

O gün mülk/hükümranlık yalnızca Allah’ındır; O, onların arasında hükmünü verir. İman edip salih ameller işleyenler Naîm cennetlerindedirler. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar için Alçaltıcı bir azap vardır. Hacc 56-57
O gün mülk sadece Allah’a aittir. O gün gelince onların dünya mülkleri, saltanatları, imkânları, fırsatları bitmiş ve mülkün sahibi olan Allah o gün mülk ve saltanatını eline almıştır. Bugün insanlara geçici olarak verdiği mülkünü eline alan mülkün sahibi gerçek Mâlik o gün insanlar arasında hükmedecek, hükmünü verecektir. Artık o gün sadece O’nun hükmü geçerlidir.
Dünya krallarının egemenliği bitmiştir artık. O güne kadar asıp kesenler, biz de mülkün sahibiyiz diyenler, dünyada hükümranlık, egemenlik iddiasında bulunanlar bulunsunlar bakalım. Hakları olmadığı halde insanlara karşı üstünlük taslayanlar, insanlara rablik, ilahlık taslayanlar, Allah yasalarını kaldırıp yerine kendi yasalarını koymaya ve insanları kendilerine kul köle edinmeye çalışanlar unutmasınlar ki bir gün gelecek bu hayat bitecek. Ve sonsuza dek hüküm Allah’a ait olacak. Yarın haklarındaki hükmü Allah verecek. Ve hiçbir kimse Allah’ın verdiği hükme itiraz edemeyecek.
Bu dünyada imtihan sebebiyle Rabbimiz kullarına geçici bir yetki vermiştir. Rabbimiz şu anda verdiği hükmünü kullarının özgürlüklerine, özgür iradelerine göre veriyor. İnsanlar yeryüzünde Allah’ın kendilerine tanıdığı yetkiyle kendi kararını verebiliyorlar. Ahirette hüküm Allah’a Allah’ın istediği gibi inanan, Allah’ın istediği gibi kulluk yapan müslümanlar için cennetler, nîmetler, aksini yapan kâfirler ve müşrikler için de cehennem, aşağılayıcı bir azap. İşte Allah’ın hükmü budur ve bu hükme kimse itiraz edemeyecektir.
BASAİRUL KUR’AN
Tefsir-i Kebîr’den Öne Çıkan Açıklamalar ve Tahliller
1- Mülkün ve Hükümranlığın Allah’a Tahsisi ("El-Mülkü Yevmeizin Lillâh")
Râzî bu ifade üzerinde derin bir kelamî tahlil yapar:
Mülk Zaten Her Zaman Allah’ındır: Râzî sorar: “Allah zaten her an mülkün tek sahibi değil midir? Neden özellikle 'O gün (kıyamet günü) mülk Allah’ındır' denilmiştir?”
Cevap: Dünyada Allah, imtihan hikmeti gereği insanlara mecazi bir mülkiyet, yetki, krallık veya irade tanımıştır. İnsanlar dünyada "benim mülküm, benim krallığım" iddiasında bulunabilirler. Ancak kıyamet gününde dünyevi sebepler, iddialar ve mecazi hakimiyetlerin tamamı ortadan kalkar. Hiç kimsenin en ufak bir hak iddiası veya müdahale imkanı kalmaz. Hakiki mülkiyetin yalnızca Allah’a ait olduğu açıkça gözler önüne serilir.
2- İlahi Hüküm ve Adalet ("Yahkumu Beynehum")
Râzî, Allah’ın insanlar arasında hüküm vermesinin mutlak adalet getireceğini vurgular.
Dünyadaki yargılamalarda cehalet, rüşvet, taraf tutma veya yetersizlik riski varken; ahiretteki ilahi hükümde hiçbir zulüm, haksızlık veya şüpheye yer yoktur.
3- Müminlerin Mükafatı: Naîm Cennetleri
ayetin son kısmında müminlerin durumu açıklanırken Râzî iki şarta dikkat çeker:
İman ve Salih Amel: Mülkün gerçek sahibine kavuşan müminler için nimetlerin en güzeli hazırdır. İmanın yanında salih amelin de zikredilmesi, amelin imanın meyvesi ve derecelerin artmasının vesilesi olduğunu gösterir.
"Naîm" İfadesi: Kesintisiz, katıksız ve içinde hiçbir sıkıntı veya keder barındırmayan saf nimet ve lezzet anlamına gelir.
4- İnkârcıların Cezası: Alçaltıcı Azap ("Azâbun Muhîn")
ayette kafirlerin cezası açıklanırken kullanılan kelime tercihine Râzî özel vurgu yapar:
Sadece İnkâr Değil, Yalanlama: Ayette “İnkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar...” denilerek hem kalbi inkâra hem de dine karşı eylemli kibir ve düşmanlığa dikkat çekilir.
Kafirler dünyada büyüklük taslamış, hakikate karşı kibirlenmiş ve Allah’ın ayetlerini hiçe saymışlardır. Râzî’ye göre, ilahi adaletin gereği olarak kibirlerinin cezası zillet ve aşağılanmadır. Bu yüzden cehennem azabı onlar için sadece fiziksel bir acı değil, aynı zamanda onurlarını kıran alçaltıcı bir ruhsal azaptır.
Özetle Tefsir-i Kebir’in Yaklaşımı
Râzî’ye göre bu iki ayet, dünyadaki sahte makam ve güç iddialarına karşı bir hakikat ilanıdır. İnsanlara dünyevi yetki ve mülklerin geçici olduğunu, nihai hesap gününde mutlak hakimin Allah olacağını ve kibri seçenlerin aşağılanarak cezalandırılacağını, tevazu ile iman edip hayır işleyenlerin ise Naîm cennetlerinde ağırlanacağını hatırlatır.
TEFSİRİ KEBİR

