1. HABERLER

  2. İSLAM

  3. KUR'AN

  4. "Biz onun söylediklerini yazıp kaydedeceğiz. Biz azabını artırdıkça artıracağız"
"Biz onun söylediklerini yazıp kaydedeceğiz. Biz azabını artırdıkça artıracağız"

"Biz onun söylediklerini yazıp kaydedeceğiz. Biz azabını artırdıkça artıracağız"

Hayır, asla! Biz onun söylediklerini yazıp kaydedeceğiz. Biz azabını artırdıkça artıracağız. Meryem 79

01 Mart 2026 Pazar 07:31A+A-

          Dosya:Meryem 79.png

 

Hayır, asla! Biz onun söylediklerini yazıp kaydedeceğiz. Biz azabını artırdıkça artıracağız. Meryem 79

 

Onun bu sözlerini defterine yazarak son hesaplaşma günü karşısına çıkaracağız. Bu sözlerinin unutulmasını önleyerek demagoji yapmaya yeltenmesini önleyeceğiz. Çünkü küçük-büyük hiçbir gerçek yüce Allah’ın bilgisinden kaçmaz. O gün ona alabildiğine uzun süreli, ağır, kesintisiz ve aralıksız bir azaba çarptıracağız. Ayette somut ifadeli tehdidin sürdürüldüğünü görüyoruz.

Hayır hayır böyle Allah’ın âyetlerini kapatan, âyetlerden habersiz alçakça söz söyleyenlerin sözlerini yazacağız. Ve onların sözünü ettiği şeylerin, bu dünyada varlığıyla üstünlük taslamaya çalıştığı malların, mülklerin, evlâtların tamamı Bize kalacak. O insanların hepsi ölecek, göklerin ve yerin mirası sonunda Bizim olacaktır. İnsanlar sahip oldukları şeylerin hepsini bir gün terk etmek zorunda kalacaklar ve Bizim huzurumuza yapa yalnız geleceklerdir. Her şeylerini, tüm mallarını, mülklerini, tüm güçlerini, kuvvetlerini, tüm saltanatlarını, eşlerini, dostlarını, yardımcılarını terk edip yapayalnız, tek başına Rablerinin huzuruna gelecekler, tek başına hesaba çekilecekler, ne bir dostları, ne de yardımcıları olmayacaktır.
     

BASAİRUL KUR’AN


Râzi’nin bu ayet üzerindeki açıklamalarını şu temel başlıklar altında toplayabiliriz:

​1. "Kellâ" (Hayır, Öyle Değil!) Reddiyesi

​Râzî, ayetin başındaki "Kellâ" edatı üzerinde durur. Bu, bir önceki ayette geçen inkârcı tipin (rivayetlere göre Âs b. Vâil) "Bana ahirette de mal ve evlat verilecek" şeklindeki küstahça iddiasını kesin bir dille reddetmektir.

​Anlamı: "Durum onun sandığı gibi değil, ahirette ona ne bir mal ne de bir yardımcı verilecektir."

​2. "Söylediklerini Yazacağız" İfadesinin Hikmeti

​Râzî, Allah’ın her şeyi bildiği halde "yazacağız" buyurmasının birkaç hikmeti olduğunu belirtir:

​Kayıt ve Belge: Bu, suçlunun aleyhine delil teşkil etmesi içindir. Tıpkı bir mahkemede sanığın sözlerinin tutanağa geçirilmesi gibi, inkârcının sözleri de amel defterine kaydedilir.

​İhmal Edilmeyecek: "Yazmak", o sözün unutulmayacağını ve cezasının mutlaka verileceğini tekit eder. Râzî'ye göre bu, Allah’ın adaletinin bir tecellisidir; hiçbir küfür sözü karşılıksız kalmaz.

​3. ​Ayetin sonundaki "ve nemüddu lehû mine’l-azâbi meddâ" kısmı hakkında Râzî şu teknik ve manevi açıklamaları yapar:

​Süreklilik: Azabın sadece şiddetli olmayacağını, aynı zamanda zaman bakımından da kesintisiz ve artarak devam edeceğini ifade eder.

​Sebep-Sonuç İlişkisi: İnkârcı, küfründe ve inatçılığında ısrar ederek "günahlarını uzattığı" için, Allah da buna mukabil onun "azabını uzatacaktır."

​Râzî, buradaki "medd" kelimesinin bir şeyi ekleyerek büyütmek anlamına geldiğini, dolayısıyla cehennemdeki azabın nevilerinin sürekli çeşitlenip artacağını vurgular.

​4. ​Fahreddin er-Râzî, İnsan dünyada geçici bir ömür sürse de, ebedi bir hakikati (imanı) kasten reddettiği için, cezasının da "uzatılmış" ve süreklilik arz eden bir mahiyette olması ilahi adaletle çelişmez. Çünkü niyet ve azim, eylemin kendisinden daha kalıcıdır.

​Özetle Râzî der ki: Bu ayet, Allah'a karşı küstahça konuşanların hem sözlerinin kayıt altına alındığını hem de bu iddialarının karşılığında katlanarak artan bir azapla karşılaşacaklarını ihtar eden sarsıcı bir tehdittir.
         

TEFSİRİ KEBİR

HABERE YORUM KAT