1. HABERLER

  2. BASIN AÇIKLAMASI

  3. İhya-Der’den Hukuksuzluğu Kınayan Açıklama
İhya-Der’den Hukuksuzluğu Kınayan Açıklama

İhya-Der’den Hukuksuzluğu Kınayan Açıklama

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, İhya-Der merkez yönetici ve üyeleri ile ilçe temsilcilerine verdiği cezalalar bir basın açıklaması ile kınandı. Mustazaf-Der de protesto çağrısında bulundu.

16 Ocak 2010 Cumartesi 14:58A+A-

- Kutlu Doğum Haftası Etkinliklerini organize ettiği...

- İsrail'in Filistin'e yaptığı saldırılarda ölenler adına gıyabi cenaze namazı kılınarak sonrasında yapılan basın açıklamasına katıldığı ve organize ettiği…

- Filistin'e Destek Mitingi adı altında düzenlenen etkinliğe katıldığı ve organize ettiği…

- Mekke'nin Fethi Gecesi adı altında düzenlenen etkinliği organize ettiği…

gibi nedenleri gerekçe göstererek İhya Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği'nin merkez yönetici ve üyeleri ile ilçe temsilcilerine verilen cezalar Elazığ'da faaliyetlerini sürdüren İhya-Der tarafından yapılan bir basın açıklamasıyla protesto edildi.

İhya-Der'in yaptığı açıklamada "Yargı kurumlarından sadır olan keyfi ve çelişik kararlar,  ideolojik yaklaşımların hukuku gölgelediği Türkiye'de yargı sorununun giderek daha bir derinleştiğini ortaya koymaktadır." ifadesine yer verildi.

Açıklamada şunlara dikkat çekildi:

Tüm faaliyetleri Dernekler İl Müdürlüğü'nün ve Elazığ Emniyet Müdürlüğü'nün izin ve denetimi altında olan ve yaptığı etkinliklerden dolayı haklarında bugüne kadar herhangi bir takibat ve soruşturma başlatılmamış olan İhya-der ile ilgili olarak yapılan operasyon ve verilen mahkeme kararı, evrensel hukuk ilkelerine, adalete ve hakkaniyete aykırı olup söz konusu kararın kamu vicdanında derin yaralar açacağı muhakkaktır.

Zira iddianamede derneğin tamamen yasal çerçevede ve yetkili kurumlardan izin alarak muhtelif tarihlerde tek başına ya da diğer STK' larla birlikte yapmış olduğu, Filistin ve Gazze ile Dayanışma Mitingi, Kutlu Doğum Programları, Kerbela ve Hz.Hüseyin'i Anma Programları vb. sosyal ve kültürel etkinlikler adeta yasadışı faaliyetlermiş gibi gösterilerek ceza davası açılmış ve yargılamayı yapan mahkeme de söz konusu haksız ve hukuksuz gerekçelerle cezalandırma yoluna gitmiştir. Söz konusu yargı kararı ile dernek yönetici ve üyelerine yasadışı örgüt üyesi muamelesi yapılmış, dernek üyeliği yasadışı örgüt üyeliği ile eşdeğer kabul edilmiştir. Aynı davada ve benzer gerekçelerle haklarında dava açılmış olan İhya-Der Malatya Şubesi yöneticilerinin tümü hakkında beraat kararı verilirken, Dernek merkezi yönetimine bu haksız cezaların takdir edilmesi, karardaki çelişkiyi açıkça ortaya koymaktadır.

Bu güne kadar yasadışı hiçbir faaliyette bulunmayan, şiddet ve teröre açıkça karşı olan İhya-der'in yönetici ve üyelerinin yaşadığı süreçten derin kaygı ve üzüntü duymaktayız. 

Legal çalışmayı esas edinen, başta fakirlik ve cehaletle mücadeleyi esas alan kurum ve kişilerin hedef alınması, derneklere illegal örgüt, dernek üyesi olarak faaliyet yürüten kişilere de terörist muamelesi yapılması hukuki hiçbir kritere uymamaktadır.

"Demokratik açılım" çerçevesinde, dağdan inen silahlı örgüt elemanlarına bile reva görülmeyen ceza ve muamelelerin, resmi olarak mülki idarenin izin ve denetimi altında faaliyet yürüten STK üyelerine reva görülmesini anlamlandırabilmek mümkün değildir.

Mevcut yasalar, farklı düşüncelere sahip kişilere yasal olarak kendini ifade etme ve örgütlenme hakkı sunmaktadır. Bu haktan istifade eden tüm kişi ve kuruluşlara karşı devletin güvenlik güçleri başta olmak üzere tüm kurum ve yetkilileri saygı göstermeli ve destek olmalıdır. Bu hukuk devleti olmanın olmazsa olmazlarındandır.

Toplumu tek tipleştirmeye yönelik, ortaya konan baskı ve sindirme operasyonları, 28 Şubat post-modern darbesinin izlerini taşırcasına, bazı İslami yayınların dahi örgütsel doküman olarak değerlendirildiği, bu yayınları bulunduranlara yasadışı örgüt üyesi muamelesi yapılması noktasına kadar varabilmektedir.

Tüm bu hukuk dışı, keyfi uygulamalar sistemin kendisi gibi olmayanlara ve kendisi gibi düşünmeyenlere karşı tahammülsüzlüğünü göstermektedir. Yıllardır zorba ve dayatmacı tavrını devam ettiren sistem, muhaliflerine hayat hakkı tanımamaya devam etmektedir.

Devletin anayasal kurum ve kuruluşları toplumsal barışın sağlanabilmesi için, farklı düşüncelerdeki tüm legal yapıları muhatap almalı ve halkı ile barışmalıdır. Halkın İslami ve insani tüm taleplerine cevap vermeli, ötekileştirmekten ve terörist göstermekten vazgeçmelidir.

Yasama ve Yargıda insan hak ve özgürlükleri adına, örgütlenme serbestîsi adına yapılan iyileştirmeler, oluşturulan içtihatlar dikkate alındığında, yasal ve meşru zeminde düşünen, düşüncelerini ifade eden ve düşünceleri etrafında örgütlenen insanların çok kaba ve katı bir şekilde suçlanmalarının ve ağır cezalara çarptırılmalarının hukuka güveni zedelediği ve toplumsal huzuru dinamitlediği görülmelidir.

Bu vesile ile başta İhya-der yönetici ve üyeleri ile diğer Sivil Toplum Kuruluşlarına sindirme ve korkutma amaçlı yapılan her türlü baskıyı, ayrımcılığı ve hukuksuzluğu kınıyor, verilen yanlış kararın yüksek yargıdan dönmesi temennisiyle tüm kesimleri bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz. 

İHYA-DER'in bu açıklamasına AB-I HAYAT DERNEĞİ, ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ, ELAZIĞ İHH, FURKAN VAKFI, HU-DER, HÜR-DER, İMAM HÜSEYİN DERNEĞİ ve KALEM-DER de destek verdi.

14 Ocak 2010'da görülen davanın karar duruşmasında 23 sanıktan 18'ine 7,5 yıl, dernek başkanına ise örgüt yöneticiliğinden 10 yıl ve cezayı yüzde 50 artırarak 15 yıl ceza verilmişti.


MUSTAZAF-DER İSTANBUL ŞUBESİ'NDEN PROTESTO ÇAĞRISI

Mustazaf-Der'den yapılan açıklamada İhya-Der yönetici ve üyelerine verilen cezaların 17 Ocak 2010 Pazar günü saat 13:00'te Fatih Saraçhane Parkı'nda, destekte bulunan farklı STK'lar ve basın yayın organları beraberliğinde bir basın açıklaması ile protesto edileceği duyuruldu.