CNN, ABD’nin İran’a yönelik savaşının yalnızca İran ve Orta Doğu’yu değil, dünya genelinde güvenlik dengelerini, enerji piyasalarını ve ABD’nin küresel konumunu da olumsuz etkilediğini yazdı.
CNN’in haberine göre, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaş, doğrudan veya dolaylı biçimde çatışmayla bağlantılı olan çok sayıda aktör için ciddi sonuçlar doğurdu.
Haberde savaşın İran halkı, Orta Doğu’nun diğer bölgelerinde yaşayan milyonlarca insan ve artan maliyetlerle karşı karşıya kalan dünya genelindeki tüketiciler açısından “felakete” dönüştüğü belirtildi.
Trump’ın savaş hedefleri değişiyor
CNN, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaş hedeflerinin henüz gerçekleşmediğini ve hedeflerin süreç içerisinde sürekli değiştiğini kaydetti.
Washington’ın başlangıçta İran’ın tamamen teslim olmasını, yönetimin değişmesini ve İslam Cumhuriyeti’nin nükleer hedeflerinden vazgeçmesini talep ettiği belirtilirken, son dönemde ABD’nin taleplerinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve Tahran’ın nükleer programının sınırlandırılması noktasına geldiği ifade edildi.
Haberde, savaşın “öngörülmeyen sonuçlarının” Orta Doğu’nun çok ötesine yayıldığı, küresel güvenliği etkilediği ve ABD’nin uluslararası konumunu zayıflatmış olabileceği belirtildi. Bunun yanı sıra Washington’ın rakiplerine nüfuzlarını genişletmeleri için fırsat sunmuş olabileceği değerlendirildi.
CNN’e göre Trump yönetimi İran’da ortaya çıkan krizi aşmaya yoğunlaşırken, Ukrayna, Tayvan, Güney Çin Denizi ve Kore Yarımadası gibi uzun süredir ABD’nin müdahil olduğu diğer potansiyel gerilim alanları ikinci plana itiliyor.
Ukrayna’da füze savunması endişesi
ABD ve müttefiklerinin silah stoklarının savaş nedeniyle azaldığı belirtilen haberde, başlangıçta Ukrayna’ya gönderilmesi planlanan bazı mühimmatların İran savaşı kapsamında başka bölgelere yönlendirildiği ifade edildi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin bu ay CNN’e yaptığı açıklamada, ülkesinin Rusya’nın balistik füze saldırılarındaki artışı durdurmak için acilen ihtiyaç duyduğu önleme füzelerinin yalnızca yaklaşık onda birine sahip olduğunu söylediği aktarıldı.
ABD Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi Savunma ve Güvenlik Bölümü Başkan Yardımcısı Emily Harding ise potansiyel gerilim noktalarının henüz kapsamlı bir krize dönüşmediğini ancak endişelenmek için ciddi nedenler bulunduğunu belirtti.
Harding, ABD’nin belirli kriz anlarında nasıl tepki verdiğinin küresel rakipler tarafından izlenebileceğini ve bu deneyimlerin gelecekteki planlamalara dahil edilebileceğini söyledi.
İran savaşı Rusya’ya ekonomik avantaj sağladı
CNN, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının küresel petrol krizine yol açtığını ve bunun Trump yönetiminin Rusya’ya karşı yürüttüğü ekonomik baskı politikasını zayıflattığını belirtti.
ABD’de akaryakıt fiyatlarının yükselmesi üzerine Trump yönetiminin piyasaları sakinleştirmek amacıyla Rusya’nın petrol ihracatına yönelik bazı yaptırımları gevşettiği aktarıldı.
Haberde, bu adımın Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını finanse etmek için kullanabileceği gelirleri artırmasına fiilen yardımcı olduğu savunuldu.
Petrol, doğal gaz ve gübre ticaretinde yaşanan küresel bozulmanın da Rusya’nın yeni müşteriler bulmasını kolaylaştırdığı belirtildi.
Carnegie Russia Eurasia Center Direktörü Alexander Gabuev, İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırılarının enerji ve gübre fiyatlarını yükseltmesinin, bazı Güneydoğu Asya ülkelerinin Rusya ile ilişkilerini geliştirmesine katkı sağladığını söyledi.
Gabuev, haziran ayında Rusya’nın Kazan kentinde düzenlenen toplantıya ASEAN ülkelerinin liderlerinden dokuzunun katıldığını belirterek, bunun dikkat çekici bir gelişme olduğunu ifade etti.
İran savaşı Kore Yarımadası’nı da etkiliyor
CNN, savaşın olası sonuçlarının bir başka potansiyel çatışma alanı olan Kore Yarımadası’na da yansıdığını belirtti.
Güney Kore’de yaklaşık 28 bin 500 ABD askerinin bulunduğu hatırlatılan haberde, Trump yönetiminin bu yıl Seul ile düzenlenen yıllık ortak “Özgürlük Kalkanı” tatbikatlarının kapsamını önemli ölçüde daralttığı aktarıldı.
Trump’ın, Güney Kore’nin İran savaşına yeterince destek vermemesini tatbikatların azaltılmasının gerekçelerinden biri olarak gösterdiği belirtildi.
ABD Başkanı’nın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşmeye açık olduğu yönündeki açıklamalarına da dikkat çekildi.
Analistler, ortak askerî tatbikatların azaltılmasının kısa vadede Kore Yarımadası’nda olası bir savaş durumunda askerî hazırlığı olumsuz etkileyebileceğini, uzun vadede ise Seul’ün savaş zamanında kendi kuvvetlerinin komutasını devralma sürecini uzatabileceğini değerlendiriyor.
Güney Koreli yetkililerin ayrıca eylül ayında yapılması planlanan ikinci bir amfibi çıkarma tatbikatını iptal ettiği aktarıldı. Tatbikata Japonya’nın Okinawa Adası’nda konuşlu ABD Deniz Piyadelerinin de katılması planlanıyordu.
İran’daki çatışmalar sırasında ABD’nin Güney Kore’de bulunan bazı füze önleme sistemlerini de Orta Doğu’ya yönlendirdiği belirtilirken, Pentagon taşınan önleyici füzelerin miktarını açıklamadı. Analistler ise Patriot gibi önemli füze savunma sistemlerinde uzun süreli stok sıkıntısı yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD’nin Çin’le olası çatışmaya hazırlığı sorgulanıyor
CNN, Japonya’da konuşlu USS George Washington uçak gemisinin, USS Abraham Lincoln üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla Arap Denizi’ne gönderilmesinin, ABD’yi belirsiz bir süre boyunca Pasifik’te uçak gemisi olmadan bırakabileceğine dikkat çekti.
ABD 7. Filo’nun sorumluluk bölgesinde bir uçak gemisinin bulunmamasının bölgedeki müttefiklerde de soru işaretleri yarattığı belirtildi.
Emily Harding, kendisini en fazla endişelendiren konunun ABD’nin Çin’le olası bir çatışma durumundaki kapasitesi olduğunu söyledi.
Harding, böyle bir çatışmanın yakın zamanda beklenmediğini ancak gerçekleşmesi halinde ABD’nin özellikle ihtiyaç duyacağı mühimmat türlerinde ciddi bir eksiklik yaşayabileceğini ifade etti.
Küresel ticaret yolları için yeni risk
CNN ayrıca savaşın, uluslararası deniz taşımacılığındaki diğer kritik geçiş noktaları açısından da tehlikeli bir emsal oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Harding, başka aktörlerin ileride küresel ticaret açısından kritik geçiş noktalarını silahlandırmaya karar vermesi halinde, İran savaşını bir emsal olarak gösterebileceklerini söyledi.
CNN’e göre savaşın küresel etkilerinin ne kadar ağır olacağı büyük ölçüde çatışmanın ne kadar süreceğine bağlı olacak.
Harding, Trump yönetiminin İran’da hangi sonucun “yeterli” olduğuna karar vermesi gerektiğini belirterek, yalnızca İran’ın nükleer programının tamamen yok edilmesinin yeterli görülmesi ve İsrail’in istediği şekilde İran’ın iç bölünmelere sürüklenmesinin hedeflenmesi halinde bunun uzun süreli bir askerî ve ekonomik angajman gerektireceğini söyledi.
Harding, böyle bir senaryonun dünya ekonomisi üzerindeki etkilerinin uzun vadede hissedileceği uyarısında bulundu.

