1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. FİLİSTİN

  4. Kudüs’ün Silvan bölgesinde 11 eve yapılan nihai tahliye ihtarı 60 Kudüslüyü göçe zorluyor
Kudüs’ün Silvan bölgesinde 11 eve yapılan nihai tahliye ihtarı 60 Kudüslüyü göçe zorluyor

Kudüs’ün Silvan bölgesinde 11 eve yapılan nihai tahliye ihtarı 60 Kudüslüyü göçe zorluyor

İsrail işgal organları, Mescid-i Aksa’nın güneyinde yer alan Silvan beldesine bağlı Batnu’l-Heva Mahallesi’nde bulunan 11 dairenin sakinlerine, 23/3/2016 tarihine kadar evlerini boşaltmaları yönünde tebligat gönderdi.

11 Şubat 2026 Çarşamba 15:51A+A-

Vadi Hilve Bilgi Merkezi, “İcra ve Uygulama Dairesi” ile işgal güçlerinden oluşan ortak ekiplerin, Silvan beldesindeki Batnu’l-Heva Mahallesi’nde Er-Recbi ailesine ait evlere baskın düzenlediğini ve aile bireylerine, konut olarak kullandıkları evlere ilişkin nihai tahliye bildirimlerini teslim ettiğini açıkladı. Bildirimlerin, evlerin üzerinde bulunduğu arazilerin “Yahudi mülkiyeti” olduğu iddiasına dayandırıldığı belirtildi.

Merkez, tebligatların şu yapıları kapsadığını bildirdi: Nidal Er-Recbi’ye ait 6 daireden oluşan bina, Yakub Er-Recbi’ye ait 4 konut dairesi ve Kudüslü Fethi Er-Recbi’ye ait bir daire. Tahliyenin gerçekleştirilmesi için nihai tarihin 23/3/2026 olarak belirlendiği, bu durumun 60 kişinin evsiz kalması ve zorla yerinden edilmesi tehdidini doğurduğu vurgulandı.

Batnu’l-Heva Mahallesi sakinleri, uzun yıllardır işgal rejiminin, sulh ve merkez mahkemelerinden başlayarak, bu kararları onaylayan sözde Yüksek Mahkeme’sine kadar, farklı kademelerinden ardı ardına çıkan tahliye kararlarıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu kararların ardından “İcra ve Uygulama Dairesi” sahada uygulamaya geçiyor.

İçinde bulunduğumuz Şubat ayının 3’ünde de işgal organları, Salah ve Naim Meraga’ya, Yahudilerin mülkiyetinde olduğunu iddia ettikleri araziler üzerinde bulunan evlerinin bazı bölümleri ile aileye ait araç park alanına ilişkin nihai tahliye kararlarını teslim etti ve kararın uygulanması için aileye 21 gün süre tanıdı.

“İcra ve Uygulama Dairesi”, geçen ay da aynı dosya kapsamında mahallede bulunan 32 konut dairesi için tahliye uyarıları dağıtmış ve sakinlere kararların uygulanması için 21 gün süre vermişti.

Batnu’l-Heva sakinleri, on yılı aşkın bir süredir, 1881 yılından bu yana Yemen kökenli Yahudilere ait olduğu iddia edilen arazilere ilişkin, kendilerine aniden iletilen bildirimlerin ardından işgalin tüm mahkemelerinde hukuki mücadele yürütüyor.

Bu yıllar boyunca aileler, resmi belgeler ve mülkiyet tapularını sunarak evlerini savunmaya çalıştı; ancak İsrail mahkemeleri yerleşimci dernekler lehine kararlar vermeyi sürdürdü.

Bu tahliye bildirimleri, “Ataret Kohanim” adlı yahudi yerleşim derneğinin öncülük ettiği bir yerleşim planı kapsamında veriliyor. Söz konusu plan, Batnu’l-Heva Mahallesi’nin orta kesiminde yer alan ve yaklaşık 5 dönüm 200 metrekare olarak tahmin edilen bir alanın, “tarihi mülkiyet” iddiasıyla ele geçirilmesini hedefliyor.

Dernek, yaklaşık on yıl önce ailelere ilk hukuki bildirimi teslim etmiş, ardından uzun bir duruşma süreci başlamıştı. Bu süreçte ilk tahliye kararı 2020 yılında sulh mahkemesinden çıkmış, sonrasında tahliye kararları peş peşe gelmiş ve işgal organları bunların bir kısmını yerleşimciler lehine fiilen uygulamıştı.

Vadi Hilve Bilgi Merkezi, işgal organlarının son yıllarda aynı dosya kapsamında Şehade, Serhan, Gays, Ebu Nab, Avde, Şuveyki, Er-Recbi ve Basbus ailelerine ait taşınmazlara el koyduğunu bildirdi. Bu dosyanın tamamının, arazilerin Yahudi mülkiyetinde olduğu iddiasına dayandığı belirtildi.

Merkez ayrıca, “Ataret Kohanim” derneğinin 2016 yılından bu yana, onlarca daire ve evi kapsayan 30’dan fazla konut mülkünü mahallede ele geçirdiğini; son aylarda ise tahliye işlemlerinin hızlandığını ve bu kararlara yönelik itirazların reddedildiğini kaydetti.

HABERE YORUM KAT