Basın açıklamasının tam metni:
Türkiye yaklaşık bir yıldır PKK’nın tasfiyesi ve sonrasında yapılacak hukuki düzenlemeleri içeren çalışmalarla meşgul oluyor. Uzun tartışmalar, değerlendirmeler ve hazırlıklardan sonra bu hafta meclisin geniş mutabakatı ile ilgili tasarının yasalaşması adına önemli bir adım daha atıldı.
Sorunun kaynağı doğru tanımlanmalı!
Yıllardır PKK ve uzantılarının merkezinde olduğu terör ve şiddet eylemlerinden dolayı toplum çok bedeller ödedi. Ülke ve bölgede çok canlar yandı ve çok acılar yaşandı.Ancak; çözüm için sorunun kaynağını doğru tanımlamak gerek. Kimlik dayatması üzerinde tanımlanan siyasetin beslediği terör eylemleri toplumda ciddi yaralar açtı. Uzun yıllar ümmet kimliği altında kardeşçe yaşayan insanlar, bu siyasi tavırdan dolayı ayrıştı ve birbirleri ile olan bağ koparıldı. Hiç kuşkusuz terörün kaynağını sadece bir başlığa indirgemek doğru olmaz, iç ve dış müdahalelerle sorun daha içinden çıkılmaz hale geldi. Ve bu kaotik süreçte Kürt ve Türk toplumu cahili kimlikleri benimsediler.
Süreci destelemek İslami ve insani bir gerekliliktir!
Şimdi bu önemli sorunu çözmek adına çok kıymetli gelişmeler yaşanıyor, adımlar atılıyor. Neredeyse elli yıllık sorun çözme iradesini, kan ve gözyaşının durması adına atılan bu büyük adımı desteklemek sadece ideolojik değil, İslami ve insani bir gerekliliktir.
Süreci destekleme ve olumlu görmekle beraber, bu süreç ile beraber tek bir üst kimlik dayatmasına son verilmeli, bu sorunu çözecek daha nitelikli anayasal adımlar atılmalıdır. Ulusçu ve hâkim ideoloji en temelde sorunun kaynağı olarak görülmeli, binlerce yıldır birlikte yaşamış Türk ve Kürt kardeşlerimizi bir arada tutmadığı ile yüzleşilmelidir.
Zaman zaman gündeme gelen anayasa değişikliği çalışmaları da yüzeysel dokunuşlar yerine, ideolojik ulus devlet, modern ve ırkçı kimlik dayatmalarını ortadan kaldıracak bir sürece evirilmelidir.
İslam’a hürmet ve aidiyet toplumsal huzurun teminatıdır.
Ümmetten bir ulus yaratan irade en temelde toplumu İslam’dan uzaklaştırmıştır ve yaklaşık bir asırdır uygulanan politikalar toplumu birbiri ile ayrıştırmış ve düşmanlaştırmıştır.
Şüphesiz maddi ve manevi birçok kayıplara yol açan her sorunun çözümü bizi sevindirir, ancak; ilahi ikazlara sırt dönmüş ve ahlaki kurallara bağı kopmuş hayat tarzının toplumsal huzuru bozduğu gerçeğini de hatırlatmak isteriz.
