1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. “Askere Değil, Silah ve Cephaneye İhtiyaç Var”
“Askere Değil, Silah ve Cephaneye İhtiyaç Var”

“Askere Değil, Silah ve Cephaneye İhtiyaç Var”

Suriye’nin Bayırbucak bölgesinde Rusya’ya ait jetlerin bombardımanı altındaki Türkmenler, silah yardımı çağrısı yapıyor.

A+A-

Al Jazeera’ye konuşan Suriye Türkmen Cephesi yetkililerine göre tahrip gücü yüksek bombaların etkisiyle yaralanan yedi savaşçıdan sadece biri hayatta kalabiliyor.

Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Bayırbucak Türkmen bölgesi, günlerdir Rusya’ya ait uçakların bombardımanı altında. Uzun süredir karada rejimin askerleriyle mücadele eden Türkmen birlikleri için kritik dönem, Rusya bombardımanıyla başladı. Karada mücadele etmeye alışkın olan Türkmenlerin ellerinde bombardımana karşılık verecek yeterlilikte gelişmiş silah ve cephane bulunmuyor.

“Orada Müthiş Bir Mücadele Var”

Kritik önemdeki Kızıldağ’ın eteklerinde mücadelesini sürdüren Türkmenlerin Suriye’deki siyasî kanadı Suriye Türkmen Cephesi’nin lideri Abdurrahman Mustafa da Yayladağı’ndan gelişmeleri takip ediyor.

Al Jazeera’ye konuşan Abdurrahman Mustafa, dağın hâkimiyetinin kendilerinde olmadığını ama mücadeleye devam ettiklerini anlattı.

“Kızıldağ’ın tepesini kaybettik. Tabî ki dağ büyük, etekleri var. Eteklerde biz varız ama bu, dağın hâkimiyetinin bizde olduğu anlamına gelmez. Orada müthiş bir mücadele var, karadan ilerleyemiyor rejim. Buradaki İkinci Sahil Tümeni Birliklerimiz direnişe devam ediyor. Tepeyi kaybettiğimizden beri Bayırbucak tamamen Esed güçlerinin menziline giriyor.”.

“Bayırbucak Bölgesi Kaygı Verici Boyutta”

İkinci Sahil Tümeni, Özgür Suriye Ordusu bünyesinde savaşıyor. Suriye Türkmen Cephesi’nden Tarık Sulo’nun Al Jazeera’ye verdiği bilgilere göre, ÖSO unsurlarından az da olsa destek geliyor.

“Karada çatışmalar devam ediyor, Türkmenler şu an çok kritik saatler geçiriyor. Bayırbucak bölgesi kaygı verici boyutta. İnsanî bir mesele değil tamamen askerî bir mesele.”.

“Askere Değil, Silah ve Cephaneye İhtiyaç Var”

Bölgeden gelen bazı Türkmenlerle birlikte Ankara’da yetkililerle gün boyu görüşmeler yapan Sulo, aslında askere değil, silah ve cephaneye ihtiyaç olduğunu söylüyor:

“Bizim elimizde tanklara, toplara karşı mücadele verecek nitelikli silah bulunmuyor. Rusya’ya ait jetlerin ne kadar yoğun bombaladığı, tahrip gücüne sahip olduğunu söylemek gerekir. Bomba niteliği çok farklı, klasik bir bomba değil, dağı taşı, ağaçları yakan, insanlara büyük zararlar veren bombalar kullanılıyor. Öyle ki yaralanan yedi Türkmen’den ancak biri hayatta kalabiliyor.”.

“Hava Bombardımanına Karşı Koyacak Silahımız Yok”

Sulo, uluslararası toplumu bu orantısız güç kullanımının sona ermesi için harekete geçmeye çağırıyor. Eğer bu mümkün olmayacaksa, askerî destek talebinde bulunuyor:

“Bir an önce orantısız gücün kullanılmasının durdurulmasını talep ediyoruz. Karadan Türkmenler onları durduracak imkâna sahip. Ama hava bombardımanına karşı koyacak silahımız yok. Bu durum acilen Birleşmiş Milletler gündemine girmeli. ABD’nin çok gizli saklı bir şekilde Rusya’ya uyarıda bulunduğunu düşünüyorum ama bilemiyoruz. Eğer bu orantısız güç kullanımı sona ermiyorsa, olmuyorsa da Rusya’ya ait silahlara karşılık verecek derecede destek istiyoruz, askerî ve lojistik destek.”.

“Cuma Gününden Sonra Biraz Azalma Oldu”

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’yla sürekli irtibat hâlinde olduklarını söyleyen Abdurrahman Mustafa, Türkiye’nin Rusya’ya yönelik uyarılarının ardından bombardımanda bir miktar azalma olduğunu belirtti. Ancak bunların birbirleriyle bağlantılı olup olmadığını bilmiyor.

“Perşembe günü sabah 5’te başladı, gece saat 10 buçuğa kadar Bayırbucak semalarından Rusya uçakları ayrılmadı hiç. O şiddetli, eşi benzeri görüşmemiş saldırıydı. Bilmiyorum Türkiye’nin Rusya’ya yönelik uyarılarının etkisi mi ama o günden sonra o kadar büyük saldırı olmadı. Tabî ki bugün de var hava bombardımanı, aralıklarla devam ediyor. Kara birliklerine alışığız biz, ama bu çok daha etkin bir bombardıman.”.

“Türkiye Dışında Kimseyle Görüşmedik”

Sulo da Rusya Büyükelçi’nin Türkiye Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı perşembe gününden sonra bir süre Rusya uçaklarının Bayırbucak semalarında uçmadığını, kısa bir rahatlama olduğunu söylüyor. Ancak sonra bombardımanın yeniden başladığını belirtiyor. Sulo, şimdiye kadar Türkiye dışında hiçbir ülkeyle görüşmediklerini de ekliyor.

“IŞİD’le Rusya Mücadele Etmiyor, Biz Ediyoruz”

Abdurrahman Mustafa, Türkmen savaşçıların Halep bölgesinde de IŞİD’le savaştığını hatırlatıyor ve Rusya’nın IŞİD’i değil “ılımlı muhalefet”i bitirmek için operasyon düzenlediğini söylüyor.

“Halep’te Türkmenlerden oluşan Sultan Murad Tugayı da IŞİD’e karşı savaşıyor. Orada iki gün önce iki köy aldık, Harcele ve Delha. Amaç terör örgütüyse Rusya’dan gelip orada bizimle savaşan IŞİD’i vurmasını bekleriz.

IŞİD’le Rusya mücadele etmiyor, biz ediyoruz, Sultan Murad Tümeni mücadele ediyor. Rusya ılımlı muhalefeti bitirmeye çalışıyor. Türkmenlerin bulunduğu bölgeler de stratejik önemde. Bu yüzden sahadaki güçlerin hedefi oluyor Türkmenler.

Sultan Murad Tugayı veya İkinci Sahil Tümeni arasında bir savaşçı geçişi olamıyor çünkü iki taraf da çok zor durumda. Bir taraf rahat olmuş olsa birbirlerine destek olmalarını arzulardık çünkü tümü Suriye Türkmen Cephesi çatısı altında savaşıyor. İki tarafta da çok zor düşmanlarımız var. Yeni katılan gençlerimiz oluyor iki tarafta da.”.

“Türkmenlerin Kampı da Tehdit Altında”

Türkiye sınırındaki Yamada Kampı’nda, üç yıldır savaştan kaçan yaklaşık 25 bin Türkmen barınıyor. Abdurrahman Mustafa’ya göre kamp da tehdit altında:

“Yamada kampı da tehdit altında… Türkiye tarafına geçen çok çok az insan var şu an. Ancak Bayırbucak düşerse Allah korusun, orada insan kalmaz. AFAD cuma günü bizimle koordine hâlde takviye yaptı kampa. Gereken tedbirler şu an anında alınıyor. İnsanî yönden bir sıkıntı yok şu an için.”.

Al Jazeera

HABERE YORUM KAT