
Umut Işığı: “Gençliğimize Sahip Çıkalım!”
Umut Işığı Derneği, yaptığı basın açıklamasında son günlerde yaşanan ahlaki yozlaşma ve çürümeyi gündeme getirdi. Açıklamada çürümenin nedeninin İslam'dan uzaklaşmak olduğunu belirtildi.
Umut Işığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fırat Toprak'ın yaptığı açıklama:
GENÇLİĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM
Gün geçmiyor ki yazılı ve görsel medyada taciz, tecavüz, intihar ve şiddet haberleri işlenmesin. Gün geçmiyor ki bu topraklarda yeni bir iğrençlik ortaya serilmesin. En son Siirt'ten, Manisa'dan, Edirne'den gelen haberler ahlaki çürümenin kelimenin tam anlamıyla bir Toplumsal Soruna dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Buzdağının görünen kısmı bile yozlaşmanın ulaştığı boyutu gözler önüne sermekte ve gençliğimiz, geleceğimiz hakkında endişelenmeye yeter sebep teşkil etmektedir.
İstatistikî veriler ülke nüfusunun %72'sinin 35 yaş altı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu oran büyük bir imkân olan genç potansiyeli belki de bir Gençlik Bakanlığı kurulmasını zorunlu kılacak şekilde işaret etmektedir.
Van özeline gelindiğinde Türkiye ortalamasının üzerinde bir genç potansiyele sahip olduğumuz inkâr edilemez bir gerçektir. O halde gençliğimizin resmini çekersek nasıl bir tabloyla karşılaşırız. İlköğretim seviyesine inmiş sigara, uyuşturucu ve alkol kullanımı, çeteleşmenin ve okul önü kavgalarının sıradanlaştığı bir tablo ile karşılaşacağımız her aklıselimin kabulüdür. Van'da kayıtlı okey salonu, restaurant, bar, internet cafe vb. gençliğin devam ettiği mekânların sayısının 518 olması durumun vahameti hakkında bir fikir vermektedir.
Herkesin "Neler oluyor bize?" sorusunu sorması ve cevapları üzerinde cidden kafa yorması gerekmektedir. Sorunu öteleme, görmezden gelme lüksümüzün olmadığına inanmaktayız. Keza yetkililerin sorumluluk alma yerine medyayı suçlama kolaycılığına kaçmalarının yanlışlığına da inanıyoruz. Bununla beraber medyanın kendi özeleştirisini yapıp, kullandığı pornografik dili terk etmesinin de gerekliliğine inanıyoruz. Okullarda cereyan eden hadiseler resmi ideolojik eğitimin de çöktüğünü göz önüne sermektedir.
Toplumsal yapımızın temeli olan aile müessesesinin yıpratılmasını önlemek için gerekli tedbirler alınmalıdır. Son sığınağımız olan aile kurumunun çatırdaması sadece evsizlikle değil ruhsuz bir kendine yabancılaşmayla sonuçlanacaktır. Bu ise toplumsal kıyametimiz demektir.
Yaşananlar aslında bir sistem sorunudur. 150 yıldır uygulana gelen İslam'ı azaltma ve hayattan dışlama projesinin varacağı nokta burasıdır. 28 Şubat süreciyle Din eğitimine ve toplumsal realitemiz olan İslami Cemaatlere karşı yürütülen mücadele karşımıza değerlerden boşanmış bir nesil çıkarmıştır. En son Mustazaf-Der'in kapatılması örneğinde görüldüğü gibi sistem Müslümanlara tahammül edememektedir. Hiçbir Vakıf, Dernek ve Parti siyasi gerekçelerle kapatılmamalıdır.
Yeni Siirtlerin, Edirnelerin yaşanmaması için Din ve Ahlak eğitiminin önü açılmalıdır. Yöneticiler, STK'lar kanaat önderleri anne babalar ve sosyal sorumluluk sahibi her insan ahlaki yozlaşmaya karşı inisiyatif geliştirmelidir. Yeni bir ahlak seferberliğine acil ihtiyaç vardır. Unutulmamalıdır ki kurtuluş İslam inanç ve ahlak değerlerindedir.
Umut Işığı Derneği

