Tekel İşçisinden Başbakan'a Mektup

Tekel İşçisinden Başbakan'a Mektup

Sigara fabrikasının özelleştirilmesi sonrasında Şinasi Uludoğan isimli yaprak tütün çalışanı 4C mağduru olduğunu belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup gönderdi.

Tekel'in Tokat Sigara Fabrikasıı özelleştirilince çok sayıdaki işçi gibi bu fabrikanın çalışanları da mağdur oldular. Önce yaprak tütün işletmelerine gönderildiler. Şimdi de çok daha düşük bir maaşla 4C statüsünde başka yerlere gönderiliyorlar. Konu hakkında fabrika çalışanı Şinasi Uludoğan tarafından Başbakan Erdoğan'a bir mektup gönderildi.

Şinasi Uludoğan mektubunda şöyle dedi:

"Sayın Başbakan

5.12.2009 Cumartesi günü İstanbul'da İdo'nun açılışında yaptığınız konuşma sırasında, bir gurup Tekel çalışanının sizden bir müjde bekledikleri yönünde sloganlarını işittik.

Siz de bu durum karşısında Tekel'le ilgili birtakım açıklamalarda bulundunuz. Yaptığınız bu açıklamayı büyük bir üzüntüyle izledim.

Ben de bir Tekel çalışanı olarak 4C gibi bir zulüm yasasına mahkûm ediliyor olmamızı sizin adalet anlayışınızla bağdaştırmış değilim.

Yaptığınız açıklamada Tekel'in bir şey üretmediğini, buradaki işçilerin birkaç yıldır yatarak para kazandığını, yatarak para kazanma devrinin bittiğini, isteyenin tazminatlarını alıp ayrılabileceğini, istemeyenin de 4C'de istihdam edileceğini beyan ettiniz.

Bir kere Tekel çalışanlarını bu duruma yaptığınız özelleştirmeler getirdi. İyi ya da kötü Tekel'de bir üretim yapılıyordu.

20 yıldır Tekel'in Tokat Sigara Fabrikasında ve diğer yerlerde değişik pozisyondaki işçiler olarak çalışıyoruz. Özelleştirmeden dolayı satılan fabrikalarımızdan ayrılıp Yaprak Tütünlerde atıl bir duruma getirildik.

4C yasasının neleri içerdiğini bir kez olsun bir okuyun, göreceksiniz ki insan onuruna yakışmayan çağdışı bir uygulama söz konusu.

Bu ülkeye bizler gökten zembille inmedik. Bizler de bu ülkenin vatandaşlarıyız. Devlet yıllardır biz işçileri bu müesseselerde kadrolu işçiler olarak belirli bir gelir seviyesiyle istihdam etti. Şimdi de yine devlet eliyle bu kabul edilemez duruma getirildik. Herkesin refah düzeyini yükseltmeyi vaat eden biri olarak bizleri sefalete mahkûm ediyor olmanızı asla kabul etmiyoruz. Bunun hesabını ne bu millete ne de her şeyin sahibi Rahman ve Rahim olan Allah'a verebileceksiniz.

İşçi sendikalarının gerekeni yapmadığı, işçilerin alın terini istismar ettiği ve gelinen şu noktada tamamen pasifleştirdiği bir durumda ülkenin yönetenleri olarak iğneyi kendinize, çuvaldızı başkalarına batırın. Sizler de aldığınız maaşı üçte bire düşürüp tüm özlük haklarınızdan feragat edin!

O zaman belki bizleri anlayabilirisiniz.

Bu dünya etme bulma dünyasıdır. Mazlumun âhı yerde kalmaz. Devletin yıllardır yanlış politikalarını işçilerin sırtına yükleme hakkınız yok.

Partinizin başına "adalet" sıfatını getirmeniz sizin hep adaletli olduğunuz ya da olacağınız anlamına gelmiyor.

Bu apaçık adaletsizliği birileri alkışlayabilir. Ama biliniz ki bu alkışlar da sadece nefisleri okşamaktadır.

Devletin dört unsurundan biri olan sosyal devlet politikalarının, devletin kadrolu işçilerinin haklarını elinden almasın anlamına geldiğini her halde hiç kimse akılla insafla bağdaştıramaz. Memur kardeşlerimize verilen hakları kıskanmıyorum ama özelliklede bürokrasideki binlerce üst düzey memur çalışmakta ve kendilerini birtakım kanun ve yasalarla güvence altına almaktadırlar. Ama iş işçilere gelince kâğıt ve kalemi elinde bulunduranlar hep kendilerine yontmakta işçilerin haklarını ve hukuklarını da onlar belirlemekte. Bu ne biçim sistem ki işçiyle memurları birbirine husumet etme pozisyona getiriyor. Bu anlayış neden ortadan kaldırılamıyor? Neden adaletli bir gelir dağılımı için ortaya somut çözümler konmuyor. Biz Tokat Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğüne bağlı işçiler olarak bu yapılanları, bu olumsuzlukları asla unutmayacağız.

Eğer niyetiniz bu ülkede refah, huzur, barış, adalet ve kalkınmaysa bunu toplumun her yönüyle gerçekleştirmeniz gerekmektedir.

Tekeldeki 11 bin insan sizin için bir şey ifade etmiyor olabilir. Ama Sayın Başbakan her konuşmanızda "İnsanı yücelt ki devlet yücelsin" diyorsunuz. Soruyorum biz insan değil miyiz? Bu devletin sırtına sadece bizler mi yük olduk? Bizleri maddi anlamda yüceltmek yerine yıkmanız ve üçte bir maaşa mahkûm edip tüm haklarımızdan yoksun bırakarak mı bizleri yücelteceksiniz? Yıllarca Tekelin fabrikalarında tütün tozundan, makine gürültülerinden insanlar ciddi sağlık kaybına uğradı. Neden bunları hiç görmüyorsunuz. Lütfen insaflı olunuz, olayın tüm boyutlarını milletin önüne koyunuz.

Bizleri devletin sırtında bir yük olarak gösterirken madalyonun diğer boyutlarını neden gizliyorsunuz? Devletin malı deniz, kamu işçisi de domuz mu oluyor?

Her alan ve anlamda yılların yanlış, yanlı ve zulüm politikalarını düzeltmek yerine biz işçileri bu şekilde mağdur edip sefalete mahkûm etmeniz çoluk çocuğumuzun psikolojilerini alt üst etmeniz hakka ve hukuka sığar mı? Sadece bu ülkeyi seven düşünen sizler misiniz?

Bir yandan açılım yaparken diğer yandan kamu işçisine kapatım yapıp onları kıyıma tabi tutmanızı hangi adalet ölçüleriyle bağdaştırıyorsunuz? Anaların gözyaşı akmasın derken on binlerce kamu çalışanın analarını neden ağlatıyorsunuz? Geçmiş iktidarları eleştirip onlardan daha iyi yapacağız diye geldiniz. Ama görülüyor ki hiç de öyle davranmıyorsunuz. Yasama gücünüz elinizde olmasına rağmen 1982'de askeri cuntanın gayri insani anayasasını değiştirmiyorsunuz. Anayasayı her yönden deliyorsunuz ama yerine daha garip ve insanca olmayan şeyler koyuyorsunuz.

Biz işçiler elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bu ülkede devletin resmi kurumlarının açıkladığı (Bu ortalama 2000 tl'dir.) dört kişilik bir ailenin ortalama geçim standardına getirilmesine kadar herkesin ama herkesin aynı ücrete tabi tutulmasına karşı değiliz.

Şu anda 4C'de ne kadar çalışan varsa ve bundan sonra 4C'ye mahkûm olan ne kadar işçi varsa bunların insan onuruna yakışır devletin resmi kurumlarınca açıklanan bir gelir seviyesine ve haklara ulaştırılmadan sizlere hakkımızı helal etmiyor, iki cihanda ellerimizin yakanızda olacağını ilan ediyoruz. Rabbimiz olan Allah'tan sizlerin bu acımasızlığına ve adaletsizliğine karşı bizlere yardım etmesini diliyoruz.

Yazık, gerçekten çok yazık!

Şinasi ULUDOĞAN

TÜTÜN ÇALIŞANI (4 C MAĞDURU )

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir