Hasarlı binaların çökmesi tehlikesi Gazzelilerin hayatını tehdit ediyor

Hasarlı binaların çökmesi tehlikesi Gazzelilerin hayatını tehdit ediyor

Gazze Şeridi’ndeki Hükümet Medya Ofisi, 21’den fazla Filistinlinin şehit olduğu, onlarca kişinin yaralandığı ve enkaz altında kayıpların bulunduğu Saadet Apartmanı’nın çökmesinden İsrail işgal güçlerini tamamen sorumlu tuttu.

Ofis, daha önceki bir İsrail bombardımanının binanın temellerini hedef aldığını ve sonradan çökmesine yol açan yapısal hasara neden olduğunu vurguladı.

Hükümet Medya Ofisi basına yaptığı açıklamada, işgal ordusunun binayı hedef aldığını yalanladığını belirtti. Ancak binanın 9 Ekim 2023’te saat 17.00 sularında doğrudan bombardımana maruz kaldığını, bombardımanın binanın temellerine ve birinci ile ikinci katlarına yoğunlaştığını, bunun da binanın temellerinde ve taşıyıcı sisteminde ağır hasara yol açtığını ifade etti.

Ofis, bombardımanın bıraktığı hasarın binanın tamamen çökmesinin doğrudan nedeni olduğunu vurguladı. Bu tespitinde mühendislik incelemelerine, belgelenmiş saha raporlarına ve bölge sakinlerinin tanıklıklarına dayandığını, bunların işgal ordusunun binayı hedef almadığı yönündeki anlatısını çürüttüğünü kaydetti.

Ofis, işgal güçlerinin bombardımandaki sorumluluğunu inkâr etme girişiminin, felaketin hukuki sorumluluğundan kaçma çabasının bir parçası olduğunu değerlendirdi. Aynı zamanda, içinde yaşayan ya da çevresinde bulunan Filistinlilerin ve yerinden edilmiş kişilerin hayatını tehdit eden, çatlaklar oluşmuş onlarca konut binasının çökme tehlikesine karşı uyardı.

255 bina risk altında

Savaş boyunca bina ve tesislerin uğradığı hasarın boyutunun genişlemesi üzerine Hükümet Medya Ofisi, çatlaklar oluşmuş ve çökme tehlikesi taşıyan 255 binanın tahliye edilmesi ve yıkılması için acil bir eylem planı başlatıldığını duyurdu. Plan, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı öncülüğünde, diğer bakanlıklar ve hükümet kurumlarıyla iş birliği içinde ve uluslararası kuruluşlar ile BM kuruluşlarının ortaklığıyla yürütülecek.

Plan kapsamında riskli binaların sahiplerine derhal tahliye yapılması gerektiğine dair resmi bildirimler gönderilecek, binalara yaklaşılmasını önlemek için uyarı işaretleri konulacak ve tahliyelerden etkilenecek ailelere geçici barınma yerleri sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülecek.

Planın uygulanmasına Bayındırlık ve İskân, Sosyal Kalkınma ve Yerel Yönetimler bakanlıklarının yanı sıra Sivil Savunma, Filistin Polisi ve diğer hükümet birimleri katılacak. İlgili birimler, tespit ve tahliye çalışmalarını belgeleyen acil saha raporları hazırlamakla yükümlü olacak.

Tahliyeyi zorlaştıran güçlükler

Değerlendirme çalışmalarıyla eş zamanlı olarak Sosyal Kalkınma Bakanlığı ekipleri, riskli olarak sınıflandırılan binalarda kalan onlarca yerinden edilmiş aileyi tespit etmek amacıyla saha ziyaretleri gerçekleştirdi. Ancak yetkili komisyonlar, bazı binaların sorumlularının iş birliği yapmaması nedeniyle çalışmalarını tamamlamakta güçlük çekiyor. Bu durum, binalarda yaşayanların sayısının tespit edilmesini ve onları korumaya yönelik gerekli önlemlerin alınmasını engelliyor.

Engeller yalnızca tespit ve tahliye süreciyle sınırlı değil. Plan, çökme tehlikesi taşıyan binaların yıkılması için gereken finansman, araç ve iş makinelerinde ciddi bir eksiklikle karşı karşıya. Bunun yanı sıra evlerini terk etmek zorunda kalacak ailelerin barındırılabileceği güvenli arazi de oldukça kısıtlı.

Öte yandan Mısır Komitesi, yerinden edilmiş kişilerin riskli binalardan tahsis edilen barınma merkezlerine tahliyesi için gerekli ulaşım araçlarını sağlamaya hazır olduğunu bildirdi.

Yeni bir felaket uyarısı

Hükümet Medya Ofisi, Saadet Apartmanı’nın çökmesinin münferit bir olay olmadığı uyarısında bulundu. Savaş sırasında İsrail bombardımanı nedeniyle temelleri ve taşıyıcı sistemleri hasar gören, çatlaklar oluşmuş binaların sakinlerin ve yerinden edilmiş kişilerin hayatını tehdit ettiğine dikkat çekti.

Ofis, binanın çökmesini Gazze Şeridi’nde altyapıyı ve sivil nesneleri etkileyen geniş çaplı yıkımın sonuçlarından biri olarak değerlendirdi ve bunun sonuçlarından işgal güçlerini sorumlu tuttu. Uluslararası toplumu, BM kuruluşlarını ve insan hakları kurumlarını ihlalleri belgelemeye, İsrailli sorumluların uluslararası mahkemelerde yargılanması için çalışmaya ve sivilleri ve sivil nesneleri korumaya çağırdı.

Bu arada hükümet kurumlarını, medya kuruluşlarını, aileleri, muhtarları, ileri gelenleri, aşiretleri ve sivil toplum kuruluşlarını bilinçlendirme ve tahliye çalışmalarına destek vermeye çağırdı. Halkı da yeni insani felaketlere yol açabilecek yeni çökmelerin önüne geçmek için saha ekipleriyle iş birliği yapmaya davet etti.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir