Bu, mübarek bir kitaptır. Biz onu indirdik

Bu, mübarek bir kitaptır. Biz onu indirdik

Bu, mübarek bir kitaptır. Biz onu indirdik. Şimdi siz onu inkâr mı ediyorsunuz? Enbiya / 50

Dosya:Enbiya 50.png

Bu, mübarek bir kitaptır. Biz onu indirdik. Şimdi siz onu inkâr mı ediyorsunuz? Enbiya / 50

İşte Azîz olan Allah’tan gelme Azîz olan ve müntesiplerini Azîz kılan bir zikir. İşte yeryüzünün en büyük gündemi. Hem de bereketli olan, kendisiyle birlikte olanların hayatlarını bereketlendiren, ona sarılanları, onunla hareket edenleri cennete ulaştıran bir zikir.

İşte şu anda yeryüzünde en büyük zikir olan, yeryüzünde en mübarek olan bir kitapla beraberiz. Kim bu zikre tabi olursa, kim bu zikirle bir hayat yaşarsa, kim bu zikri okur, anlar, konuşur ve insanlara ulaştırırsa, insanların gündemlerini bu zikirle oluşturma kavgası içine girerse, kesinlikle bilesiniz ki yeryüzünün en mübarek insanı odur. Yeryüzünde tebrik edilecek tek insan odur. Hal böyleyken:

Siz böyle mübarek bir Kitabı, böyle tebrike şayan bir zikri inkâr etmeye mi çalışıyorsunuz? Gündemlerinizi bu kitabın dışında başka şeylerle mi oluşturmaya çalışıyorsunuz? O zaman o gündemlerinizin bereketsizliği içinde mahvolup gitmeye hazır olun.

BASAİRUL KUR’AN


Râzî'nin, bu ayetin Tefsîr-i Kebîr’deki ana hatlarını şöyle özetleyebiliriz:

​1. Kur'an'ın "Zikir" (Öğüt/Hatırlatma) Olarak Vasfedilmesi
​Râzî, Kur’an’a "zikir" denmesinin arkasındaki hikmetleri birkaç açıdan ele alır:

​Fıtri Bilginin Hatırlatılması: Râzî’ye göre insan aklı, Allah’ın varlığı ve birliği gibi temel doğruları kavrayacak bir fıtratla yaratılmıştır. Kur’an, insana aslında bildiği ama gaflet, taklit veya dünya telaşıyla unuttuğu bu fıtri gerçekleri hatırlatan (zikir) bir uyarıcıdır.

​Şeref ve Şan: "Zikir" aynı zamanda şan, şeref ve şöhret anlamına gelir (Zuhruf, 44. ayete atıfla). Kur’an, ona tabi olan toplulukları yeryüzünün en şerefli ümmeti haline getiren bir kaynaktır.

​2. "Mübarek" Kelimesinin Derinliği
​Râzî, ayette geçen "mübarek" (bereketli, hayrı bol ve kalıcı) ifadesini akli ve nakli delillerle açar:

​Tükenmez Hayır Kaynağı: Kur’an’ın bereketi, zaman ve mekânla sınırlı değildir. Kıyamete kadar insanlığın hem dünyevi nizamını hem de uhrevi saadetini inşa edecek hükümler barındırır.

​Hidayet Rehberi: Takip edene sunduğu hidayet, kalplere verdiği şifa ve toplumsal adaleti sağlama gücü onun en büyük bereketidir. Râzî, az bir lafızla (kelimeyle) sonsuz manalar ifade etmesini de Kur’an’ın mucizevi bereketi olarak görür.

​3. "Şimdi Siz Bunu İnkâr mı Ediyorsunuz?" Sorusunun Tahlili

​Ayetin sonundaki bu soru, Râzî’ye göre bir inkâri istifham (kınama ve hayret bildiren soru) biçimidir.

​Akli Tutarsızlığın Yüzüne Vurulması: Önceki ayetlerde Hz. Musa ve Hz. Harun’a verilen Tevrat’ın bir nur ve zikir olduğu övülmüştür. Râzî der ki: "Ey müşrikler ve kitap ehli! Madem geçmiş peygamberlere gelen kitapların zikir ve nur olduğunu kabul ediyorsunuz, o halde aynı kaynaktan gelen, insanlığa hayır ve bereketten başka bir şey sunmayan bu muazzam Kitap’ı hangi akli gerekçeyle inkâr edebiliyorsunuz?"

​Gafletin Kınanması: Bu kadar açık, faydalı ve mucizevi bir "zikir" karşısında yüz çevirmek, ancak kör bir inat ve fıtrattan uzaklaşmakla açıklanabilir.

​Özetle Râzî der ki: Enbiyâ 50, Kur’an’ın insanlık için ilahi bir lütuf, bir şeref ve tükenmez bir hayır (bereket) kaynağı olduğunu ilan eder. Bu kadar büyük bir nimeti arkalarına atanlar ise akli ve ahlaki açıdan derin bir çelişki içindedirler.

TEFSİRİ KEBİR

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir