İsrail işgal güçleri, cumartesi günü El-Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camii'ni üst üste ikinci gün ibadete kapattı. Hamas ise işgal rejiminin İslami kutsal mekânlara yönelik saldırılarının tehlikeli boyutlara ulaştığı uyarısında bulundu.
İşgal güçleri, caminin çevresinde ve El-Halil'in Eski Şehir bölgesinde sıkı askerî önlemler aldı. Cuma namazının ardından kapatılan caminin cumartesi gecesine kadar ibadete kapalı tutulduğu, uygulamanın Filistinlilerin ve cemaatin camiye ulaşmasını engellediği belirtildi.
Kapatma süresince ezan okunmasına ve dinî ibadetlerin yerine getirilmesine de izin verilmedi.
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, caminin kapatılmasının ve vakıf çalışanlarıyla cemaatin içeri girişinin engellenmesinin ibadet özgürlüğüne ve caminin kutsiyetine yönelik bir saldırı olduğunu açıkladı. Bakanlık, bu uygulamanın camide zamansal ve mekânsal bölünmeyi dayatma girişimi olduğunu vurguladı.
Hamas ise Arabi21'e ulaşan açıklamasında, işgal güçlerinin El-Halil'deki Harem-i İbrahim Camii ile mübarek Mescid-i Aksa'yı hedef alan saldırılarının giderek arttığını belirtti.
Açıklamada, yerleşimci grupların Harem-i İbrahim Camii'ne yönelik baskınları ve caminin Müslümanların ibadetine kapatılmasının, İslami kutsal mekânların dokunulmazlığına yönelik açık bir saldırı ve işgal rejiminin sistematik dinî savaşında tehlikeli bir tırmanış olduğu ifade edildi.
Hamas'tan kutsal mekânlara yönelik saldırılara tepki
Hamas, kutsal mekânlara yönelik saldırıların tehlikeli sonuçları konusunda uyarıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"İslami kutsal mekânlarımıza yönelik giderek artan ihlaller, Yahudileştirme politikalarını dayatmayı, bu mekânların İslami kimliğini silmeyi veya mevcut tarihî ve hukuki statülerini değiştirmeyi başaramayacaktır."
Hareket, Filistin halkına Harem-i İbrahim Camii ve Mescid-i Aksa'daki varlığını ve nöbetini güçlendirme, Kudüslülere ve El-Halil halkına destek verme çağrısında bulundu.
Hamas ayrıca işgal güçlerinin saldırılarına ve yerleşimcilerin taşkınlıklarına karşı koymak, kutsal mekânları Yahudileştirme ve kirletme planlarından korumak amacıyla tüm mücadele ve karşı koyma yöntemlerinin harekete geçirilmesini istedi.
Hareket, Arap ve İslam ülkelerinin yanı sıra dinî ve insan hakları kuruluşlarına da çağrıda bulunarak kutsal mekânların maruz kaldığı saldırılar karşısında sorumluluk üstlenmelerini istedi.
Açıklamada, işgal güçlerinin Filistin topraklarına, halkına ve kutsal mekânlarına yönelik suçlarının durdurulması için her düzeyde girişimlerin yoğunlaştırılması ve mevcut tüm imkânlarla baskı kurulması gerektiği vurgulandı.

