"Onlar, görmedikleri hâlde Rablerinden korkarlar"

"Onlar, görmedikleri hâlde Rablerinden korkarlar"

Onlar, görmedikleri hâlde Rablerinden korkarlar ve kıyamet saatinden de titrerler. Enbiya/49

Dosya:Enbiya 49.png

Onlar, görmedikleri hâlde Rablerinden korkarlar ve kıyamet saatinden de titrerler. Enbiya/49


"Takva sahipleri öyle insanlardır ki, âhireti görmedikleri halde, dünyada iken de rablerinin, kendileri­ni cezalandırmasından korkarlar. Böylece Allah´ın kendilerine göndermiş oldu­ğu emirleri tutar yasaklarından kaçınırlar. Bununla beraber onlar, kıyametin kopma ânından da çok çekinirler. Zira onlar, dünyada iken bir kusur işlemiş ola­rak âhirette o işlediklerinden dolayı hesaba çekileceklerinden korkarlar.

Evet o muttakiler, kitapla yol bulanlar, gıyaben Rablerinden korkanlardır. Evet onlar Rablerini görmüyorlar, ama vahye imanları gereği, muhsin olmaları gereği Rablerinin sürekli kendilerini gördüğünü, sürekli O’nun kontrolü altında olduklarını bilirler. Allah’ı gücendirmekten, O’nu razı edememekten korkarlar.

Ve bir de onlar saat konusunda, kıyâmet saati konusunda da tir tir titrerler. O saati hep gündemde tutarlar. Kıyâmetin hesabını kitabını bir an bile unutmadan bir hayat yaşarlar. Ne kadar da güzel kulluklar yapmışlarsa da hiçbir zaman kendilerini kesin cennetlik görmezler. Ne yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın daha güzeline lâyık olduğunu ve cennete girebilmek için kesinlikle Allah’ın rahmetine muhtaç olduklarını hiçbir zaman hatırlarından çıkarmazlar. Âhireti, hesabı kitabı daima iki kaşlarının arasında hissederler. Acaba rızasına ulaşamadık mı? Acaba memnun edemedik mi? diye sürekli içlerinde bir endişe taşırlar. Hesabın kötüsünden, kötü hesaptan korkarlar. Rablerinden, Rablerinin rahmetinden ve cennetinden kesinlikle ümitlerini kesmemekle beraber, acaba mı ki? diye yine de korku içinde bir hayat yaşayarak her an daha iyiye, daha güzel bir müslümanlığa çabalarlar. Evet işte böyle âhiret konusunda, ölüm ötesi hayatın hesabı kitabı konusunda müşfik olan, tir tir titreyen insanlardır muttakiler. Allah bizleri de onlardan eylesin inşallah.

BASAİRUL KUR’AN


Zemahşerî’nin bu ayete dair yaptığı tefsirini şu şekilde özetleyebiliriz:

​1. ​Zemahşerî, ayette geçen "bil-gayb" (بِالْغَيْبِ) ifadesi üzerinde önemle durur ve buna iki temel mana yükler:

​Gözlerden Uzakken (Gizlide de Aynı Olmak): Müminlerin, insanların görmediği, yalnız kaldıkları gizli mekanlarda bile tıpkı topluluk içindeymiş gibi Allah’tan korkmaya ve O'na saygı duymaya devam ettiklerini belirtir. Yani onların haşyeti (korku ve saygısı) gösterişten uzaktır, ihlaslıdır.

​Görmedikleri Halde İman Etmek: Allah’ı dünya gözüyle görmedikleri, kıyameti ve ahiret ahvalini henüz müşahede etmedikleri halde, akli ve nakli delillere dayanarak gayba sarsılmaz bir şekilde inanıp korkarlar.

​2. ​Zemahşerî, dil bilimci ve belâgat ustası kimliğini konuşturarak ayette Allah için "yahşevne" (korkarlar), kıyamet için ise "müşfikûn" (titrerler/endişe ederler) kelimelerinin seçilmesindeki nüansı açıklar:

​Haşyet (خَشْيَة): Tazim ve iclalden (büyüklük karşısında saygı duymaktan) kaynaklanan bir korkudur. Müminler, Allah'ın celalini ve azametini bildikleri için O'na karşı kalplerinde derin bir saygı korkusu taşırlar.

​İşfâk (إِشْفَاق): Bir tehlikeden, zarara uğrama ihtimalinden dolayı duyulan ürperti ve titremedir. Müminler, kıyamet gününün dehşetini ve oradaki hesabı düşündükçe kendilerini tehlikede hissedip titrerler.

​3. Zamirlerin ve Kelime Düzeninin Rolü
​Zemahşerî, cümle yapısındaki vurguya dikkat çeker. Kıyametle ilgili kısımda "ve hum" (ve onlar) zamirinin tekrar edilmesini ve "min'es-sâati" (kıyametten) ifadesinin öne alınmasını (takdim) inceler.

​Bu dizilim, müminlerin kıyamet konusundaki endişelerinin ne kadar yoğun, sürekli ve şüpheye yer bırakmaz bir gerçeklik olduğunu vurgulamak içindir. Onlar, başkaları kıyameti umursamazken, adeta her an o saatin bilincinde olarak ürpermektedirler.

​Özetle; Zemahşerî’ye göre bu ayet, takva sahibi gerçek müminlerin psikolojik ve imani durumunu özetler. Onlar hem yalnız başlarınayken ihlaslı birer kuldur hem de Allah’ın azameti karşısında saygıyla, kıyametin dehşeti karşısında ise derin bir sorumluluk bilinciyle titrerler.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir