Gülen'in Darbe Kalkışmasındaki Parmak İzleri

25.07.2016 10:36
Gülen'in Darbe Kalkışmasındaki Parmak İzleri
Bir haftada kamuoyuna yansıyan veriler arasında darbe kalkışması ile Fethullah Gülen bağlantısını ortaya koyan pek çok şey var.

Hükûmet, önümüzdeki günlerde iki bakanını Amerika’ya gönderip Fethullah Gülen’in iadesini isteyecek. Ellerinde Gülen’in 15 Temmuz darbe kalkışmasındaki rolüne dâir delilleri içeren dosya olacak. O dosyanın içeriği belli değil ancak geçen bir haftada kamuoyuna yansıyan veriler arasında kalkışmadaki “Pensilvanya bağlantısı”nı ortaya koyan pek çok şey var.

1- Aranan Polisler, Darbeci Askerlerin İçinden Çıktı

Darbede “Gülen bağlantısı”na dâir ilk işaret darbe gecesi sokaktan çıktı. Darbeci askerler ile birlikte olaylara karışanlar arasında “paralel devlet yapılanmasına yönelik soruşturmalar kapsamında hakkında dava açılan ancak bir türlü bulunamayan polisler” de vardı. Paralel yapı soruşturmaları kapsamında hakkında dava açılan eski emniyet müdürü Mithat Aynacı, İstanbul Emniyetinin önünde askerî zırhlı aracın içinde yakalandı. Firari polis müdürü Aynacı’nın üzerinde asker kamuflajı vardı.

mithat_aynaci.jpg

Yakalanan Polis Müdürü: Gülen’e Sempatim Var

Darbe gecesi, darbecilerin içinden çıkan başka polis müdürleri de var. Ankara’da aranan eski polis müdürleri Lokman Kırcalı ve Gürsel Aktepe de Ankara Emniyeti önünde yakalanan askerler arasındaydı. Bu iki isimden Gürsel Aktepe ifadesinde Fethullah Gülen’e sempatisi olduğunu söyledi. Aktepe, meslek hayatı sırasında ABD'ye görevli gittiğini, iki gün Gülen'in evinde kaldığını ve sohbet toplantılarına katıldığını belirtti. Meslekten atıldıktan sonra her ay 4 bin 500 lira maddî destek gördüğünü belirten Aktepe, darbe gecesi kendilerine “Herkes eski görev yerine gitsin.” mesajı geldiğini, bunun üzerine Ankara Emniyetinin önüne geldiğini söyledi.

Aktepe, “15 Temmuz akşamı yapılmak istenen darbenin bu örgütün en tepesindeki kişinin yani Fethullah Gülen’in bilgisi ve talimatı olmadan gerçekleşmesi mümkün değildir.” dedi.

2- Akar’ın Yaveri Yarbay Levent Türkkan’ın İtirafları

Darbenin Gülen bağlantısını ortaya koyan önemli bir gelişmede de TSK içinde yaşandı. TSK’nın tepesindeki isim Genelkurmay Başkanı Hulûsi Akar’ın yaveri Yarbay Levent Türkkan’ın ifadesi bu bağlantıyı bir kez daha ortaya koydu. Levent Türkkan, o gece Genelkurmay Başkanı’nı derdest eden ekibin başındaydı.

levent_turkkan_hulusi_akar.jpg

“Benden Sorumlu Abim Var”

Gülen yapılanmasına mensup olduğunu ifade eden Türkkan, kendisinden sorumlu bir “abi” olduğunu, bu kişinin “Murat abi” olduğunu söylüyor. Fakir bir ailenin çocuğu olduğunu, Gülen örgütünün abileriyle ortaokulda tanıştığını belirten Türkkan 1989’da Işıklar Askerî Lisesi Sınavı’na girerken soruların kendisine verildiğini söyledi.

Genelkurmay Eski Başkanı Necdet Özel’in emir subay yardımcılığı görevini yürüttüğü dönemde Özel’in odasına “Murat abi’nin verdiği dinleme cihazı”nı yerleştirdiğini anlattı.

3- Tuğgeneral Sağır: 10 Yıl Cemaate Hizmet Ettim

Kalkışmada Gülen bağlantısını gösteren ifadelerin bir başkası bir tuğgeneralden geldi.Cuntacıların hazırladığı görevlendirme listesinde yer alan Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugayı Komutanı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Fatih Celaleddin Sağır, Gülen örgütüyle ilişkisini itiraf etti.

Tuğgeneral Sağır ifadesinde, “1988-1992 yılları arasında evlere ve yurtlara gidiyordum, tüm toplantılara katılıyordum. 10 yıl süreyle cemaate hizmet ettim. 2007 yılından sonra özellikle Balyoz ve Ergenekon operasyonlarının ardından uzaklaşmaya başladım, ilişkimi askıya aldım.” dedi.

4- MİT TIR’larından ‘Tutuklu’ General Görevlendirme Listesinde

Darbe girişimi ile cemaat bağlantısını ortaya koyan en dikkat çekici verilerden biri kamuyonun artık yakından tanıdığı bir ismin darbecilerin görevlendirme listesinde olmasıydı.

hamza_celepoglu.jpg

Bu isim Tuğgeneral Hamza Celepoğlu. Celepoğlu, MİT’e ait TIR’ların durdurulmasına ilişkin dava kapsamında tutuklu. Hamza Celepoğlu tutuklu olmasına rağmen cuntacıların “görevlendirme listesi”nde yer alıyordu. Celepoğlu’nun isminin karşısında darbe sonrasındaki görev yeri olarak “Jandarma Genel Komutanlığı Denetleme Başkanlığı” yazıyor. Tutuklu yargılanan Celepoğlu’nun, hakkındaki iddianamede Gülen yapılanmasına bağlı hareket ettiği belirtilmişti. Bu durum sâdece darbedeki değil, MİT TIR’larının durdurulmasındaki “Cemaat bağlantısı”nı da ortaya koyan bir delil nitelinde.

5- Hulûsi Akar’a Yapılan Teklif

Darbenin “Pensilvanya bağlantısı”na dâir en çarpıcı ifadelerden biri ise Hulûsi Akar’ın ifadesinde yer alacak gibi görünüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, France 24'e verdiği mülâkatta, darbecilerin 15 Temmuz'da rehin alınan Orgeneral Hulûsi Akar'a Fethullah Gülen ile görüşmeyi teklif ettiklerini söyledi. Buna göre darbeciler o gece Akar’dan darbe bildirisine imza koymasını isterken, “İsterseniz sizi kanaat önderimiz Fethullah Gülen ile görüştürebiliriz.” dediler. Başbakan Binali Yıldırım NTV’ye verdiği röportajda Hulûsi Akar’ın ifadesinde bu durumu anlattığını söyledi.

Kaynak: Al Jazeera

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim