İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, ABD arabuluculuğunda Roma'da Lübnan ile İsrail arasında yürütülen müzakerelerin ikinci ve son gününün tamamlanmasının ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Lübnanlı yetkili, pilot bölgelerin uygulanmasına Lübnan'ın talebi doğrultusunda birkaç gün içinde başlanacağını belirterek, Roma'daki görüşmelerin tamamlanmasıyla birlikte önemli bir ilerleme kaydedildiğini teyit etti.
Çerçeve anlaşması ve kademeli çekilme
Görüşmelerde, "çerçeve anlaşması"nın uygulama mekanizmasının ve İsrail'in Lübnan topraklarından çekilme takviminin ayrıntılı bir şekilde ele alındığını belirten kaynak, şu bilgileri verdi:
“Müzakerelerin ilk gününde sağlanan ilerleme bugün daha da netleşti. Görüşmeler, ortak uygulama aşamasının başlangıcı olarak iki pilot bölge üzerine yoğunlaştı ve mutabakat sağlandı. Bu bölgelerden biri İsrail işgali altında, diğeri ise işgal hattının sınırında yer alıyor. Buralarda Lübnan ordusunun otoritesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.”
Uygulamanın başlama takvimine de değinen yetkili, "Süreci birkaç gün içinde, en kısa sürede başlatmak için çalışıyoruz. Nihai bildiride tarihin netleşmesini ve bu sürenin bir haftayı geçmemesini umuyoruz" dedi.
Teknik ayrıntılar için yeni müzakere turu düzenlenebilir
Müzakerelerin askeri ve teknik boyutlarına değinen kaynak, Lübnan ordusunun konuşlanması ve İsrail'in çekilme mekanizmasına ilişkin teknik konuların yeni bir askeri müzakere turunu gerektirebileceğini, bu toplantının da yine Roma’da yapılabileceğini ifade etti.
Sivillerin köylerine dönmesinin "tartışmasız bir hak ve İsrail için bağlayıcı bir zorunluluk" olduğunu vurgulayan yetkili, bunun dışındaki tüm güvenlik süreçlerinin Lübnan ordusunun sorumluluğunda olacağını kaydetti.
Denetimi uluslararası güç üstlenebilir
İsrail'in çekileceği bölgelerde Lübnan ordusunun konuşlanmasını denetleyecek mekanizmaya ilişkin ise şu değerlendirmede bulunuldu:
“Bu görevin uluslararası bir ortak tarafından üstlenilmesi ağırlık kazanıyor. Masada çeşitli formüller var ancak henüz kesin bir anlaşmaya varılmadı. Şu an için en pratik ve rasyonel seçenek, sahada halihazırda varlık gösteren Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) birimlerinin bu görevi üstlenmesidir.”
Lübnanlı yetkili, İsrail’in müzakereler sırasında Lübnan'ın güneyindeki evlerde arama yapılması yönünde bir talepte bulunmadığını, ancak bölgelerin silahlardan ve silahlı unsurlardan arındırılmasını denetleyecek mekanizmanın ele alındığını ve bu sürecin Lübnan yasalarına uygun şekilde yürütüleceğini belirtti.
Lübnan resmi ajansı NNA da Roma'da tamamlanan müzakerelerde iki pilot bölge başta olmak üzere taraflar arasındaki birçok kritik dosyanın masaya yatırıldığını doğruladı.
İsrail ile Lübnan arasında başlayan görüşmeler
İsrail ve Lübnan’ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.
ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.
Öte yandan Lübnan'da İsrail ile doğrudan müzakere başlığı, iç siyasette ve kamuoyunda en tartışmalı konuların başında geliyor.
Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, müzakereleri "kanın durdurulması ve kalıcı çözüm" için zorunlu ve tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler ise doğrudan temasları "teslimiyet" şeklinde nitelendirerek sürece karşı çıkıyor.
Washington'daki müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından ise 26 Haziran'da Lübnan ve İsrail arasında "çerçeve anlaşması" imzalanmıştı.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.