Elbit baskını davasında 7 Filistin yanlısı aktivist hakkında jüri kararsız kaldı

Elbit baskını davasında 7 Filistin yanlısı aktivist hakkında jüri kararsız kaldı

Londra’daki Old Bailey Mahkemesi’nde Elbit Systems fabrikasına yönelik eylemle bağlantılı yargılanan yedi Filistin yanlısı aktivist hakkında jüri, 37 saate yaklaşan müzakerelerin ardından karara varamadı. Sanıklar yeniden yargılanabilir.

İngiltere’nin başkenti Londra’daki Old Bailey Mahkemesi’nde görülen davada, İsrailli silah şirketi Elbit Systems’in Bristol yakınlarındaki fabrikasına yönelik eylemle bağlantılı olarak yargılanan yedi Filistin yanlısı aktivist hakkında jüri hükme varamadı.

Yaklaşık 8 hafta süren duruşmaların ardından jüri, 37 saate yaklaşan müzakerelere rağmen yedi sanık hakkında karar veremedi. Sanıkların yeniden yargılanması gündeme gelebilecek.

Dava kapsamında sekiz kişi, Ağustos 2024’te Bristol yakınlarındaki Filton’da bulunan Elbit Systems fabrikasına düzenlenen baskınla bağlantılı olarak mala zarar verme ve şiddet içeren kamu düzenini bozma suçlamalarıyla yargılanıyordu.

Sanıklardan biri ise mala zarar verme suçundan 9’a 1 çoğunlukla mahkûm edildi. Diğer yedi sanık hakkında ise jüri karar veremedi.

Elbit fabrikasına yönelik eylem

Savcılık, sanıkların fabrikaya giren aktivist gruplara yardım ettiğini ve eylemi organize ettiğini öne sürdü. “Kırmızı ekip” olarak adlandırılan grubun fabrikaya girerek silah ve ekipmanlara zarar verdiği, “siyah ekip” olarak adlandırılan grubun ise dışarıdaki güvenlik görevlilerinin dikkatini dağıttığı iddia edildi.

Ancak sekiz sanığın hiçbirinin eylem sırasında fabrika binasına girdiği ileri sürülmedi.

Sanıkların tamamı suçlamaları reddetti.

Dava, savcılığın “ortak girişim” doktrinine dayanması nedeniyle dikkat çekti. Buna göre sanıkların suçları bizzat işlememiş olmalarına rağmen eylemin planlanmasına veya gerçekleştirilmesine yardım ettikleri iddiasıyla aynı suçlamalarla karşı karşıya kalmaları söz konusu oldu.

Savunma: Deliller suçlamaları desteklemiyor

Sanıkların avukatları, müvekkillerinin eylemle bağlantısını ortaya koyan delillerin yetersiz olduğunu savundu.

Julija Brigadirova’nın avukatı Tom Copeland, müvekkilinin baskınla bağlantılı herhangi bir mali işlem gerçekleştirdiğine veya Signal hesabından eylemin planlanmasına ilişkin mesaj gönderdiğine dair kanıt bulunmadığını belirtti.

Aleksandra Herbich’in avukatı Emma Fenn ise müvekkilinin rolünün büyük ölçüde yemek almak ve yemek yapmaktan ibaret olduğunu söyledi. Fenn, yemek yapmanın şiddet veya mala zarar verme eylemlerine “kasıtlı yardım” olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.

William Plastow’un avukatı Alex Rose da müvekkilinin satın aldığı ekipmanların Elbit fabrikasına yönelik bir eylemde kullanılacağını bilmediğini ileri sürdü.

Plastow’un telefon ve bilgisayarına ilişkin adli incelemelerde de Filton’daki eylemin planlanmasıyla bağlantılı olduğu iddia edilen şifreli belgeye erişim veya Signal üzerinden grup görüşmelerine katıldığına dair kanıt bulunmadığı mahkemeye aktarıldı.

“Terör davasına nasıl dönüştüğünü bilmiyorduk”

Dava sırasında sanıkların terörle mücadele polisi tarafından gözaltına alındığı da ortaya çıktı.

Sanıklardan Teuta Hoxha, gözaltına alınmaları sırasında büyük korku yaşadıklarını belirterek, bir eylemin nasıl olup da terör davasına dönüştüğünü anlayamadıklarını söyledi.

Hoxha, “Hepimiz terörist mahkûmlarmışız gibi tutulduk” ifadelerini kullandı.

Sanıkların tamamı, eylemin güvenlik görevlilerine yönelik şiddet içereceğini bilmediklerini savundu.

Yedi sanığın tamamı daha önce 18 aya kadar tutuklu kaldı. Bu süre, İngiltere’deki standart tutukluluk sürelerinin üzerinde gerçekleşti.

Sanıklardan bazıları cezaevi koşullarını protesto etmek amacıyla açlık grevine de çıktı.

Mahkeme önünde destek gösterisi

Jürinin karar verememesinin ardından sanıklar mahkeme dışında kendilerini destekleyen kalabalık tarafından sloganlarla karşılandı. Sanıkların aileleri ve arkadaşlarıyla sarıldığı ve bazı sanıkların gözyaşlarına hâkim olamadığı bildirildi.

Davanın sonucu, Filistin yanlısı eylemcilerin İngiltere’deki Elbit Systems faaliyetlerine karşı gerçekleştirdiği protestolar ve bu eylemlere yönelik hukuki süreçler açısından da önem taşıyor.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir