Venezuela’nın Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılmayı değerlendirdiği, bununla eş zamanlı olarak Washington ile ülkenin petrol sahalarında ABD’ye geniş bir pay verilmesini öngören görüşmeler yürüttüğü bildirildi.
Bloomberg’e konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklara göre, Venezuela’nın OPEC’ten ayrılması fikri ABD’li yetkililerle yapılan görüşmeler sırasında gündeme geldi. Ancak bu konuda henüz nihai bir karar alınmış değil.
Kaynaklardan bazıları, olası düzenlemelerden birinin Venezuela’daki bazı petrol sahalarının 100 yıllığına ABD’ye kiralanmasını öngörebileceğini belirtti.
Bu gelişme, Venezuela’da ocak ayında yaşanan siyasi dönüşümün ardından Washington’ın ülkenin petrol satışları üzerindeki kontrolünü artırdığı bir döneme denk geliyor.
Bloomberg, Beyaz Saray’ın Venezuela’nın OPEC’ten ayrılma ihtimali ve petrol sahalarına ilişkin görüşmeler konusunda henüz açıklama yapmadığını, Venezuela Enformasyon Bakanlığı’nın da yorum talebine yanıt vermediğini aktardı.
ABD Venezuela petrolünde mülkiyet payı istiyor
Görüşmeleri ilk olarak ABD merkezli Axios gündeme getirdi. Axios, iki ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde, Donald Trump yönetiminin Venezuela’daki geçici hükümetle ülkenin petrol kaynaklarında mülkiyet payı elde etmek amacıyla müzakereler yürüttüğünü bildirdi.
Görüşmelerin, daha önce önde gelen Venezuelalı isimlere ait olan veya Çin bağlantılı kuruluşların kontrolünde bulunan 12’den fazla üretim yapan petrol sahasına odaklandığı belirtildi.
Olası düzenleme kapsamında özel şirketlerin, bunlar arasında ABD’li şirketlerin de bulunması bekleniyor. Bu şirketlerin petrol sahalarını geliştirmesi ve Venezuela hükümetine petrol gelirleri sağlaması öngörülüyor.
Venezuela’nın OPEC içindeki etkisi azaldı
Bloomberg’e göre Venezuela’nın OPEC içindeki önemi, ABD yaptırımları ve ülkenin petrol sektöründe yaşanan iç sorunlar nedeniyle son yıllarda önemli ölçüde geriledi.
Ajansın araştırmasına göre Venezuela’nın petrol üretimi temmuz ayında günlük 1,16 milyon varil seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, ülkenin yaklaşık 10 yıl önceki üretiminin yarısından daha azına karşılık geliyor. Bununla birlikte üretimin yıl başından bu yana yükseldiği kaydedildi.
Bu nedenle Venezuela’nın OPEC’ten olası ayrılışının küresel petrol piyasalarında kısa vadede büyük bir etki oluşturmasının beklenmediği belirtildi. Petrol piyasalarında şu anda bölgedeki savaşın yarattığı gelişmelerin daha belirleyici olduğu ifade edildi.
Venezuela, üretimindeki büyük düşüş nedeniyle şu anda OPEC kapsamında herhangi bir üretim kotasına tabi tutulmuyor. Bloomberg’e konuşan kaynaklardan biri, gelecekte belirlenebilecek üretim kotalarına bağlı olmamanın Venezuela’nın uzun vadede üretimini artırmasına ve Washington’ın petrol fiyatlarını düşürme hedeflerine katkı sağlayabileceğini söyledi.
ABD-Venezuela petrol ittifakı gündemde
Bir başka kaynak ise bazı ABD’li yetkililerin, ABD ile Venezuela arasında kurulacak bir ittifak yoluyla “petrol gücü” oluşturulmasını öngördüğünü belirtti.
Bu yaklaşımın OPEC’in ham petrol piyasasındaki etkisini azaltabileceği değerlendiriliyor.
Venezuela’nın OPEC’ten ayrılması, örgütün birlik ve petrol fiyatları üzerindeki etkisini koruma kapasitesine ilişkin soru işaretlerini artırabilir.
Bu tartışma, Birleşik Arap Emirlikleri’nin dört ay önce OPEC’ten ayrılacağını açıklamasının ardından gündeme geldi. Örgütün kurucu üyelerinden ve ikinci büyük üreticisi Irak da 25 Haziran’da üretim kotasında önemli bir artış sağlanamaması halinde üyeliğini yeniden değerlendirebileceğini açıklamıştı.
Ancak Irak Petrol Bakanlığı aynı gün yaptığı açıklamada bunun hükümetin resmi tutumu olmadığını ve Bağdat’ın OPEC’te kalmayı, buna karşılık daha yüksek bir üretim kotası talep etmeyi planladığını bildirdi.
OPEC’te bölünme riski
Bloomberg’e göre örgüt içerisindeki ayrışmaların derinleşmesi, üreticileri pazar payı konusunda daha sert bir rekabete sürükleyebilir. Bu durum, 2020’de yaşanan petrol fiyat savaşına benzer bir sürecin yeniden ortaya çıkması riskini beraberinde getirebilir.
Venezuela’nın olası ayrılışı aynı zamanda uluslararası petrol şirketlerinin ülkenin petrol sektörünün yeniden yapılandırılmasına daha fazla dahil olmasının önünü açabilir.
Bunun küresel petrol arzına yeni miktarlar eklemesi ve Uluslararası Enerji Ajansı ile diğer kuruluşların önümüzdeki yıllarda öngördüğü küresel arz fazlasını artırması da mümkün.
ABD’nin en büyük ikinci petrol üreticisi olan Chevron, nisan ayında Venezuela ile varlık takasına ilişkin bir anlaşma imzalamış ve bu anlaşmanın ülkedeki faaliyetlerini önemli ölçüde genişletmesi beklenmişti.
Venezuela OPEC’in kurucu üyelerinden
Venezuela, 1960 yılında kurulan OPEC’in beş kurucu üyesinden biri. Ülke ayrıca 2016’da OPEC üyeleri ile OPEC dışındaki üreticileri bir araya getiren OPEC+ ittifakının oluşturulmasında da önemli rol oynadı.
Rusya’nın başını çektiği OPEC+ yapılanması, uzun yıllar boyunca küresel petrol arzını ve fiyatlarını etkileyen temel mekanizmalardan biri oldu.
Ancak ABD’de kaya petrolü üretiminin artması ile Guyana ve Brezilya’da gerçekleştirilen büyük petrol keşifleri, son yıllarda OPEC ve OPEC+ ittifakının piyasayı kontrol etme kapasitesini sınırladı.

