1. HABERLER

  2. ETKİNLİK-EYLEM

  3. Tatvan’da “Aksa Tufanı: Tarihin dönüm noktası ve direnişin manifestosu” semineri yapıldı
Tatvan’da “Aksa Tufanı: Tarihin dönüm noktası ve direnişin manifestosu” semineri yapıldı

Tatvan’da “Aksa Tufanı: Tarihin dönüm noktası ve direnişin manifestosu” semineri yapıldı

Tatvan Özgür-Der tarafından düzenlenen seminerin bu haftaki konusu “Aksa Tufanı: Tarihin dönüm noktası ve direnişin manifestosu” oldu.

10 Nisan 2026 Cuma 23:58A+A-

Programa Bitlis Eren Üniversitesinden Doç Dr.Ahmet İŞLER konuşmacı olarak katıldı. Program Enes ECE’nin okuduğu Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Doç Dr.Ahmet İŞLER konuşmasında şunları söyledi:

 Bir Kırılma Noktası, Bir Milat Olarak Aksa Tufanı: 7 Ekim 2023 sabahı, modern Orta Doğu tarihinin seyrini değiştiren bir kırılma yaratmıştır.Kassam Tugayları, karadan, havadan ve denizden kuşatılmış Gazze'de; yine karadan, havadan ve denizden başlattığı eşzamanlı hamleyle işgalin ve ablukanın zincirlerini fiilen kırmıştır.

Aksa Tufanı, Unutturulmaya çalışılan Filistin davasını yeniden dünyanın gündemine taşımıştır.

Aksa Tufanı Milat Manifesto, Tarih Tufan Öncesi Ve Sonrası, Tanımlar, terimler, kuramlar, tarih yeniden yazılacaktır. Siyonist anlatı çöktü.

Aksa Tufanı, 105 yıllık birikmiş bir öfkenin ve direniş iradesinin patlama noktasıdır. “tüm dünyayı, özellikle de İslâm dünyasını uyandırma operasyonu” En güzel cevabı Hamas verdi. Hamas’ın Uluslararası kamuoyuna deklarasyonu bu operasyonun niçin yapıldığını net bir şekilde anlatmıştır.

Bugün hem İslam dünyası hem de küresel sistem derin bir meşruiyet krizi yaşamaktadır.

İki Milyar Müslüman 57 İslam Ülkesi 2 Milyon Kardeşini 2 Yıldır Koruyamadı. Müslüman devletlerin, İsrail'in izni olmadan Gazze'ye yardım bile ulaştıramaması, ümmetin içinde bulunduğu derin bir acziyeti ifşa etmiştir. Maskeler düşmüştür.

Aksa Tufanı, Arap liderliklerinin konforlu hayatı sarsılmıştır. Direniş Ekseni iddiaların altında kalmıştır.Filistin meselesi, birçok yönetim açısından iç politika dengeleri, rejim güvenliği ve dış aktörlerle kurulan ilişkiler çerçevesinde ele alınır hâle gelmiştir.

Ayrıca dünyevileşme, kısa vadeli iktidar hesapları, milliyetçi öncelikler ile mezhep ve meşrep eksenli ayrışmalar, ortak bir sorumluluk bilincinin önüne geçmiştir.

Yaşananlar karşısında sergilenen çaresizlik, edilgenlik ya da kayıtsızlık, sadece emperyalist küresel sistemle açıklanmayacak boyutta, İslam dünyasının içinde bulunduğu iç sorunlarıyla da ilgilidir.

Bu zayıflığın arka planında ise İslam dünyasının uzun süredir içine sürüklendiği zihinsel, siyasal ve ekonomik çözülme yer almaktadır.

 Aksa Tufanı, Batı merkezli değerlerin çöktüğü bir dönemde İslam medeniyeti için bir kurtuluş reçetesi sunma fırsatı doğurmuştur. Hegemonyayı değiştirme fırsatı. Surda bir gedik açıldı.

Gazze, yeni bir tarihsel farkındalık anıdır. Meşaledir, kutup yıldızı gibidir.

İnsan onurunu merkeze alan yeni bir medeniyet tasavvurunu inşa edebilmektir.Bu, bir tercih değil; tarihsel bir zorunluluktur.

Muhammed İkbal’in çağrısı bu noktada yol göstericidir:

“Kendini yeniden inşa etmeyen milletler, başkalarının inşa ettiği dünyada yaşamaya mahkûmdur.”

Küresel Sistem: 20. Yüzyıl . Wilson İlkeleri, 2. Dünya savaşı sonrası statüko, BM Doktrinler ve teoriler hepsinin içinin boş olduğunu tüm dünya Aksa Tufanı ile öğrenmiş oldu.

Bugün İslam coğrafyasında yaşanan savaşlar, işgaller, iç çatışmalar, otoriter rejimler ve toplumsal çözülmeler; daha derinde yatan bir zihniyet ve yön krizinin dışa vurumudur.

İslam dünyasının yaşadığı krizlerin merkezinde "yabancılaşma" ve buna bağlı gelişen kimlik bunalımı yer almaktadır. Modernleşme adına kendi dini ve kültürel değerlerimizi ihmal ederek yaptığımız her alıntı, bünyemizde bir "kimlik bunalımı" yaratmıştır.

Cemil Meriç: İdeolojiler idraklerimize giydirilen deli gömlekleridir.Aliya İzzetbegoviç’in ifadesiyle:

“Biz Müslümanlar, başkalarının cevaplarını kendi sorularımız zannettiğimiz için bu hâle geldik.”

Garaudy “Kapitalizmde insanlar paraya, sosyalizmde insanlar devlete köle oldular, ama İslam tüm bu kölelikleri kaldırarak, insanı sadece Allah'a kul yaparak gerçek özgürlüğe ulaştırmıştır” gibi söylemlerle batıyı ve doğuyu sarsmıştı.

Düşüncesinde ‘eşya’yı değil ‘insan’ı merkeze alan Bin Nebî, medeniyeti ‘düşünce bakımından değişmiş insan’ın kurabileceğini söylemektedir.

Doç Dr.Ahmet İŞLER konuşmasında Ebu Ubeyde’nin,Şeyh Ahmet Yasin’in, Abdulkadir el-Hüseynin ve  İzzedin el Kassamın sözlerden alıntılar yaptı

Şehit Ebu Ubeyde 20 Temmuz 2025 şöyle demişti:

“Yirmi bir ay; dağlar gibi dimdik duran mücahitlerimizin ve direnişçilerimizin kararlılığı, aziz, asil ve cömert halkımızın peygamberlere özgü sabrı ile özetlenmektedir.

Kan kardeşliği, Araplık ve İslam kardeşliğini iddia edenlerin büyük çoğunluğu utanç verici bir şekilde yüzüstü bıraktı; ancak Allah’ın merhamet ettikleri bundan müstesnadır.”

Bizler Rabbimizin bize yüklediği görev gereği bu düşmana karşı koyuyor, onunla savaşıyoruz ancak bu görevini yerine getirmeyen iki milyarlık ümmeti sorumluluktan muaf tutmaz.

Çünkü bizim düşmanımız, dünyanın en güçlü zalim güçleri tarafından kesintisiz şekilde silah ve mühimmatla destekleniyor. Oysa ümmetimizin yönetimleri Ribat diyarındaki kardeşlerinin on binlercesinin katledilmesini, aç bırakılmasını, su ve ilaçtan mahrum edilmesini sadece seyrediyor.

 Ve biz tarihe, büyük bir acı ve ıstırapla ümmetimizin evlatları önünde şunu ilan ediyoruz:

"Allah'ın huzurunda bizim hasımlarımızsınız!"

Ey İslam ve Arap ümmetinin liderleri, büyük partileri ve seçkinler, ey alimler!

Sizler Allah'ın huzurunda bizim hasımlarımızsınız!

Sizler yetim bırakılmış her çocuğun, evlatsız kalmış her annenin, yerinden edilmiş her mazlumun, yaralı ve aç her insanın hasmısınız!

Boyunlarınızda sessizliğinizle yüzüstü bıraktığınız on binlerce masumun kanı var.

Düşman sizin sessizliğinize güvenerek ve ihanetinizi satın alarak bu soykırımı açıkça gözlerinizin önünde işleyebildi.

Bu akan kandaki sorunluluktan hiç kimse muaf değildir.

Sizden hiçbirinizi akan bu kanın mesuliyetinden muaf tutmuyor, imkanları dahilinde harekete geçmeyen hiçbirinizi istisna tutmuyoruz.

Kocaman bir ümmet, Gazze'de açlıktan ölen kardeşlerine yemek, su ve ilaç ulaştıramıyor. Hainlerin gözüne uyku girmesin.

Vallahi bizler, düşmanın ümmetimizi nasıl aşağıladığını onu nasıl küçümsediğini ve pervasızca saldırdığını görüyoruz.

Kalplerimiz kanıyor; çünkü bu düşmanın ne kadar korkak ne kadar zayıf ve ne kadar küçük olduğunu çok iyi biliyoruz.

Ama keşke bu düşman İslam'ın izzetiyle kaybedilmiş onurlarla karşılık bulsaydı.

Ama işte vehn budur...

"Allah bize yeter, O ne güzel vekildir"

Şeyh Ahmed Yasin 2004

"Allah'ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum!

Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler!

Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felâketler karşısında? Bir halk yok mu?

Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?

Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış!

Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:

Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin! Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz.

Bırakın savaşçı onuruyla ölelim! Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin!

Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!

Abdulkadir el-Hüseyni 1948: Arap Birliği Genel Sekreteri Taha Haşimî’nin yüzüne “Sizler hainsiniz ve tarih sizi unutmayacak” diye haykırmıştı. “Askerlerimi galibiyetlerinin zirvesinde silahsız ve yardımsız bıraktınız. Sizleri sorumlu tutuyorum.

İzzedin el Kassam 1935: “İslamın ilk dönemlerinde sarıkların ucundan şehitlerin kanı akardı. Ama şimdi irinden başka bir şey akmıyor”“Siz tavşanlardan oluşmuş bir topluluksunuz. Ölümden, idamdan korkuyorsunuz. Boş laflarla meşgulsünüz. Şunu iyi bilin ki, kurtuluşumuz sadece kendi ellerimizdedir.

Doç Dr.Ahmet İŞLER Aksa Tufanı sonuçlarını şöyle sıraladı:

-Küresel Algının Dönüşümü ve "Siyonofobi" Batı'da yıllardır işlenen Müslüman karşıtı algı, Gazze halkının sabrı karşısında kırılmıştır. Artık tepki Müslümanlara değil terörist İsrail'in vahşi Siyonistleridir.

-Siyonofobi'nin yükselişi rakamlarla: ABD'de İsrail karşıtlığında %140 artış, Avustralya'da %317 artış, Kanada'da %71 artış. Hasbara'nın çöküşü: İsrail'in geleneksel propaganda makinesi, sosyal medyanın sağladığı doğrudan tanıklıklar ve Z kuşağının politik farkındalığı karşısında etkisizleşmiştir.

-İsrailin probagandası çöktü. Holokost, Toprak satışı, ihanet, demokratik v.b hepsi fos çıktı

-20 Milyondan fazla kişi Müslüman oldu. Fransa’da iki ay 20 bin, Avrupa genelinde günde 400.

-Gazze, bugün tüm insanlık için bir vicdan aynası ve uluslararası sistemin, özellikle Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin iflas belgesidir. Gücün haklı sayıldığı sistem çökmektedir.

-Müslüman devletlerin İsrail'in izni olmadan yardım ulaştıramaması, ümmetin içinde bulunduğu derin acziyeti ifşa etmiştir. Ancak tam da bu noktada İslam dünyası için bir fırsat doğmaktadır: Mezhepsel ve etnik ayrışmaları aşarak Siyonizm'e karşı ortak bir irade koyma vaktidir.

-Şeyh Ahmed Yasin'in mirası bunun için önemli bir referanstır. Tekerlekli sandalyeye mahkûm bir lider, silahlı mücadeleden önce camiler ve okullar üzerinden inançlı ve ahlaklı bir nesil inşa etmiştir.

-Aksa Tufanı, Batı merkezli değerlerin çöktüğü bir çağda, Kadim bir geleneğe sahip olan bu medeniyet, yalnızca Filistin veya Orta Doğu için değil, belki de tüm insanlık için bir kurtuluş reçetesi sunabilir. İslam, geçmişteki tarihsel tecrübesiyle bu kapasiteye fazlasıyla sahiptir.

-Bugün görünen en büyük eksiklik ise bu hakikati temsil edecek örnekliğin aşınmış olmasıdır.

-Oysa Gazze halkı, İslam dünyasına model teşkil edecek bir temsil niteliğine sahip olduğunu, kanını bedel ödeyerek ortaya koymuştur. Gazze halkı kanıyla bir tarih yazmaktadır. Bizler bu hakikate şahitlik etmekle mükellefiz.

-İslam dünyasının içinde bulunduğu kötü durum sorgulanmaktadır.

Program kitap imzalama faslı ile son buldu.

whatsapp-image-2026-04-10-at-23-57-29.jpeg

whatsapp-image-2026-04-10-at-23-57-30.jpeg

whatsapp-image-2026-04-10-at-23-57-30-1.jpeg

whatsapp-image-2026-04-10-at-23-57-30-2.jpeg

whatsapp-image-2026-04-10-at-23-57-31-1.jpeg

whatsapp-image-2026-04-10-at-23-57-32.jpeg

whatsapp-image-2026-04-10-at-23-57-33.jpeg

whatsapp-image-2026-04-10-at-23-57-33-1.jpeg

HABERE YORUM KAT

1 Yorum