
Ayet-i kerimede zikredilen "Sözlerin en güzeli" ifadesi, çeşitli sekilerde izah edilmiştir. Bazı müfessirlere göre bundan maksat "Lâilahe İllallah" sözüdür. Bazılarına göre "Kur´an"dır. Bazılarına göre de bundan maksat "Lâilahe İl-lallahu Vallahu ekber Vel hamdü Lillah" "Allah´tan başka hiçbir ilah yoktur. Allah büyüktür. Hamd Allah´a mahsustur." sözüdür.
İbn-i Kesir, başka âyetlere dayanarak, buradaki "Sözlerin en güzeli." ifadesinden maksadın, cennet ehlinin birbirlerini selamlamaları olduğunu söylemiştir.
Onlar sözün en güzeli olan Elhamdülillah, sübhanallah, Lâ ilâhe illallah, Allahu Ekber gibi tamamen İlahlığını ilân edecek, rubûbiyetin, güç ve kudretin, egemenliğin sadece Rablerine ait olduğunu haykıracak sözlere iletilmişlerdir.
Onlar dillerini, yollarını çok yüce olan hamîd olan Allah’ın hamdıyla kendileri de yücelmişler, övülmüşler, övgüye lâyık hale getirilmişlerdir. Dünyada böylece güzel bir hayat yaşamışlar, güzel bir ölümle ölmüşler ve güzel bir cennete ulaşmışlardır. Elhamdülillah! Rabbim bizleri de onlardan eylesin inşallah.
BASAİRUL KUR’AN
Zemahşerî'nin bu ayete dair öne çıkan izahları şunlardır:
1. "Sözün Güzeline İletilmek" (Ve hudû ilât-tayyibi minel-kavl)
Zemahşerî, "güzel söz" (at-tayyib min el-kavl) ifadesini hem dünya hem de ahiret boyutuyla ele alır:
Kelime-i Tevhit ve Hamd: Dünyadaki karşılığı; Kelime-i Tevhit (Lâ ilâhe illallâh), Allah'ı zikir, Kur'ân tilaveti ve her türlü hayırlı/güzel kelamdır.
Cennet Ehlinin Sözleri: Cennete giren müminlerin birbirlerine söyleyecekleri esenlik dilekleri, meleklerin onları karşılamadaki güzel hitapları ve "Bize olan vaadinde sadık kalan Allah'a hamdolsun" biçimindeki şükür ifadeleridir.
Zemahşerî, cennette hiçbir boş, lüzumsuz, çirkin veya günaha sebep olacak sözün (lağv ve te'sîm) bulunmadığını, orada konuşulan her sözün özü itibarıyla "tayyib" (temiz/hoş) olduğunu belirtir.
2. "Övgüye Layık Olanın Yoluna İletilmek" (Ve hudû ilâ sırâtıl-hamîd)
el-Hamîd İsmi: Zemahşerî, el-Hamîd kavramını Allah Teâlâ'nın kullarına ihsan ettiği sonsuz nimetler sebebiyle hamd edilmeye, övülmeye en layık olan zat olmasıyla açıklar.
İletilme (Hidayet) Kavramı: Ayette geçen "hudû" (iletildiler/yönlendirildiler) fiili üzerinde durarak, müminlerin dünyada İslam dinine, Kur'an yoluna ve amel-i salih işlemeye Allah'ın lütfuyla muvaffak kılındıklarını; bunun neticesinde ahirette de doğrudan cennete ve ebedî kurtuluşa giden yola ulaştırıldıklarını ifade eder.
Zemahşerî 23. ayette cennet ehlinin maddi nimetleri (altın bilezikler, inciler, ipek giysiler) anlatılmıştır.
ayette ise manevi nimetler (güzel sözler duymak, huzurlu bir kelam ortamında bulunmak ve övgüye layık olan Allah'ın rıza yoluna erişmek) vurgulanmıştır.
Böylece cennet hayatının sadece cismani hazlardan ibaret olmadığını, ruhun ve aklın da en yüce kelam ve manevi makamlarla doyuma ulaştırılacağını belirtir.
EL KEŞŞAF TEFSİRİ



