The Guardian gazetesi, diplomasi editörü Patrick Wintour imzalı haberinde, İngiliz hükümetine Kahire’de kız kardeşinin faaliyetleri nedeniyle tutuklandığı belirtilen İngiliz-Mısırlı bir vatandaşın serbest bırakılmasını sağlamak için müdahale etmesi yönünde çağrılar yapıldığını yazdı.
Gazete, Birmingham’da yaşayan 45 yaşındaki İman eş-Şazli’nin serbest bırakılmasını güvence altına almak için İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan müdahale etmesini istedi. İman, 16 Ağustos’ta Mısır’ı ziyaret ettiği sırada Kahire’de tutuklandı.
Avukatları, İman’ın İngiltere’den YouTube kanalı üzerinden Mısır hükümetini sert biçimde eleştiren kız kardeşi Mona’yı susturmak amacıyla gözaltında tutulduğunu söylüyor.
İman’ın iki erkek kardeşi üç yıl hapis yattı ve mayıs ayında yeniden tutuklandı. Daha önce de “sosyal medyada terör örgütünün fikirlerini yaymak ve devlet güvenliğine zarar veren yalan haberler yayınlamak” suçlamalarıyla tutuklu yargılanmışlardı. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, İman’ın eşine, eşinin Ramadan Rehabilitasyon Merkezi’nde tutulduğunu ve davasının kardeşleri Hasan ve Eid’in dosyasıyla aynı dosya numarasını taşıdığını doğruladı.
Wintour, darbeci Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi yönetiminin, yurt dışında yaşayan siyasi muhaliflerin eleştirilerini veya devlet yolsuzluğuna ilişkin faaliyetlerini durdurmaları için dolaylı baskı oluşturmak amacıyla muhaliflerin yakınlarını tekrar tekrar tutuklamakla suçlandığını belirtti.
Mona’nın faaliyetlerinin önemli bir bölümü, güvenlik kurumları veya kamu hizmetlerindeki iddia edilen yolsuzluklara odaklanıyor. Bu konu Mısır’da son derece hassas kabul ediliyor.
İman’ın eşinin ve dört çocuğunun babasının avukatı İrfan Reşid, “Mona’nın aksine İman hiçbir zaman siyasete karışmadı” dedi. İman’ın, kardeşlerinin tutuklanmasının ardından hasta annesine bakmak için iki ay önce Kahire’ye gittiğini belirtti.
Reşid, “İman’ın tutuklanmasının Mona’yı susturmayı amaçladığını gösteren çok sayıda kanıt var” dedi. İman’ın güvenlik yetkililerine, artık kız kardeşiyle iletişim halinde olmadığını ve ailesinin birçok üyesinin kendisinden İngiltere’deki siyasi faaliyetlerini durdurmasını defalarca istediğini söylediğini aktardı.
Mona da The Guardian’a, ailesinin diğer üyelerinin kendisinden faaliyetlerini durdurmasını, hatta YouTube videolarını silmesini istediğini doğruladı.
Ancak Mona, “Hiçbir yanlış yapmadım ve hiçbir yasayı ihlal etmedim. Çok güçlü bir kadınım, ancak durum benim için son derece acı verici çünkü 11 ya da 12 çocuk babasız kaldı. Korkunç bir durum, fakat Mısır hükümeti siz zayıflık gösterirseniz durmayacaktır. Hükümet çökmenin eşiğinde” dedi.
Reşid ayrıca İngiliz hükümetinin Mısır’da “vekaleten cezalandırma” uygulamasının bulunduğunu kabul ettiğini öne sürdü. Bu ifade, Mart 2026’da yayımlanan Mısır’daki durumla ilgili bir İngiliz bilgilendirme ve politika notuna dayanıyor. Human Rights Watch ve İngiltere Parlamentosu Kütüphanesi de 2021 yılında yurt dışında yaşayan Mısırlı eleştirmenlerin aile üyelerinin hedef alınmasındaki artış konusunda uyarıda bulunmuştu.
Mona, İngiltere’de yaklaşık 130 bin abonesi bulunan bir YouTube kanalı yönetiyor. Ayrıca X platformunda hükümet yetkilileri hakkında belirli ve tartışmalı açıklamalar yapıyor.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın Kahire’deki temsilcileri İman’la görüşme talebinde bulundu, ancak şu ana kadar olumlu bir yanıt alamadı.
İman’ın eşi Dişarn Mustafa ise polisin ve güvenlik güçlerinin, İman’ın tutuklanmasından birkaç gün önce ailenin kaldığı eve baskın düzenlediğini ve İman’dan Mona’ya hükümeti eleştiren içerikler yayımlamayı bırakmasını söylemesini istediğini belirtti.
Mona, X üzerinden ailesinden beş kişiye kadar kişinin Mısır makamları tarafından gözaltına alındığını veya taciz edildiğini yazdı.
Şöyle yazdı: “Akrabalık, ailemin kontrolü dışında olan bir şey. Onları, bu aşağılık ve gayrimeşru diktatörden kendilerini kurtarmak için benden uzak durmaya çağırıyorum. Sisi’ye karşı çıkan benim; ailemden beş kişi değil. Bu, zamanın silemeyeceği bir insanlık suçudur.”
Mona, 18 yıldır İngiltere’de yaşıyor.
İman’ın avukatı, yaklaşık bir ay önce atanan ve yurt dışında gözaltında tutulan İngiliz vatandaşlarının serbest bırakılması için çalışmakla görevlendirilen İngiltere’nin karmaşık konsolosluk meseleleri özel temsilcisi Alistair Burt’un davaya müdahil olmasının gerekip gerekmediğini sorguladı.
Burt, göreve atanmasının ardından, yaklaşık dokuz yıldır Hindistan makamlarınca herhangi bir mahkûmiyet kararı olmadan tutulan Jagtar Singh Johal’ın kardeşi Gurpreet Singh Johal ile de görüşmüştü.

