
Kahramanmaraş’ta “İşgale Son! Esirlere Özgürlük” etkinliği düzenlendi
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde “İşgale Son! Esirlere Özgürlük” etkinliği düzenlendi.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Rektörlüğü işbirliğinde, İnsan Hakları ve Özgür Gençlik Öğrenci Topluluğu öncülüğünde; KSÜ Yeniler Öğrenci Topluluğu, Akademi İlahiyat Öğrenci Topluluğu ve Sancaktar Öğrenci Topluluğu katkılarıyla “İşgale Son Esirlere Özgürlük” basın açıklaması yapıldı.
KSÜ Merkez Camii’nde Cuma namazını müteakip gerçekleştirilen programa, KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, KSÜ yönetimi, dekanlar, akademik ve idari personel, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Program öncesinde konuşan KSÜ İnsan Hakları ve Özgür Gençlik Öğrenci Topluluğu Danışmanı ve Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Celal KURŞUN, dünyanın ve ülkemizin Filistin’de uygulanan soykırım ve insan hakları ihlallerine sessiz kalmaması gerektiğini belirterek “Aziz Kudüs’ün avlusunda tekbirlerle hep birlikte başımızı secdeye varmayı nasip etsin Mevlamız. Esirlerin onurlu direnişi ve Filistin halkının boyun eğmez tavrı bizler için bir izzet ve direniş örneğidir. ” dedi.
Basın açıklamasında İnsan Hakları ve Özgür Gençlik Öğrenci Topluluğunu temsilen Hilal PARLAK, İsrail Meclisi’nde kabul edilen “Filistinli Esirler İçin İdam Yasası”na tepki göstererek kararın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etti. Açıklamada, Filistinli esirlerin haklarının korunması gerektiği vurgulanırken, uluslararası topluma daha güçlü ve somut adımlar atma çağrısı yapıldı.
Programda konuşan Rektör Okumuş, “Değerli STK temsilcileri, Gazze için ayağa kalktığımız bu dönemde bizlere destek olduğunuz için teşekkür ediyorum. Artık pervasızca alınan idam kararları, yıllardır en ağır bombalarla yürütülen katliamlara yasal bir zemin hazırlama girişimidir. Geldiğimiz noktada söylenecek söz kalmamıştır. Bizlere düşen görev, Kahramanmaraş’ta İstiklal Mücadelesi’nin ruhunu diri tutmaktır. O tarihte yayımlanan bildirilerde ‘Ey Müslüman, vaktine hazır ol.’ deniliyordu. Bizler de o vakte hazır olmalıyız. İşimizi en iyi şekilde yaparak devletimize ve ordumuza destek olmalıyız. Vakti geldiğinde bu zulmü tamamen sonlandırmak için gereken duruşu göstermeliyiz. İsrail’in bu kararını en şiddetli şekilde kınıyor, insan haklarına, uluslararası hukuka, adalete ve vicdana aykırı bu idam kararını reddediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Filistinli esirlere yönelik zulme karşı tek yürek olan kalabalık, dayanışma sloganları attı.
“İşgale Son Esirlere Özgürlük” basın açıklaması, KSÜ İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Genç tarafından yapılan duanın ardından sona erdi.
Basın Metni:
SİYONİST İŞGAL REJİMİNİN İDAM KARARI SOYKIRIM ve ZULMÜN ZİRVE NOKTASIDIR!
Değerli hocalarım, öğrenci arkadaşlarım ve STK başkanlarım, her şeyden öte Mescid-i Aksa sevdalıları,
Siyonist işgal rejimi, on yıllardır süregelen işgal, tehcir ve katliam politikalarına bugün bir yenisini daha eklemiş bulunmaktadır. İşgal altındaki topraklarda direnen Filistin halkının iradesini kırmak amacıyla, Siyonist Meclis (Knesset) tarafından onaylanan "Filistinli Esirler İçin İdam Yasası", uluslararası hukukun açık bir ihlali olmasının ötesinde, barbarlığın ve hukuksuzluğun geldiği son noktadır.
Bu Bir Hukuk Kararı Değil, Cinayet Şebekesinin İnfaz İlanıdır!
Filistinli esirler, uluslararası hukuka göre vatanlarını savunan "savaş esirleri" statüsündedir. Bir halkın kendi topraklarını savunması en meşru haktır. Siyonist rejimin bu meşru savunmayı "terör" olarak yaftalayıp kardeşlerimizi idam sehpalarına gönderme kararı, işgalin acziyetini ve korkusunu göstermektedir.
Fakat şu çok iyi bilinmelidir ki; zindanlardaki direniş asla diz çökmeyecektir.
Siyonist çete, zindanları birer işkence haneye çevirmiş, binlerce kardeşimizi hiçbir somut delil olmaksızın "idari tutukluluk" adı altında rehin almıştır. Bugün getirilmek istenen idam yasası, Gazze’de yürüttükleri soykırımı zindanlara taşıma çabasıdır. Ne zindanlardaki tecrit ne de idam sehpaları, Aksa Tufanı ile sarsılan işgal rejimini kurtarmaya yetmeyecektir.
Bu anlamda İslam Dünyası ve Uluslararası Toplumun sorumluluğu üst seviyededir.
İslam İş birliği Teşkilatı ve Müslüman Ülkeler bu karar karşısında cılız kınama mesajlarının ötesine geçmeli, Siyonist rejimle tüm diplomatik ve ticari ilişkiler derhal kesilmelidir. Kardeşlerimiz idam sehpalarına yürütülürken sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır.
Batılı güçlerin "insan hakları" söylemlerinin sahteliği bu kararla bir kez daha tescillenmiştir. Eğer bu zulüm durdurulmazsa, zaten delik deşik olmuş hukuk adına dünyada söylenecek hiçbir söz kalmayacaktır.
Sonuç Olarak;
Bizler KSÜ Öğrencileri olarak; zindanlardaki her bir Filistinli esirin onurunun onurumuz, canının canımız olduğunu ilan ediyoruz. Şehadeti bir gül bahçesine giriş olarak gören bir halkı idamla korkutamazsınız!
Siyonist çeteye ve onun yerli-yabancı destekçilerine sesleniyoruz: Zulmünüz arttıkça zevaliniz yaklaşmaktadır. Filistin halkı özgürleşene ve son Siyonist işgalci bu topraklardan temizlenene dek susmayacağız, meydanları terk etmeyeceğiz!
Yaşasın Özgür Filistin! Yaşasın Esirlerin Onurlu Direnişi! Kahrolsun Siyonizm!

















HABERE YORUM KAT