Ahmet Altan

CHP

Partinin genel merkezinin dördüncü katında bir “merkez yönetim kurulu”, on ikinci katında bir başka “merkez yönetim kurulu” toplanıyor.

Genel başkan, genel sekreteri “korku imparatorluğu kurmakla”, genel sekreter genel başkanı “partiye tasallut etmekle” suçluyor.

CHP açıkça parçalanıyor.

Bu, beklenen bir gelişmeydi, kimsenin şaşırdığını sanmıyorum.

Ama “niye parçalandığı” konusunda epeyce değişik fikirler çıkacağına eminim.

Bu parçalanmayı, “Önder Bey, Kemal Bey” diye açıklamaya çalışanlar da olacaktır, “türban tartışmasına” bağlayanlar da.

Bence parçalanma nedeni bunlardan çok daha derinde.

İzinizle bir soru sorayım.

2010 yılında “Atatürk ilke ve inkılaplarına” bağlı bir parti Türkiye’de hayatiyetini sürdürebilir mi?

Bence, kendini “Atatürk ilkeleriyle” tarif eden hiçbir partinin yaşama şansı yok.

Bir kere, Atatürk’ün bir ilkesi yok.

Daha doğrusu tek bir ilkesi var, “demokrasisiz” bir ortamda ülkeyi yönetme gücünü elinde tutmak.

Onun dışında, Atatürk’ün “tersini” söylemediği bir sözüne, tersine davranmadığı bir eylemine kolay kolay rastlayamazsınız.

Kendi iktidarına odaklanmış, fevkalade pragmatist bir liderdi Atatürk.

Kendisinin iktidarda kalmasına yardım etmiş olan herkesle işbirliğine gitmiş, ihtiyacı kalmadığında da kendisine yardım eden herkesi kenara itmiştir.

Dindarların yardımına ihtiyaç duyduğunda Meclis’i camide dualarla açar.

Kürtlerin desteğine ihtiyaç duyduğunda “savaştan sonra eşit haklar” için söz verir.

Sovyet parası gerektiğinde komünistlerle iyi geçinir.

İttihatçıların örgütçülüğü işe yaradığında eski İttihatçıları yanına toplar.

Artık ihtiyaç duymadığında ise dindarları da, komünistleri de, Kürtleri de, İttihatçıları da ezer geçer.

Siz, ülkeyi tam bir diktatörlükle yönetmiş birinin “ilkelerine” sahip çıkarak bu halkla bir “bağ” kurup siyaset yapabilir misiniz?

Ancak “elitist” bir diktayı destekleyenler, Kürtlere, dindarlara, komünistlere karşı olan, kimsenin “devletin resmî görüşü” dışında konuşmasını istemeyenler size oy verir.

Onların da bu ülkedeki sayısı belli.

Üstelik hızla da azalıyorlar.

Yirmi birinci yüzyılın başında, yirminci yüzyılın başında yaşananları tekrar etmeye, yüz yıl öncenin ölçüleriyle kendinize rota çizmeye kalkışırsanız yaşama şansınız yoktur.

Bugün bizzat Atatürk’ün kendisi gelse bir daha bu ülkede askerî bir diktatörlük kuramaz, nerede kaldı CHP’nin bugünkü yöneticileri kursun.

“Atatürk ilkeleri” diye yola çıktığında Atatürk hakkında yalan söyleyeceksin, resmî tarih konusunda yalan söyleyeceksin, diktatörlük hakkında, demokrasi hakkında, din hakkında, solculuk hakkında, Kürtler hakkında yalan söyleyeceksin.

Bu kadar yalanı, hayatın böylesine saydamlaştığı bir çağda sürdürmek mümkün olamaz.

Atatürk’ü kutsayacaksın, devleti kutsayacaksın, orduyu kutsayacaksın, Kürtlerin hakkını vermeyeceksin, dindarların hakkını vermeyeceksin, solcuların hakkını vermeyeceksin ve siyaset yapacaksın.

Parçalanırsın, atomlarına ayrışırsın.

Atatürk’ün ilkelerine göre hareket edip İskilipli Atıf Hoca’yı mı asacaksın, Dersim’i mi bombalayacaksın, Şeyh Sait’i darağacına mı göndereceksin?

Geçen yüzyılın başında yaşananlar, geçen yüzyılda kaldı.

O günlerde vahşete, baskıya, diktatörlüğe, hukuksuzluğa karşı çıkacak kimse yoktu.

Dünya da zaten kendi vahşetini yaşıyordu, kimse ayrıca Türkiye’ye karışmıyordu.

Türkiye de, dünya da değişti.

Kürtler kimliklerini, Sünni dindarlar inanç hürriyetlerini, Aleviler ibadethanelerinin resmen kabulünü, solcular düşünce özgürlüklerini istiyor.

Atatürk ilkelerinden hangisi bu istekleri karşılayabilir?

CHP’nin yeni lideri “Kürt” diyemiyor, başörtülü bir kadın var diye Çankaya’ya gidemiyor, Alevi olduğu halde “cemevlerinin” hakkını savunamıyor.

Nasıl siyaset yapacak, halkın taleplerini nasıl karşılayacak?

Atatürk’ün ve CHP’nin “ilkeleri” 2010 yılının Türkiye’sine uymuyor, onun için koskoca parti, siyaset tarihinde eşine az rastlanır biçimde parçalanıyor.

CHP’yi, Önder Bey’le Kemal Bey’in kavgası değil, hayatın değişen gerçekleri paramparça ediyor.

TARAF

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Ahmet Altan Arşivi

Barış der demez...

20/06/2012 15:00

Erdoğan’a ne oluyor

25/05/2012 00:00

Dindarlar ve Kürtler

23/05/2012 07:10

Mahşer

03/05/2012 00:59

Hukuk sanatı

03/04/2012 12:00

Barış ve BDP

29/03/2012 11:48

Palto

22/03/2012 11:47

28 Şubat ve Stratfor

06/03/2012 05:02

Hükümet atakta

12/02/2012 11:46

CHP nasıl kurtulur

03/02/2012 12:54