" O, bir zaman babasına ve kavmine "Tapıp durduğunuz bu hey­keller de nedir " demişti"

" O, bir zaman babasına ve kavmine "Tapıp durduğunuz bu hey­keller de nedir " demişti"

" O, bir zaman babasına ve kavmine "Tapıp durduğunuz bu hey­keller de nedir " demişti. Enbiya / 52

" O, bir zaman babasına ve kavmine "Tapıp durduğunuz bu hey­keller de nedir " demişti. Enbiya / 52

Rabbimizin rüşte ulaştırdığı İbrahim (a.s) babasına ve toplumuna dedi ki: Samimiyetle kulluk ettiğiniz bu putlar, bu heykeller ne anlama geliyor?

Evet insanlar kendi kafalarından, kendi hevâ ve heveslerinden bir şeyler üretiyorlar ve onlara tutunarak Allah sistemiyle savaş vermeye kalkışıyorlar. Diktikleri bu putlara dokunulmazlıklar izafe ederek, onların kesin doğru olduklarını kabul ederek onların tartışılmasına bile izin vermiyorlar.

Eskiden müşrik Araplar helvadan put yapıyorlar, bir süre tapınıyorlar, sonra acıkınca da onu yiyiveriyorlardı. Şimdi de aynen öyledir. Yasa yapıyorlar, bir süre o yasalara saygı duyup uyguluyorlar onları, ama daha sonra işlerine gelmeyince de o yasaları yiyiveriyorlar. Hani şimdi şu anda on sene önceki yasalar var mı? Nerede onlar? Halbuki o günlerde o yasalar yüzünden ne canlar yakmışlardı değil mi?

Daha ileriye gitmeden, İbrahim (a.s) kıssasından bu olayın burada yer almasının nedeninin, Kureyşlilerin yanlış inançlarını düzeltmek olduğuna dikkat edilmelidir. Burada onları şiddetle sarsıp uyarmak amaçlanıyor. Çünkü Kureyşliler, Hz. ibrahim'in (a.s) soyundan geliyorlar ve bununla övünüyorlardı. Kabe'nin koruyucuları oldukları için Arabistan'ın en önemli kabilesi olmuşlardı. Bu nedenle bu cevaba ilgisiz kalamazlardı.

BASAİRUL KUR’AN


Zemahşerî’nin bu ayete dair analizler şu ana başlıklar altında toplanır:

1- ​Zemahşerî, Hz. İbrahim’in kavminin kutsal kabul ettiği bu varlıklar için "ilahlar" (âlihe) veya "putlar" (esnâm) gibi kelimeler yerine özellikle "temâsîl" (tekili timsâl: heykel, resim, içi boş gölge/suret) kelimesini seçtiğine dikkat çeker.

​Hz. İbrahim, bu kelimeyle tapınılan nesnelerin hiçbir gücü, canı ve ilahi vasfı olmayan, sadece taştan veya çamurdan yontulmuş değersiz birer cisim (görüntü) olduğunu vurgulamıştır.
​Böylece daha ilk kelimede, onların inanç nesnelerini zihinlerde küçümsemiş ve aşağılamıştır.

​2. "Şu..." (Hâzihî) İşaret İsminin Sırrı
​Ayette geçen ve yakın mesafedeki nesneleri işaret eden "hâzihî" (şu/bu) kelimesinin kullanımına değinen Zemahşerî, buradaki hitap tarzının da muazzam bir belagat inceliği barındırdığını söyler:

​Hz. İbrahim, putları işaret ederken adeta eliyle çok sıradan, alelade bir nesneyi gösterir gibi davranmıştır.

​Bu kullanım, kavminin gözünde büyüttüğü, göklere çıkardığı o putların aslında göz önünde duran, hareket dahi edemeyen, alelade ve basit varlıklar olduğunu yüzlerine vurma amacı taşır.

​3- ​Zemahşerî, Hz. İbrahim’in sorduğu "Bu heykeller de ne oluyor?" sorusunun gerçekte bir bilgi edinme sorusu olmadığını belirtir.
​Bu soru, belagatte tecâhül-i ârif (bilip de bilmezlikten gelme) ve teğâbî (farkında değilmiş gibi davranma) yöntemidir.

​Hz. İbrahim, onların bu heykellere taptığını çok iyi bilmektedir. Ancak soruyu sorarak onları köşeye sıkıştırmayı, akıllarını kullanmaya zorlamayı ve "Sahi, biz neye tapıyoruz?" diye kendi kendilerini sorgulamalarını hedeflemiştir.

​4- ​Zemahşerî, ayetteki "lehâ âkifûn" (onlara ibadetle bağlanıp kalmışsınız) ifadesindeki i'tikaf (bir yerde ibadet amacıyla sürekli kalmak, bağlanmak) kavramına vurgu yapar:

​Kavmin putların önünde saygıyla, hiç kımıldamadan durmasını ve onlara sarsılmaz bir bağlılık göstermesini eleştirir.

​Müfessir, aklı ve iradesi olan bir insanın, hiçbir fayda veya zarar vermekten aciz cansız nesnelerin önünde bu derece boyun büküp "bağlanıp kalmasını" insan onuruna yakışmayan, akıl dışı bir tutsaklık olarak nitelendirir.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir