1. YAZARLAR

  2. ADEM ÖZKÖSE

  3. Doğu Türkistan’da bir ıslah önderi: Abdulhakim Mahsum Hacı
ADEM ÖZKÖSE

ADEM ÖZKÖSE

Yazarın Tüm Yazıları >

Doğu Türkistan’da bir ıslah önderi: Abdulhakim Mahsum Hacı

26 Ağustos 2023 Cumartesi 10:30A+A-

Doğu Türkistanlı büyük âlim, mücahid ve ıslah önderi olan Abdulhakim Mahsum Hacı, 1925’de Hoten iline bağlı Guma ilçesinde dünyaya geldi. Mahsum Hacı küçük yaşlarda başladığı ilim hayatında ilk derslerini Doğu Türkistan’ın ünlü âlimlerinden babası Abdulcelil Damolla Hacı’dan aldı. 1932’de Mehmet Emin Buğra’nın önderliğinde Hoten’de Çin işgaline karşı cihad başlayınca Mahsum Hacı’nın babası Abdulcelil Damolla Hacı da öğrencileriyle birlikte cihada katıldı.

Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti’nin öncü isimlerinden olan Damolla Hacı, devlet yıkılınca Çinliler tarafından aranmaya başlandı. Bunun üzerine yanına oğlu Mahsum Hacı’yı da alarak yurtdışına çıktı.  Hindistan ve Afganistan’da toplam 3 sene kaldıktan sonra oğluyla birlikte hac yapmak için Mekke’ye giden Damolla Hacı dönüşte Mısır ve Türkiye’ye uğrayıp bu ülkelerdeki âlim ve fikir adamlarıyla bir araya geldi. Bu görüşmeler sonucunda Doğu Türkistan’a dönüp işgal altındaki topraklarda mücadeleye devam kararı aldı. Hindistan üzerinden Doğu Türkistan’a giren Damolla Hacı burada yeni bir ayaklanma için gizli gizli görüşmeler yaparken Çinli askerler tarafından oğluyla birlikte yakalanıp hapse atıldı. Hapiste günlerce işkence gördü. Damolla Hacı 1937 yılında Eneshan Törem ve Seyyidina Efendim gibi Doğu Türkistanlı tanınmış âlimlerle birlikte Yarkent yakınlarındaki Korvat bölgesine götürüldü ve burada idam edildi.

Abdulhakim Mahsum Hacı babası idam edilirken daha 12 yaşındaydı ve Mahsum Hacı’nın çocukluğu babasının yaşadığı zulümlere şahitlik ederek geçti. Çinliler Mahsum Hacı’yı 6 ay cezaevinde tuttuktan sonra yaşı küçük olduğu için serbest bıraktılar. Mahsum Hacı da cezaevinden çıkar çıkmaz babasının kendisine miras bıraktığı ilim ve mücadele geleneğini sürdürmek için hemen Guma’ya dönüp buradaki medreselerde ders almaya başladı. Çalışkanlığı ve zekâsı nedeniyle kısa zamanda ilimde uzun bir yol kat eden Mahsum Hacı, Guma’dan Kaşgar’a geçip Kaşgar Hanlık Medresesi’ni birincilikle bitirdi. Bu yıllar Alihan Töre liderliğindeki Doğu Türkistan Devleti’nin ikinci kez kurulduğu 1945’li yıllara denk geldiği için daha rahat yıllardı. 

Müslümanları yenilenmeye çağıran âlim

İslami ilimlere yönelik üstün vukufiyeti nedeniyle Doğu Türkistan’ın birçok bölgesinden Mahsum Hacı’ya hocalık teklifi geldi. Fakat Mahsum Hacı Kaşgar’ın Kargalık ilçesine bir medrese kurup burada ders vermeye karar verdi. Başta Hoten ve Kaşgar olmak üzere Doğu Türkistan’ın her yerinden öğrenciler Mahsum Hacı’ya talebe olmak için buraya gelmeye başladılar. Kargalık kısa zamanda bir ilim şehrine dönüştü. Mahsum Hacı öğrencilerine sadece fıkıh, hadis gibi İslami ilimlerde değil; tarih, edebiyat gibi alanlarda da dersler veriyor, halka yönelik yaptığı konuşmalarda da İslam dünyasının başta ilim ve eğitim geleneği olmak üzere birçok alanda yenilenmeye ihtiyacı olduğunu savunuyordu.

Dünya Müslümanlarının sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanda yeniden dirilmesi için çaba gösteren ıslah ekolünün Doğu Türkistan’daki temsilcilerinden biri olan Mahsum Hacı, 1950 yılında Milli Maarif Cemiyeti’ni kurdu. Abdulhamid Raşidin, Yasin Ahun Damolla gibi âlimlerin de Mahsum Hacı’ya destek oldukları cemiyetin amacı Doğu Türkistan’da özellikle eğitim alanında bir uyanış başlatmaktı. Cemiyet aracılığıyla yeni nesillere hem dini hem de fenni alanlarda dersler veriliyor, açılan yeni okullar vasıtasıyla cehaletle mücadele ediliyordu. Milli Maarif Cemiyeti 4 sene içinde Doğu Türkistan’da büyük bir etki alanı oluşturdu. Bunu fark eden Çinliler 1954’te Milli Maarif Cemiyeti’ni kapatıp başta Mahsum Hacı olmak üzere cemiyeti yönetenleri gözaltına aldılar. Mahsum Hacı 1 yıl hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Serbest bırakılır bırakılmaz tekrar faaliyetlerine başlayan Mahsum Hacı artık öğrencilerinin yoğun şekilde bulundukları Hoten, Kaşgar ve etrafındaki bölgeleri gezerek yeraltındaki gizli dersliklerde öğrencilerine dersler veriyordu. Çünkü “komünist devrim” sonrası Doğu Türkistan’daki medreseler kapatılmış ve dini ders verilmesi yasaklanmıştı. Doğu Türkistan’da Komünist Çin yönetimine karşı duruş sergileyen, dönem dönem işgalcilere karşı silahlı eylemler düzenleyen gençlerin büyük bir kısmının Mahsum Hacı’nın yetiştirdiği öğrenciler olduğunu fark eden Çin yönetimi bunun üzerine Mahsum Hacı’yı tekrar gözaltına aldı. Çıkarıldığı mahkemece fikirleriyle isyancıları etkilemekten müebbet hapis cezasına çarptırılan Mahsum Hacı, işkence ve zulümleriyle ünlü olan Feyzavat Kılgaç Cezaevi’nde götürüldü. Feyzavat Kılgaç Cezaevi’nde uzun yıllar azılı suçlularla aynı koğuşta kalan Mahsum Hacı burada da tebliğ çalışmalarına devam etti. Birçok suçlunun eski hayatlarını bırakıp İslam’la yeniden dirilmelerine vesile olan Mahsum Hacı, bir Müslüman olarak bulunduğu her yeri en iyi şekilde değerlendirmeye, şartlar nasıl olursa olsun Müslümanca yaşamaya çalıştı.

Mao Zedong’un ölümünün ardından Çin’de reformcuların etkili hale gelmesiyle mahkûmlar için af kampanyaları ilan edilmeye başlandı. Bu dönemde Mahsum Hacı’nın aldığı müebbet hapis cezasında indirime gidildi ve 20 yıllık bir hapis hayatının ardından Mahsum Hacı serbest bırakıldı. Cezaevinden çıkar çıkmaz önce baba evi olan Hoten’in Guma ilçesine giden Mahsum Hacı, buradan da Kaşgar’ın Kargalık ilçesine geçti. Kargalık halkı Mahsum Hacı’yı büyük bir coşkuyla karşıladı ve Mahsum Hacı hiç vakit kaybetmeden bir grup öğrencisiyle yeniden derslere başladı. Mahsum Hacı’nın cezaevinden çıktığı Doğu Türkistan’da duyulunca ülkenin her yerinden Uygur, Kazak, Kırgız ve Özbek öğrenciler tekrar Kargalık’a gelmeye başladılar.

1980’li yıllar daha çok reformcuların Çin yönetiminde etkili oldukları yıllardı. Bu nedenle Doğu Türkistan’daki dini faaliyetler geçmiş dönemlere göre bir nebze rahatlamıştı. Mahsum Hacı ve onun yetiştirdiği hocalardan ders almak isteyen öğrencilerin sayısı kısa zamanda binleri aştı. Kargalık yine yıllar önce olduğu gibi Mahsum Hacı sayesinde bir ilim şehrine dönüştü. Mahsum Hacı’nın verdiği mücadele sonucunda komünist yönetim tarafından yıllardır kapalı tutulan Kargalık Merkez Camii ve Kaşgar’daki tarihi Hanlık Medresesi yeniden açıldı. Çinli reformcular bir taraftan halka daha fazla özgürlük verirken diğer taraftan da dünyaya açılmak istiyorlardı. İslam dünyası ile ilişkileri geliştirmek için 1988’de Urumçi şehrinde Doğu Türkistan İslam Enstitüsü kuruldu. Mahsum Hacı 2 yıl boyunca burada Doğu Türkistanlı öğrencilere dersler verdi. Fakat 1989 yılına gelince reformcular Komünist Parti tarafından tasfiye edilip yönetimden uzaklaştırıldılar. Böylece Doğu Türkistan’ın her tarafında yeniden yoğun bir baskı dönemi başladı. Sonunda halk bu baskılara dayanamadı ve Barın kasabasında büyük bir isyan çıktı. Çin yönetimi isyanı bastırmakta bayağı zorluk çekti. Başta isyancıların lideri olan Zeydin Yusuf olmak üzere Çinli askerlere karşı silahlarla direnen gençlerin birçoğunun tekrardan Mahsum Hacı’nın öğrencileri olduğu anlaşılınca Mahsum Hacı’nın Doğu Türkistan İslam Enstitüsü’ndeki görevine son verildi. Daha sonra tekrar Kargalık’a dönen Mahsum Hacı hayatının son 3 yılını da yine gizli bir şekilde dersler vererek geçirdi. Mahsum Hacı Doğu Türkistanlılara sürekli kendi aralarında ayrılığa düşmemelerini, İslam’a önem verip dini kimliklerini korudukları sürece Çin tarafından asla asimile edilemeyeceklerini söylüyordu. Mahsum Hacı 19 Haziran 1993 yılında akşam namazı kılmak için abdest aldıktan sonra namaza duracağı sırada Cenabı Hakk’ın rahmetine kavuştu. İlim, mücadele ve çileyle geçen bereketli bir ömrün ardından 68 yaşında fani âlemden baki âleme göç eden Mahsum Hacı geride hakkı verilmiş, bereketli bir ömür bıraktı. Bugün hem içeride hem de dışarıda işgal altındaki topraklarının özgürlüğü için mücadele eden binlerce Doğu Türkistanlı Abdulhakim Mahsum Hacı’nın verdiği emeklerin bir sonucu, çile içinde ektiği tohumların hasadıdır.

3-229.jpg

ve.jpg

1-292.jpg

Abdulhakim Mahsum Hacı'nın cenazesindeki mahşeri kalabalık...

YAZIYA YORUM KAT

6 Yorum