
Müslümanlar Birleşerek Batı’yla Mücadele Etmeli
Batı’nın yüzyıllar boyunca güney ülkelerini sömürdüğünü ve bugün de yaşadığı krizden içindeki göçmenleri sorumlu tuttuğunu söyleyen Diaz, Batı’nın bu sömürgeci politikasına son vermek için güneydeki halkların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
İsviçre'deki minare yasağıyla ilgili sorumuzu da cevaplandıran ünlü Yönetmen Diaz, yasağın çok saçma olduğunu belirterek, "Eğer Arap ve Müslüman ülkeler bir araya gelip, 'Biz sizinle ticareti kesiyoruz' derse, İsviçre beş dakika içerisinde kararından geri dönecektir" dedi.
Ünlü Fransız Yapımcı ve Yönetmen Philippe Diaz, Batı'nın yüzyıllar boyunca dünyayı sömürdüğünü belirterek, dünya kaynaklarının büyük çoğunluğunun Batılılar tarafından tüketildiğini ve bu kaynakların da güney ülkelerinden geldiğini söyledi.
2008 Cannes Film Festivali'nde Batı ve üçüncü dünya arasındaki gelir dağılımı eşitsizliğini ve sömürgeciliği anlatan "The End of Poverty?" isimli belgesel filmiyle Eleştirmenler Özel Ödülü alan Fransız Yönetmen Philippe Diaz, Vakit'e çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Londra'da İngiliz Film Enstitüsü'nde gösterilen filminden sonra sorularımızı cevaplayan Diaz, dünyada herkese yetecek kadar kaynak olmasına rağmen insanların büyük çoğunluğunun bu kaynaklardan mahrum bırakıldığını ve fakirlik içinde yaşamaya terk edildiğini söyledi.
Kendisinin siyaset felsefesi okuduğunu ve o dönemden beri dünyadaki sorunlara duyarlı hale geldiğini söyleyen Diaz, filmi yapmaya karar verdiğinde arkadaşlarından büyük bir destek aldığını kaydetti. Dünyadaki dengesizliğin en önemli göstergesinin kuzey (Batılı) ülkelerinin dünya kaynaklarının yüzde 80'ini tüketmesi olduğunun altını çizen Diaz, buna karşı koymak için hem güneyli ülke halkları hem de Batılı halkların mevcut sisteme karşı durması gerektiğini söyledi. Diaz, Latin Amerika'da toprakları ellerinden alınan halkın büyük bir mücadele verdiğini ve topraklarını geri almayı başardığını kaydederek, bunun sorunun çözümü konusunda bir adım olarak değerlendirilebileceğini kaydetti.
Batı'yı güneyli ülkelerin finanse ettiğinin altını çizen Diaz, "Eğer bugün güney ülkeleri olmazsa, oradaki kaynaklar olmazsa, kuzey ülkeleri çökecek. Amerika, Avrupa, Japonya, Kore ve hatta Çin bile çökecek. Bu ülkeler güneyin kaynaklarına muhtaç. Mesela Avrupa ülkelerine, İngiltere, Belçika, Fransa ve diğerlerine bakın, bu ülkeler eğer güneyin kaynakları olmazsa yaşayamazlar" dedi.
Avrupa'da göçmenlere ve özellikle Müslümanlara karşı artan saldırılarla ilgili sorumuza da cevap veren Diaz, Batı'nın yüzyıllar boyunca güney ülkelerini sömürge altında tuttuğunu kaydederek, "Bizler, güneyden gelmek isteyen herkesi Avrupa'ya almalıyız. Çünkü bizler yüzyıllar boyunca güneyi sömürgeleştirdik. Bugün biz kuzeyliler, sorunlarımızı göçmenlere bağlıyoruz. Bu çok saçma bir şey. Ama bizler sorunlarımızdan göçmenleri sorumlu tutmayı seviyoruz. Mesela bugünkü terörizm sorunu. Terörizm sorunu sömürgecilikten kaynaklanıyor. İnsanlar artık yeter diyor. Onlar bize karşı çıkınca biz onları terörist diye suçluyoruz" dedi.
Diaz, Avrupa ülkelerinde başını Sarkozy'nin çektiği liderlerin Türkiye'nin AB üyeliğine karşı tutumuyla ilgili olarak da, Sarkozy gibilerinin hiçbir zaman yönetime gelmesine izin verilmemesi gerektiğini belirterek, Sarkozy, Berlusconi gibi liderlerin kabile lideri gibi hareket ettiğini söyledi. Diaz, "Türkiye'nin AB'ye girmesi AB'nin verebileceği bir karar değildir. Buna Türkiye karar verecektir. Avrupa bugün Türkiye'ye karşı çıkarken İslâm kartını oynuyor ama bu bulabildikleri en kolay düşman. Çünkü İslâm'ı düşman etmek onlar için çok daha kolay. Bence Müslüman ülkeler birleşerek AB'ye karşı mücadele vermeli" dedi.
İsviçre'deki minare yasağıyla ilgili olarak da konuşan ünlü Yönetmen Diaz, "Arap ve Müslüman ülkeleri bir araya gelip 'Biz sizinle ticaretimizi kesiyoruz' kararı alırsa, İsviçre beş dakika içinde kararından vazgeçecektir. Yoksa yaşayamaz. Batılılar Arap liderlerini de kendilerine benzettiği için, Arap liderler bir adım atamıyorlar" diyerek, minare yasağının çok saçma olduğuna dikkat çekti.
Batı'nın İran konusunda da çifte standart uyguladığına vurgu yapan Diaz, uluslararası hukukun zayıf ülkeler için uygulandığını kaydederek, "İsrail'in bombası var ama İran'ın olmadığı halde tehdit olarak algılanıyor. İsrail'in bu hakkı varsa, ya da Fransa'nın hakkı varsa, İran'ın da hakkı vardır. İran'ın nükleere sahip olması istenmiyorsa, o zaman hiç kimsenin elinde nükleer olmamalı" ifadelerini kullandı.
MEHMET NEDİM ASLAN / VAKİT







