İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak hakkında, "Sezer kına yaksın!" başlıklı yazısında 10. Cumhurbaşkanı Sezer'e "hakaret" ettiği iddiasıyla 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu'nun 158/2. maddesinde yer alan "cumhurbaşkanına hakaret" suçundan yargılanması talebiyle dava açtı. Yargılamayı yapan Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi, "yazıda yer alan sözler kaba olsa da nezaket sınırlarını aşsa da salt argo olmadığı" gerekçesiyle Dilipak hakkında beraat kararı verdi.
Başsavcılığın beraat kararını temyiz etmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını onadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da "Dilipak'ın yazısında, cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini kötüye kullandığı yolunda küçük düşürücü ithamlarda bulunduğu ve bunun hakaret eylemini oluşturduğunu" iddia ederek Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin onama kararına itiraz etti. İtiraz üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na geldi. Genel Kurul, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazını 11'e karşı 13 üyenin oyuyla kabul ederek, Dilipak'ın 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen "cumhurbaşkanına hakaret" suçundan cezalandırılması gerektiği yönünde karar verdi. Bu karara yerel mahkemenin direnme hakkı bulunuyor. Mahkeme, beraat kararında direnirse konu bir kez daha Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gelecek.