1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. ANKARA

  4. Ankara’da 28 Şubatçılara Suç Duyurusu
Ankara’da 28 Şubatçılara Suç Duyurusu

Ankara’da 28 Şubatçılara Suç Duyurusu

Özgür-Der Ankara Şubesi, 28 Şubat Döneminin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hakkında, yeni deliller ışığında suç duyurusunda bulundu.

A+A-

Özgür-Der Ankara Şubesi, 28 Şubat Döneminin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hakkında, yeni deliller ışığında suç duyurusunda bulunmak ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın çıkardığı Kılık Kıyafet yönetmeliği hakkında Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.

Özgür-Der Ankara Şubesi, 28 Şubat Döneminin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hakkında, yeni deliller ışığında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Aslan Değirmenci’nin Çıra Yayınlarından çıkan 28 Şubat’ın çözülen kodları ve 28Şubat’ın istihbarat ağı adlı iki kitabını da savcılığa delil olarak teslim etti.

Derhal yargı önüne çıkarılsınlar

Dilekçede ayrıca şu ifadelere yer verildi: “ ‘28 Şubat Davası’nın gerekçesi ve diğer belgelerin ışığında 28 Şubat 1997 müdahalesine zemin hazırlamak için yapılan çalışmalar ile sonrasında yapılan uygulamaların tümünü suç olarak görüyoruz. Ülkenin önemli bir kesiminin inancına ve varlığına yönelen bu saldırılardan dolayı suç duyurusunda bulunuyoruz. Anılan nedenlerle ülke tarihinde derin etkiler bırakmış, binlerce insanımızın mağduriyetine sebep olmuş bu darbenin faillerinin yargılanması amacıyla iş bu suç duyurusunda bulunma zarureti doğmuştur.”

Özgür-Der Ankara Şube Başkanı Abdurrahman Çeliker ile dernek üyeleri Yusuf Dursun ve İsmail Erkin İlbay imzalı suç duyurusunda, işlenen suç; “Hukuka aykırı bir şekilde kişisel verileri kayıt altına alma, Eğitim hakkını engelleme, haksız olarak yakalama ve tutuklanmalara sebep olacak ortamı hazırlama, Cebir ve tehdit kullanarak hükümetin görevlerini yapmasını engelleme ve hükümeti ortadan kaldırma” olarak belirtildi.

Akıl Tutulması

Milli Eğitim Bakanlığı'nın çıkardığı kılık-kıyafet yönetmeliğinde Başörtüsü Yasağı'nın devam ettirildiğinin vurgulandığı basın açıklamasında AK Parti Hükümetinin, yasakçı zihniyetin sona erdirildiği iddiasının boş bir iddia olduğu belirtildi.

Açıklamada; Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğiyle yeniden düzenlenen ve tüm okullarda uygulanacak olan serbest giyim uygulamasında Başörtüsünün bu uygulamanın dışında tutulmasının bir akıl tutulması olduğu ifade edildi.

İslami Direnişi Bulacaklar

Basın açıklamasını; "Yeni yönetmelikle sürdürülmekte ısrar edilen Başörtüsü yasağı ve diğer tüm yasaklara karşı “Tevhid, Adalet ve Özgürlük” taleplerimizden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.

28 Şubat'ı bin yıl sürdürmeye çalışanlar, karşılarında binlerce yıl sürecek İslami bir direnişi bulacaklardır." sözleriyle sona erdi.

Topluluk Suç Duyurusunu içeren dilekçelerinin yetkili savcıya teslim edilmesinden sonra dağıldı.

ankara-20121130-01.jpg

BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ

28 Şubat 1997'de MGK üyesi Generaller tarafından hükümete dayatılan siyasi, sosyal ve ekonomik bütün alanlarda etkisini uzun yıllar devam ettiren darbe süreci aktörlerinin yargılandığı davada İsmail Hakkı Karadayı ve Süleyman Demirel gibi baş aktörlerin de yargılanması talebiyle buradayız.

Silahlı Bürokrasi tarafından bütün bir ülkeyi ablukaya altına almak, toplumsal kesimleri resmi ideolojinin elinde rehin tutmak, insanlık onuruna, akıl ve mantık ilkelerine deli gömleği giydirmek üzere devlet çeteleri tarafından organize edilen 28 Şubat darbe süreci insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.

28 Şubat darbe süreci; Kemalizm, laiklik, çağdaşlık, batılılaşma gibi değerleri halka zorla benimsetmek, siyasetin işleyişini silahla hizaya sokmak için andıç, brifing, psikolojik savaş ve en nihayet darbe gibi ülke halkının hiç de yabancısı olmadığı insanlık dışı araçların kullanılmasından başka bir şey değildir.

Gazetecilerin andıçlandığı bu süreçte, postal sever gazete ve medya grupları da üstlerine düşen görevlerini eksiksiz yerine getirme gayreti içerisinde olmuşlardır. İslami duyarlılık sahibi insanların Ramazan ayındaki oruçları, okullarda namaz kılan gençler, mevcut eğitim sisteminin resmi ideoloji doğrultusunda tek tipleştirici uygulamalarının ve kutsanması istenen kültlerin çocuklarımıza zorla aşılanmaya çalışıldığının ele alındığı paneller, resmi törenlerdeki kutsama merasimlerinin Allah'a kul olma bilinciyle taban tabana zıt olduğunun ifade edildiği açıklamalar, medya tarafından ilgili mercilere suç unsuru olarak gösterilmeye çalışılmıştır.

28 Şubat Darbesi; ekonomik bir hortumlama sürecinin de adıdır. Vatan-millet edebiyatıyla bankaları boşaltıp ceplerini dolduran darbeciler, halkın malını, yetimin, öksüzün mülkünü hortumladılar. Ahlakın, haysiyetin timsali başörtülü kızlarımızı coplamaktan, mahkemelerde yargılamaktan, hapislere atmaktan çekinmediler. Masum insanlara komplolar tertip ettiler, iftiralar, karalamalar, yalan haberler her günkü sıradan davranışları oldu. Sonuçta, arkalarında talan edilmiş bir ülke, hakları gasp edilmiş ve korkular içerisinde yaşayan bir toplum bıraktılar.

Özgür-Der Ankara Şubesi olarak 28 Şubat Darbesinin baş aktörleri olduklarına inandığımız dönemin Genel Kurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ve dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de aynı davada yargılanmalarını talep ediyoruz.

Arjantin’de binlerce insanı katleden diktatör Pinochet’in yaşına değil, yaptığı insanlık dışı icraatlarına bakarak mahkeme önüne çıkaran ve zulmettiği binlerce masum insanın hakkını soran mahkeme ve savcıların dirayeti gibi bir örnekliğin bu davada da gösterileceğini umuyoruz.

Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğiyle yeniden düzenlenen ve tüm okullarda uygulanacak olan serbest giyim uygulamasında Başörtüsünün bu uygulamanın dışında tutulmasının bir akıl tutulması olduğunu ifade ediyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığının yeni kılık kıyafet yönetmeliği özgürlük alanını genişletmek ve mağduriyetleri gidermek noktasında beklentileri karşılamaktan uzak bir adım olmuştur. Bakanlıkça gelecek öğretim döneminden itibaren uygulanmak üzere hazırlanan ve Resmi Gazetede yayımlanan kılık kıyafet yönetmeliği ile eğitim alanında süregelen yasakçı zihniyetin sona erdirildiği iddiası boş bir iddiadır.

AK parti Hükümeti’nin bu akıl tutulmasından bir an önce kurtulmasını talep ediyoruz. Halen pek çok okulda başörtülü eğitim görme ısrarlarından dolayı pek çok kızımız baskılara maruz kalmaktalar. Sizin bu zalimlerden ve zulüm dönemlerinden farkınız sadece İmam Hatip okullarında ve seçmeli Kur’an derslerinde başörtüsü takabilme serbestîsi mi olacak? Buna razı olacak mısınız? Bilin ki, biz asla razı olmayacağız!

Sonuç olarak bizler, mahkeme ve suç duyurusu sonucu ne olursa olsun darbecilerin karanlık uygulamalarına, hukuksuzluklarına, ideolojik eğitimlerine ve baskılarına asla teslim olmayacağımızı, vahyin aydınlığında ve Resullerin örnekliğinde ömrümüzün son anına kadar direnmeyi hayat tarzı haline getireceğimizi ilan ediyoruz.

Yeni yönetmelikle sürdürülmekte ısrar edilen Başörtüsü yasağı ve diğer tüm yasaklara karşı “Tevhid, Adalet ve Özgürlük” taleplerimizden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.

28 Şubat'ı bin yıl sürdürmeye çalışanlar, karşılarında binlerce yıl sürecek İslami bir direnişi bulacaklardır.

ÖZGÜR-DER ANKARA ŞUBESİ 

HABERE YORUM KAT

2 Yorum