

"Biz, atalarımızı bunlara tapıyor bulduk" demişlerdi. İbrahim: "Doğrusu siz de atalarınız da apaçık bir sapıklık içine düşmüşsünüz." dedi. Enbiya 53/54
Evet diyorlar ki ey İbrahim, biz atalarımızı bunlara ibadet eder bulduk. Dolayısıyla biz de atalarımızın yoluna tabi oluyoruz. Onlar böyle deyince bakın Allah’ın elçisi çok tekitli bir ifadeyle şöyle buyuruyor:
Yemin olsun ki, sizler de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz. Allah yanında hiçbir değer ifade etmeyen bu âciz varlıklara ibadet etmekle atalarınız da, onların yolunu körü körüne sürdüren sizler de çok büyük bir sapıklık içindesiniz.
Biz atalarımızı bir din, bir yol üzerine bulduk, biz de onların izleri üzerinde gideceğiz. Onlar bizi nereye çekerlerse, nereye sürüklerlerse oraya doğru gideceğiz diyorlar.
Tıpkı şu anda müslümanım diyen insanlardan pek çoğunun kör bir taklidin peşine takılıp, dinlerinin aslını araştırma gereği duymadan atalarından intikal edenin doğruluğuna güvenerek onların izlerini takip ettikleri gibi. Bu tür insanların bizim toplumda çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Allah korusun bu insanların ne amel edecek bir kitapları var, ne kitaptan haberleri var, ne de dayandıkları bir delilleri vardır.
Bunların işi gücü kör taklittir. Dinin temel kaynakları olan kitap ve sünneti tanıma ve amellerini onlara dayandırma zahmetinden kaçan bu taklitçiler, atalarının sünnetine tabi olarak kolay yoldan doğru yolu bulabileceklerini zanneden zavallılardır.
BASAİRUL KUR’AN
Zemahşerî’nin tefsir süzgecinden bu iki ayetin açıklaması şu şekildedir:
1- Delilsizlik ve Kör Taklitçilik (Taklit): Zemahşerî, kavmin bu cevabının acziyetin en net göstergesi olduğunu belirtir. Hz. İbrahim onlardan akli bir gerekçe istemişken, onlar hiçbir mantıklı argüman veya kanıt sunamamışlardır. Tek sığınakları, geçmişten devraldıkları körü körüne taklitçiliktir (taklit).
Aklın Devre Dışı Bırakılması: Zemahşerî'ye göre bu cevap, aklı kullanmayı reddeden tüm toplumların ortak refleksidir. İnanç konularında delile dayanmak yerine "Atalarımız böyle yapıyordu, biz de aynısını yapıyoruz" demek, insanı hayvani bir boyuta indirger. Zemahşerî, burada dini konularda taklitçiliğin ne kadar büyük bir uçurum olduğunu sert bir dille vurgular.
2- (İbrahim) dedi ki: 'Andolsun, siz de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz.'
Zemahşerî, bu ayetteki kelime tercihleri ve cümle yapısı üzerinde durarak Hz. İbrahim'in muhataplarına nasıl sarsıcı bir darbe vurduğunu açıklar:
Vurgulu İfade (Tekit): Ayetteki "Lekad kuntum..." ifadesi son derece güçlü bir vurgu içerir. Başındaki "Lâm" harfi yemin anlamı taşır, "kad" edatı ise kesinlik bildirir. Hz. İbrahim, onların durumunun şüphe götürmez bir hüsran olduğunu en üst perdeden ilan etmektedir.
"Siz ve Babalarınız" (Ortak Sorumluluk): İbrahim, sadece yaşayan kavmini değil, kutsallaştırdıkları atalarını da aynı "sapıklık" dairesinin içine alır. Zemahşerî burada şu hassas noktaya dikkat çeker: Taklit eden de, taklit edilen de sorumlulukta eşittir. Ataların geçmişte yaşamış olması veya çok olması onları haklı kılmaz. Aklı kullanmayan her iki taraf da suç ortağıdır.
Zamir Tekrarının (Entum) Sırrı: Ayette "Siz ve babalarınız..." denilebilecekken, araya bir de vurgu zamiri olan "entum" (siz kendiniz) eklenmiştir. Zemahşerî, bu dilsel inceliğin amacını şöyle açıklar: Hz. İbrahim, muhataplarının şahsi sorumluluklarından kaçamayacaklarını yüzlerine vurmaktadır. Atalarının arkasına saklanarak kendilerini temize çıkaramayacaklarını, her bireyin kendi iradesinden mesul olduğunu vurgular.
Apaçık Sapıklık (Dalâlin Mubîn): Zemahşerî, buradaki "mubîn" (apaçık/ortada olan) sıfatının altını çizer. Kendi elleriyle yonttukları, kendilerine ne bir fayda ne de zarar verebilecek cansız taşlara tapmanın saçmalığı o kadar ortadadır ki, bunu anlamak için derin felsefi bilgilere gerek yoktur. Temiz bir akılla bakan her insan bu sapıklığı hemen görebilir.
Özetle;
Zemahşerî tefsirine göre bu iki ayet; aklın özgürleştirilmesi ve gelenekselleşmiş yanlışların kutsanmasına karşı bir başkaldırıdır. Hz. İbrahim, babalarının yolunu körü körüne takip eden kavmine, taklitçiliğin insanı sürüklediği "apaçık sapıklığı" en yalın ve sarsıcı vurgularla ilan etmiştir.
EL KEŞŞAF TEFSİRİ


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.