1. HABERLER

  2. HAKSÖZ-ÇEVİRİ

  3. Libya'da bir avukat daha öldürüldü, ülkedeki cinayetlerden kimse sorumlu tutulmuyor!
Libya'da bir avukat daha öldürüldü, ülkedeki cinayetlerden kimse sorumlu tutulmuyor!

Libya'da bir avukat daha öldürüldü, ülkedeki cinayetlerden kimse sorumlu tutulmuyor!

Silahlı milislerin ülke geneline yaydıkları kaotik ortamda, güvenlik görevlilerinin bireylerin canlarını korumakta zafiyet yaşadıkları bilinen bir sorun haline geldi. Libya’da muhalif kişiler kaçırılma ve öldürülme tehlikesi ile karşı karşıya.

20 Kasım 2020 Cuma 16:48A+A-

HAKSÖZ HABER

Dr. Mustafa Fetouri / Middle East Monitor

Fatih Demir / Haksöz Haber

Libya’nın ünlü avukatlarından ve insan hakları aktivisti 10 Kasım'da Libya'nın Bingazi kentinde vurularak öldürüldü. "Burka'nın Büyükannesi" olarak bilinen Hanan Al-Barassi isimli kadın avukat, saat 14.00 civarında şehrin en işlek caddesinde öldürüldü. Bingazi emniyet müdürlüğüne göre, "kimliği belirsiz bir grup maskeli adam" Al-Barassi'yi bir dükkândan zorla çıkarıp kaçırmaya çalıştı, saldırganlar kadını cadde ortasına çıkardıktan sonra da öldürdü.

Yine aynı gün Al-Barassi'nin üniversitede hukuk öğrencisi olan kızı, Bingazi'nin hemen dışında, iki maskeli silahlı saldırgan tarafından, ​arabasının önü kesilerek kaçırılmaya çalışılmış saldırganlar başarılı olamamışlardı.

Adam kaçırma ve kayıplar Kuzey Afrika ülkesi Libya’da oldukça yaygın bir durum. Trablus'un BM tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümetinin Enformasyon Bakanı Mohamed Baiyou da geçen ay kaçırılmıştı. Kaçıranların kim olduğu bilinmesine rağmen, hiç kimse sorumlu tutulmamıştı. Mohamed Baiyou 10 Kasım'da serbest bırakılmıştı.

Al-Barassi, özellikle YouTube'da yayınlanan videoları aracılığıyla yolsuzluğun, insan hakları ihlallerinin, gücün kötüye kullanılmasının ve adam kayırmanın sert bir eleştirmeni olarak ün salmış bir avukattı. Mareşal Halife Hafter'in kontrolündeki Doğu Libya'daki durumu şiddetle eleştiriyordu.

Öldürülen avukat, cinayetten bir gün önce Hafter ve iki oğlunu eleştirdiği bir video yayınlamıştı. Mesajını bizzat Hafter'e yönelterek, Libya halkının yönetimde "… aile rolü istemediğini" söylemişti. Hafter ailesi doğu Libya'da korku havası oluşturmuş ve insanları da korku ile yönetmeye çalışıyordu. Avukat bu durumun ülkenin tamamına hâkim olmaması gerektiğini dile getirmişti.

Al-Barassi cinayetinin sorumluluğunu üstlenen olmamakla birlikte, birçok kişi onun bu video yüzünden öldürüldüğüne inanıyor. Bütün işaretler ve parmaklar Hafter'in oğlu Saddam'a doğrultulmuş durumda.

İçişleri Bakanı İbrahim Ebu Şnaf, Facebook'ta yaptığı açıklamada, tüm güvenlik kurumlarına “failleri yakalamak ve adalete teslim etmek için çok çalışmaları gerektiği” emri verdiğini söyledi.

12 Kasım'da Bingazi'deki emniyet müdürlüğü,  şüphelilerden birinin resmini yayınlayarak kamuoyundan faillerin kimliğinin tespitine yardımcı olmasını talep etti. Birçok sosyal medya kullanıcısı, paylaşılan resmin bulanık olmasını eleştirirken, şehirdeki güvenlik zafiyetini sorgulamakta. Hatta bazı sosyal medya kullanıcıları güvenlik teşkilatının suçu örtbas etmeye çalıştığını dahi iddia etti.

Ülkedeki silahlı milislerin ülke geneline yaydıkları kaotik ortamda, güvenlik görevlilerinin bireylerin canlarını korumakta zafiyet yaşadıkları bilinen bir sorun haline geldi.  Kuzey Afrika ülkesi Libya’da muhalif kişiler her gün kaçırılma ve öldürülme tehdidi ile karşı karşıyalar.

Daha önce de Bingazi’de avukatlık yapan insan hakları aktivisti Salwa Bugaighis, 25 Haziran 2014'teki parlamento seçimlerinde yaptığı oylamanın ardından evinde vurularak öldürülmüştü. Failler kayıp durumda ve olayın aydınlatılması için her hangi bir çalıma yürütülmemişti. Yine bir ay sonra başka bir eski milletvekili olan Fariha Barkawi, 25 Temmuz 2014'te Bingazi'nin kuzeydoğusundaki memleketi Derna'da öldürülmüş, suçlular bulunamadığı gibi suçlanacak failler de ortalıkta yoktu.

Al-Barassi'nin davası diğer öldürülen avukatların davalarından farklı çünkü kendisi hiçbir zaman bir parti için çalışmamış bireysel olarak aktivizmini sürdürmüştü. Çoğunlukla da araba kullanırken çektiği YouTube videolarıyla Halife Hafteri ve hükümetleri eleştiriyordu. Eleştirilerinde barışçıl ve istikrarlı bir Libya'nın olması gerektiğini savunuyordu.

Al-Barassi'nin bir arkadaşı -isminin gizli kalmasını isteyerek- onu uyarmaya çalıştığını belirterek, cinayetten iki gün önce onunla konuştuğunu ve bir süre sessiz kalmasını istediğini söyledi. Bingazi'de ortalık sakinleşene kadar başka bir şehirde yaşamasını talep ettiğini Al Barassi’nin ise kendisine "Beni öldürmek istiyorlarsa umrumda değil" dediğini söyledi.

Tüm bu cinayet ve adam kaçırmalardan sonra bile herhangi bir görevli istifa etmedi ya da kovulmadı. Cinayet ve adam kaçırmalara dair kimse suçlanmadığı için de Libya'nın bu bölümünde yetkililerin hiçbir sorumluluk almadığı görülüyor. Kanunsuzluk, ülkede hızla yerleşen bir norm haline geliyor.

HABERE YORUM KAT

1 Yorum