1. HABERLER

  2. HABER

  3. ANALİZ

  4. "Türkiye'nin Tepkisi Dışarıyla Değil İçerideki İttifaklarla İlgili"
"Türkiye'nin Tepkisi Dışarıyla Değil İçerideki İttifaklarla İlgili"

"Türkiye'nin Tepkisi Dışarıyla Değil İçerideki İttifaklarla İlgili"

​​​​​​​Diyarbakır’da yayın yapan Radyo Selam’a konuşan Alper Görmüş, Irak Kürtlerinin referandumunun Türkiye’nin milli çıkarlarına tehlike olarak değerlendirilmesine devletin hangi kesiminin ya da hangi döneminin milli çıkarı eleştirileriyle itiraz etti.

23 Eylül 2017 Cumartesi 02:41A+A-

Zafer Burakmak’ın hazırlayıp sunduğu programa telefonla bağlanan Görmüş, Irak Kürtlerinin referandum kararına hak ve adalet perspektifinden de reel politika cephesinden de karşı çıkılmasının yanlış olduğunu söyledi.

Iraklı Kürtlerin, bağımsız bir devlet talep etmelerinin kendi tercihleri olduğunu kaydeden Görmüş, “Irak Kürtlerinin bu referandum kararı tamamen meşru bir talep. Ki bu bir bağımsızlık ilanı bile değil. Halka soracaklar. Kürtlerin bu tercihlerine yönelik resmen bir “çullanma” olarak tanımlanabilecek bu tür baskılar ahlaki ve adil değil.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN TEPKİSİ, DIŞARIYLA DEĞİL İÇERİDEKİ İTTİFAKLARLA İLGİLİ”

Hükümetin önce yumuşak bir dil kullandığını belirten Görmüş, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Savaş gerekçesi görülmeli” açıklamasından sonra bile Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’dan yumuşak tonda açıklamalar geldiğini hatırlattı. Türkiye’nin sert tepkisinin dışarıdaki gelişmelere değil içerideki siyasi çekişme ve ittifaklarla ilgili olduğunu belirten konuşmacı, AK Parti’nin Gülen Örgütü sonrası yaptığı ittifaklara işaret etti. Sertleşen söylemde, millici ve ulusalcı kesimlerin artan etkinliğini hatırlattı. Türkiye’nin aşılamaz “Kürt Korkusu” ve milliyetçi kesimlerin hamasetinin siyasette etkili olduğu tespitinde bulundu.

2003’TE KIRMIZI ÇİZGİ GÖRÜLEN KÜRT BÖLGESİ, BUGÜN EN ÖNEMLİ MÜTTEFİK

“Milli çıkar” söylemi üzerinden takınılan tutumu da irdeleyen Görmüş, “milli çıkarların” devleti yöneten kesimlere göre değiştiği ve zamandan zamana farklılık gösterebileceğini belirtti. Görmüş, ABD tarihinden şu örneği verdi; “Tarih, birçok ülkenin bir zamanlar kendi milli çıkarlarına uygun görüp gerektiğinde savaşı göze alabildikleri bir takım politikaların, on yıl hatta bazen bir yıl sonra aslında milli çıkarlarının tam tersi olduğunu göstermiştir. En bariz örneklerden biri 1961 yılında ABD’nin Küba’ya yaptığı Domuzlar Körfezi Çıkarması’dır. Müdahaleden bir gün önce Washington Post gazetesinin çıkarmayı ifşa edeceğini anlayan Beyaz Saray, bunu milli çıkarlara aykırı görerek gazeteyi susturuyor. Sonra ne oluyor; çıkarma gerçekleştiriliyor ve ABD’nin hala unutamadığı büyük bir ayıp ve hezimetle neticeleniyor. Bir yıl sonra gazeteyi ziyaret eden Başkan Kennedy, “Biz sizi milli çıkarlara aykırı bir yayın yapıyorsunuz diye durdurduk ama keşke o haberi yayınlasaydınız. Meğer milli çıkarlarımız o zaman o çıkarmayı yapmamakmış” mealinde konuşuyor. Milli çıkarların ne olduğunu tarih farklı şekillerde belirler.

Hatırlayın 2003 yılında Barzani yönetiminde oluşacak bir Kürt Bölgesi’nin milli çıkarlara aykırı olduğu vurgulanıyordu. “Türkiye’nin kırmızı çizgisi olduğu ve müdahale edileceği” Genelkurmay Başkanı vb yetkililerin ağzıyla beyan edildi. O günden bugüne gelinen noktaya baktığımızda Irak Kürdistan Bölgesi’nin, Türkiye’nin en yakın müttefiki ve Almanya’dan sonra ikinci büyük ekonomik partneri olduğunu görürüz. Bu açıdan bakıldığında bugünkü bu milliyetçi hezeyanın ne kadar yanlış olduğu açıkça görülüyor.”

Kaynak: Yöneliş Haber

HABERE YORUM KAT

9 Yorum