bütünü olarak görüp, bu ayrıcalıkları paylaşmayı reddetmek, yeni gelenlerden korkmak, onları püskürtmeye çalışmak, bunu yaparken otoriter zihniyet ve araçlardan yola çıkmak başka bir iştir...

Endişeli modernlerin hali işte bu...

Onlar çağ karşısında kaybedenlerdir.

Onlar merkez medyanın okurlarıdır, Özdillerin, Çölaşanların hayranlarıdırlar...

Ve bu çağın kötü anlamda gerçek "muhafazakârları" onlardır...

YENİ ŞAFAK

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali Bayramoğlu Arşivi

İkaz

15/09/2016 20:46

Ordu ve Riskler

06/08/2016 06:36

Sopaya Mahkum Olmak

15/06/2016 14:59

EMASYA Geri mi Geliyor?

10/06/2016 11:28

Ergenekon: Son Not...

30/04/2016 17:51

Kirli Bezle Temizlik...

26/04/2016 16:17

Opus Dei ve Hukuk

30/10/2015 13:59