
"De ki: Ben Rahman'a oruç adadım, bugün hiçbir insanla konuşmayacağım"
Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: "Ben Rahman (olan Allah)a oruç adadım, bugün hiç bir insanla konuşmayacağım." (Meryem / 26)
وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّاۘ ﴿٢٥﴾
25- "Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin."
فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْنًاۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَدًاۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْمًا فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِيًّاۚ ﴿٢٦﴾
26- Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: "Ben Rahman (olan Allah)a oruç adadım, bugün hiç bir insanla konuşmayacağım."
O senin ayaklarının dibinde bir akarsu varetti. Gövdesine dayandığın şu hurma ağacı var ya, silkele onu da olgun ve taze hurmalarını kucağına döksün. İşte sana yiyecek ve işte sana içecek. Tatlı yiyecek, lohusalar için uygun bir besin maddesidir. Hurma ise lohusa kadınlar için en yararlı bir yiyecek türüdür. O halde afiyetle “ye ve iç”. “Gönlün rahat olsun” kalbin huzur içinde olsun. Eğer biri ile karşılaşacak olursan kendisine, hiç ağzını açmadan işaret yolu ile rahmeti bol olan Allah’a konuşmama orucu adadığını, kendi kendine konuşma yasağı koyduğunu, kendini Allah’a ibadet etmeye adadığını anlat ve hiç kimsenin sorusuna cevap verme.
Öyle sanıyoruz ki, Hz. Meryem, elini uzatıp yanıbaşında ki hurma ağacını silkelemeden ve böylece taze ve olgun hurmaların kucağına düşmesini sağlamadan önce uzun bir süre dehşet içinde, olduğu yerde donakaldı. Biraz sonra kendini toparlayınca yüce Allah’ın kendisini sahipsiz bırakmadığını kesinlikle anladı. Doğru yola iletici kılavuzunun yanıbaşında olduğunu farketti. O kılavuz, daha kundaktayken konuşan bu minicik yavrudur.
FİZİLALİL KUR’AN
Cebrâil (a.s): Rabbin senin ayağının altından bir ırmak akıtacak ve sen ondan istifade edeceksin. Hurma ağacını kendine doğru silkeleyip salla, üzerine taptaze hurma dökülsün ve ondan gıdalan. Ye, iç, gözün, gönlün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görecek olursan, ben Rahmâna oruç adadım, bugün hiçbir kimseyle konuşmayacağım de.
Allahu Ekber! Allahu Ekber! Allahu Ekber! Görüyor musunuz Allah’ın yüceliğini? Görüyor musunuz Rabbimizin kuluna ikramını? Zor bir imtihana çekileceksiniz, sırtınıza bir dağ yüklenecek Rabbiniz tarafından ve Allah’tan geldiğini bildiğiniz bu imtihana Rabbiniz hatırına katlanacak, O’nun takdirine isyan etmeyeceksiniz. Allah’ın emriyle gencecik bir kızcağız bir çocuk yüklenecek, şehrinden, ailesinden uzak bir kenarda kendi başına çocuğunu doğuracak ve bakın Allah onun o andaki ihtiyacı olan tatlı bir suyunu, taze bir hurmasını nasıl emrine âmâde kılıyor? Hurma dalları nasıl üzerine eğiliyor?
Rabbinden böyle nîmetlerle karşı karşıya gelen, kucağındaki çocuğunun bir Allah elçisi olarak kendisiyle konuştuğunu duyan, gören Meryem’de hiç üzüntü kalır mı? Tüm gamları, tüm sıkıntıları gidiyor, içi rahatlıyor, kalbi huzura eriyor. Bir peygamber anası olarak yüzü gülüyor. Meleğin müjdelediği bir mûcizenin kendisiyle gerçekleştirilmesinin şerefiyle başı göklere değiyor. Ve derken gâyet rahat bir şekilde kucağındaki Allah âyetini alarak kavmine geliyor.
BASAİRUL KUR’AN





HABERE YORUM KAT