1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. Firavun: "Ey Musa! Sizin Rabbiniz de kim?" dedi
Firavun: "Ey Musa! Sizin Rabbiniz de kim?" dedi

Firavun: "Ey Musa! Sizin Rabbiniz de kim?" dedi

“Firavun: "Ey Musa! Sizin Rabbiniz de kim?" dedi. Musa: "Bizim Rabbimiz, her şeye hilkatini (varlığını ve şeklini) veren, sonra da yolunu gösteren (hidayet eden)dir" dedi.”

01 Nisan 2026 Çarşamba 07:18A+A-

taha-49-50.jpg

“Firavun: "Ey Musa! Sizin Rabbiniz de kim?" dedi. Musa: "Bizim Rabbimiz, her şeye hilkatini (varlığını ve şeklini) veren, sonra da yolunu gösteren (hidayet eden)dir" dedi.” (Taha: 49-50)

Hz. Musa, ile Harun kendilerini tanıtırlarken “Biz Rabb’inin sana gönderdiği elçileriz” diye söze girmişlerdi, ama Firavun, Hz. Musa ile Harun’un Rabbinin kendisinin de Rabbi olduğunu kabul etmeye yanaşmıyor. Bu yüzden asıl yetkili elçi olduğunu farkettiği Hz. Musa’ya soru sorarken şöyle diyor:

Adına konuştuğunuz ve İsrailoğullarını serbest bırakmamı istediğiniz “Rabbiniz” kimdir?

Hz. Musa ise yüce Allah’ın yaratıcılık, yoktan varedicilik ve yönlendiricilik sıfatlarını vurgulayarak bu soruya karşılık veriyor. Okuyoruz:

“Bizim Rabb’imiz, her varlığı farklı niteliklerle donatarak yaratan, sonra da bu varlıkları nitelikleri doğrultusunda yönlendiren Allah’dır.”

Burada Hz. Musâ’nın dilinden bize aktarılan ilahi vasıf, şu varlık alemini yaratan ve yönlendiren ilahlık belirtilerini en özlü biçimde dile getiren vasıftır. Yani her varlığı “varoluş” sunmayı, her varlığı yaratılış amacına uygun niteliklerle donanmış olarak yaratmayı ve her varlığı yaratılış amacına uygun fonksiyona yöneltmeyi kasdédiyoruz.

Koca evren bir yana, insan bilimi, insan çabası bile tek tek varlık biçimlerinin özelliklerini, fonksiyonlarını, bozukluklarını, bu bozuklukların giderilme yollarını araştırıp ortaya koyabilme konusunda yetersizdir. Sözünü ettiğimiz sadece bu varlık birimlerine yönelik bir araştırma, onlarla ilgili bilgi edinme çabasıdır. Yoksa insanların onları ne yaratması ve ne de fonksiyonlarını yönlendirmesi sözkonusudur. Bu işler, insan kapasitesinin tamamen dışındadır. Çünkü insan da yüce Allah’ın bir yaratığıdır. Ona “varoluşu”nu sunmuş, onu yaratılış amacına uygun niteliklerle donatmış, onu bu amaca uygun fonksiyonlara yönlendirmiştir. Tıpkı canlı-cansız diğer tüm varlıklar gibi.

Söylediğimiz iş, ortaksız Allah’ın, her varlığa kendine özgü yaratılışını sunduktan sonra onu fonksiyonlarına yönlendiren yüce Rabb’imizin’ tekelindedir.

FİZİLALİL KUR’AN

Râzî, bu ayetleri açıklarken özellikle "Rabb" kavramı ve Allah’ın yaratma sanatı üzerine yoğunlaşır:

Râzî’ye göre Firavun, "Rabbiniz kim?" derken aslında inkarcı bir tavır takınmaktadır. O, kendisini "en yüce rab" olarak gördüğü için, Musa’nın bahsettiği Rabbin mahiyetini değil, O'nun varlık alemindeki yerini sorgulayarak Hz. Musa’yı köşeye sıkıştırmaya çalışmıştır.

Ayette geçen "Her şeye yaratılışını verdi" ifadesini Râzî şöyle açıklar:

Tam Uyumluluk: Allah, her varlığı kendi amacına en uygun şekilde yaratmıştır. Elin tutmaya, gözün görmeye, kanadın uçmaya uygun olması tesadüf değildir.

Zıtların Dengesi: Her varlığa, hayatta kalması için gereken zıt özellikleri ve yetenekleri (sıcak-soğuk, sert-yumuşak dengesi gibi) taksim etmiştir.

"Sonra Yol Göstermek" (Sümme Hedâ)

Râzî, bu "hidayet" (yol gösterme) kavramını sadece dini hidayetle sınırlamaz, onu dört mertebede inceler:

Fıtri İlham: Arının bal yapmayı, yeni doğan bebeğin emmeyi bilmesi.

Duyular ve Akıl: Varlıkların çevrelerini tanımaları için duyu organlarıyla ve insanlara akılla yol gösterilmesi.

Peygamberler ve Vahiy: İnsanların dünya ve ahiret saadetini bulmaları için şeriatın gönderilmesi.

Hidayet-i Uzmâ: Allah’ın müminleri cennete ve kendi rızasına ulaştırması.

Ayette "yaratma"dan sonra "yol gösterme"nin gelmesi, bir varlığın sadece var olmasının yetmediğini, o varlığın varlık amacına ulaşması için ilahi bir rehberliğe (sevk-i tabii veya akıl) muhtaç olduğunu kanıtlar.

Fahrüddin Râzî vurgular ki; Hz. Musa bu cevapla Firavun’a şunu demiştir: "Sen her şeye şekil veremezsin ve onlara içgüdülerini, görevlerini sen öğretemezsin. Öyleyse sen Rab olamazsın."

TEFSİRİ KEBİR

HABERE YORUM KAT