"Siz dönüp gittikten sonra putlarınıza mutlaka bir tuzak kuracağım"

"Siz dönüp gittikten sonra putlarınıza mutlaka bir tuzak kuracağım"

"Allah´a yemin ederim ki, siz dönüp gittikten sonra putlarınıza mutlaka bir tuzak kuracağım. Nihayet İbrahim bütün putları paramçarça etti. Ancak içlerinden büyüğünü sağlam bıraktı. Belki ona müracaat ederler diye.”

"Allah´a yemin ederim ki, siz dönüp gittikten sonra putlarınıza mutlaka bir tuzak kuracağım. Nihayet İbrahim bütün putları paramçarça etti. Ancak içlerinden büyüğünü sağlam bıraktı. Belki ona müracaat ederler diye.” (Enbiya: 57-58)

İbrahim (a.s) dedi ki, Allah’a yemin olsun ki ben sizin bu Allah sıfatlarına sahip olmadıkları halde Allah yerine, Rab ve İlâh makamına oturttuğunuz putlarınıza, tanrılarınıza bir tuzak kuracağım. Bu âciz varlıkların asla tanrı olmadıklarını, olamayacaklarını size göstereceğim. Siz arkanızı dönüp gittikten sonra onlara bir düzen kuracağım diyor.

Putların en büyükleri hariç diğerlerini kırıp param parça etti. Hepsini kırdı, sadece bir tanesi hariç. Onu kırmadı. Umulur ki ona dönerler, kendisine müracaat ederler diye ona dokunmadı. Ya o puta dönerler, müracaat ederler, ya da kendisine müracaat ederler diye onu kırmadı İbrahim (as.) Ya da onların âcizliklerini, güçsüzlüklerini, kendilerini bile koruma gücüne sahip olmadıklarını anlayıp Rablerine kulluğu dönerler diye böyle yaptı.

Evet Allah’ın elçisi, halk orayı terk ettikten sonra, put haneye giriyor ve orada bulunan irili ufaklı tüm putları kırıyor, sadece bir tanesini, onların en büyüklerini bırakıyor. Belki bu olayla kendilerine gelirler, akıllarını başlarına alırlar diye. Belki bunun çözümü konusunda kendisine müracaat ederler de bu işin aslını onlara anlatma, onları uyarma fırsatı bulurum diye. Sonra halk dönünce görüyorlar ki tüm tanrıları kırılmış, yok edilmiş.

BASAİRUL KUR’AN

Bu ayetler, Râzî tarafından muazzam bir akıl yürütme ve tebliğ stratejisi olarak ele alınır.

1. Enbiyâ Suresi 57. Ayet Tefsiri

"Allah’a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra putlarınıza bir oyun oynayacağım (bir tuzak kuracağım)!"

Ayetteki yeminin Duyulup Duyulmadığı Meselesi: Râzî, bu ifadenin kavmi tarafından duyulup duyulmadığına dair iki farklı görüş nakleder. Ayetin lafzına göre Hz. İbrahim bunu içinden geçirmiş veya kavminin duyamayacağı şekilde fısıldamış olabilir. Nitekim sonraki ayetlerde kavmi putların kırıldığını görünce "Biz İbrahim denen bir gencin bunları diline doladığını işitmiştik" (Enbiyâ, 60) diyecektir. Eğer açıkça duymuş olsalardı, yapanın o olduğundan ilk andan itibaren kesin emin olurlardı.

Râzî, kelamî açıdan bir peygamberin neden "tuzak kurmak" (keyd) ifadesini kullandığını açıklar. Buradaki keyd, gizlice zarar vermek anlamında kötü bir tuzak değil; batılı yok etmek, kavmini uyandırmak ve putların acziyetini yüzlerine vurmak için kurgulanmış meşru ve akıllıca bir stratejidir.

2. Enbiyâ Suresi 58. Ayet Tefsiri

"Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları paramparça etti."

Tefsîr-i Kebîr’de bu ayetin analizi, Râzî'nin en çok önem verdiği "akıl ve delil" metodolojisini yansıtır. Râzî, Hz. İbrahim’in büyük putu neden sağlam bıraktığını ve "Belki ona başvururlar / ona dönerler" ifadesinin ne anlama geldiğini şu 2 harika yaklaşımla açıklar:

Yaklaşım 1: Sözlü İtiraf Ettirme Stratejisi

Hz. İbrahim baltayı en büyük putun boynuna asmıştır. Amacı, kavmi geri döndüğünde onlara alaycı ve düşündürücü bir soru sormaktır: "Belki büyük puta döner ve 'Bunu kim yaptı?' diye ona sorarlar." Müşrikler mecburen "O konuşamaz ki, nasıl soralım?" demek zorunda kalacaklardır. Böylece kendi ağızlarıyla ilahlarının acizliğini, konuşamadığını ve kendini bile koruyamadığını itiraf etmiş olacaklardır.

Yaklaşım 2: Hakikate ve Tevhide Dönüş Umudu (Leallehum yerciûn)

Râzî, ayetteki "belki dönerler" ifadesinin doğrudan "Allah'a ve tevhide dönerler" anlamına gelebileceğini söyler. Büyük putun ortada kalması ve diğerlerinin paramparça olması, taklitçi zihniyetteki kavmin kafasında şimşekler çaktırmak içindir. Akıl sahibi bir insan bu manzarayı görünce, "Eğer bunlar tanrıysa neden kendilerini koruyamadılar? En büyüğü bile diğerlerinin kırılmasına engel olamadı" diyerek batıl inancını sorgulamalı ve tek olan Allah'a yönelmelidir.

Özetle Râzî'nin Bakışı

Fahruddin er-Râzî'ye göre bu iki ayet; körü körüne bağlılığı, taassubu ve taklitçiliği yıkmak için sadece mucizelerin değil, insan aklını köşeye sıkıştıracak pratik ve mantıki delillerin de peygamberler tarafından nasıl ustalıkla kullanıldığını gösteren şahane birer örnektir.

TEFSİRİ KEBİR

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir