28 Şubat sürecindeki eylemlerde marşlar söyleyerek müzik hayatına adım atan Grup Yürüyüş’ün solisti ve kurucusu Aslan, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin üzerindeki etkisine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Aslan, 15 Temmuz gecesi ilk olarak büyük bir şaşkınlık yaşadığını dile getirerek, "Olayın bir darbe girişimi olduğunu anladığım andan itibaren kendimi sokakta buldum. Büyük bir kalabalıkla darbeye karşı direneceğimizi beyan ettik. Halkın iradesine, ülkenin geleceğine kasteden bir girişimi ekran başında izlemek elbette doğru olmayacaktı ve direnişin bir parçası olmak üzere arkadaşlarımla birlikte meydanları terk etmemeye karar vermiştik. Endişe ve umudun iç içe olduğu uzun bir geceydi." ifadelerini kullandı.
15 Temmuz gecesinde milletin sokaklara inerek büyük bir cesaret örneği gösterdiğini belirten Aslan, "Aradan geçen bunca zaman sonra o geceyi düşündüğümde korku duvarının nasıl aşıldığını hatırlarım. Bir halkın cesaretini, imanını, adanmışlığını… Farklı hayatlara, farklı düşüncelere sahip insanların aynı hassasiyet etrafında kenetlenmesi çok değerliydi. Bir olunca ve kararlılık gösterince tüm zorlukların aşılabileceğine dair inanılmaz öğretici bir gece yaşadık. Şehadetin ihanete galebe çaldığı o geceye hepimiz şahidiz." diye konuştu.
"Belleği canlı tutabilmek için salt bilgi değil, duygu da gerekir"
Müzisyen Aslan, 15 Temmuz'da ortaya konan iradenin tam anlamıyla bir destan olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Çok şehidimiz vardı, çok acılar yaşandı, ateş düştüğü yeri yaktı ama tarihte destanlar hep böyle ödenen bedellerle yazılıyordu. Gidenler boş yere gitmedi. Büyük bir miras bıraktılar, büyük bir destan yazdılar. Rabbim, cümlesine rahmet eylesin. Zaman geçince duygular yerini daha derin bir muhasebeye bırakır doğal olarak. Bugün 15 Temmuz'u sadece bir gecenin hikayesi olarak değil, birlik, irade, fedakarlık ve özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan tarihi bir eşik olarak görüyorum. Bununla birlikte devam eden süreçte izlenen kimi politikaların, yapılanların ya da yapılmayanların bu tarihi eşiğin ruhuna ne kadar uyumluluk arz ettiğini sorgulamak gerektiğini de düşünüyorum."
Sanatın toplumsal hafızanın en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu dile getiren Aslan, "Tarihte iz bırakan hadiseler sadece arşivlerde, kitaplarda ya da belgesellerde yaşamaz, türkülere, şiirlere ve bestelere de yansır. Çünkü belleği canlı tutabilmek için salt bilgi değil, duygu da gerekir. Bazen bir şarkının verdiği duyguyla yıllar önce yaşadığınız bir anın atmosferine kapılabilirsiniz." dedi.
Mehmet Ali Aslan, müziğin toplumsal hafızanın aktarımında da önemli bir işlev gördüğünü aktararak, bir müzik eserinin temas ettiği hikayeyi uzun yıllar yaşatma potansiyeline sahip olduğunu anlattı.
"Sanatçı eserleriyle yaşadığı toplumun ortak hatırasına ve geleceğine katkı sunmalı"
Sanatçıların yaşadıkları toplumun bir parçası olduğunu ve 15 Temmuz gibi sarsıcı hadiselerin de sanatçının dünyasında mutlaka bir iz bıraktığını söyleyen Aslan, şunları kaydetti:
"Bu iz bazen bir şiire, bazen bir besteye, bazen resme ya da sinemaya dönüşebilir. Gerçek anlamda hissedilmiş hadiselerin sanatçıyı kayıtsız bırakmayacağını düşünüyorum. Tabii burada sanatçının kişiliği, duruşu, duyarlılığı ve vicdanı da belirleyici oluyor. İnsanlığı ilgilendiren nice meselelerde birçok sanatçının kayıtsız kaldığını görebiliyoruz. Ancak aynı sanatçılar bazı klişe ve ideolojik önyargılarını görünür kılmaktan da geri durmuyor. Bence böyle zamanlarda sanatçının en önemli sorumluluğu günübirlik tepkiler ortaya koymanın yanı sıra yaşananların ruhunu yakalayabilmektir. Çünkü sanat, o günle birlikte yıllar sonrasına da seslenebilmeli."
Aslan, artık sanatın büyük toplumsal hadiseler karşısında sorumlu olduğuna dair bilincin geliştiğini belirterek, "Ben, sanatçının eserleriyle yaşadığı toplumun ortak hatırasına ve geleceğine katkı sunması gerektiğine inanıyorum. Eğer ürettiğiniz bir eser insanlara umut veriyor, fedakarlığı hatırlatıyor, ortak değerleri diri tutuyor ve yeni nesillere anlamlı bir miras bırakıyorsa sanat toplumsal sorumluluğunu yerine getirmiş demektir." görüşünü paylaştı.
Sanatçıların toplumsal birlik ve ortak değerlerin güçlenmesi konusunda taşıdığı sorumluluğa da değinen sanatçı Aslan, "Bu noktada sanatçının ortak vicdanı besleyen, insanları iyilikte, adalette ve dayanışmada buluşturan bir dil kurabilmesi çok kıymetlidir. Toplumsal birlik dediğimiz şey, herkesin aynı fikirde olması demek değildir. Aynı acıyı hissedebilmek, aynı sevinci paylaşabilmek ve ortak değerler etrafında kenetlenebilmektir. Sanat da tam bu noktada insanlar arasında köprüler kurabilir." değerlendirmesini yaptı.
"Temmuz Türküsü, sanat yolculuğumda iz bırakan önemli duraklardan biri oldu"
Mehmet Ali Aslan, 15 Temmuz'a dair yaptığı "Temmuz Türküsü" albümüne de değinerek, şunları söyledi:
"Sanat anlayışımın merkezinde hakikat, adalet, insanlık ve özgürlük hikayeleri vardı ama bir halkın topyekun ve cansiperane bir şekilde mücadele ettiği örnekler tarihte pek azdır. Dolayısıyla 15 Temmuz'un ayrı bir önemi olmalıydı. Darbeye karşı meydanlarda tutulan nöbet etkinliklerinde eserlerimiz yankılanıyordu. Ben kendi adıma bunu özel bir albümle taçlandırmaya çalıştım. 13 eserin yer aldığı albüme 'Temmuz Türküsü' adını verdim. Böylece şair Ali Emre'nin de katkılarıyla 15 Temmuz'un ruhunu, müziğin bazen hislendirip hüzünlendiren nağmeleriyle bazen kararlılık aşılayan sözleriyle ve bazen de coşturan ritmiyle anlatmaya çalıştım. Mütevazı bir çalışma olsa da sadece bir albüm değil, sanat yolculuğumda iz bırakan önemli duraklardan biri oldu."
15 Temmuz'un yeni nesillere aktarılmasında sanatın güçlü bir araç olduğunu vurgulayan Aslan, edebiyat, sinema ve müziğin tarihi olayları kalıcı hale getirirken, o dönemin ruhunu, birlik, cesaret ve kardeşlik gibi değerleri de gelecek kuşaklara taşıyabileceğini ifade etti.
Aslan, son yıllarda Filistin temalı eserlerinin öne çıktığını belirterek, farklı temalarda yeni besteler üzerinde çalıştığını, gelenekle bugünü buluşturan müzikal arayışlarını sürdürdüğünü ve gelecek dönemde yeni tekliler ile kapsamlı projeleri dinleyicilerle buluşturmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.